Yok öyle bir ‘ekonomi tahsili’!..

Tayyip Erdoğan’ın “Ekonomi tahsil ettim” diyerek kalabalık nüfusla ülkelerin gücünü doğru orantılı tanımladığı konuşma bilim dünyasında gülümsemeyle karşılandı.

“Ekonomi tahsili”nin hiçbir aşamasında, hiçbir derste nüfusla ekonomik güç arasında doğru orantı kurulmuyor. Marksist iktisat anlayışından, üniversitelerde ders olarak okutulan makro ve mikro iktisat konularına kadar hiçbir kuram, tez, önerme, çok nüfusun ülkelere ekonomik güç kazandırdığını söylemiyor.

Oysa Tayyip Erdoğan, “tahsil ettiğini” öne sürdüğü “ekonomi”nin temel yaklaşımını buna dayandırıyor!

“Güçlü aile”, “en az üç çocuk” laflarını tekrar ettiği konuşma tahsil edilmiş bir ekonomiden ziyade kahvehanede uydurulmuş laflara tıpatıp benziyor.

Nitekim, Tayyip Erdoğan’ın “hipotez”i doğru olsaydı Hindistan, Pakistan, Endonezya, Bangladeş, Nijerya, Etiyopya, Vietnam, Filipinler birer ekonomik süper güç olmalıydı. Oysa bu ülkeler ekonomik bakımdan sürünüyor.

Çin’i bu listede hiç saymadık çünkü dünyanın en kalabalık ülkesi Çin bir ekonomik güç haline geldi ama halkın açlık sınırında, köle olarak çalıştırılması sonucunda!..

Tabii nüfus ve ülkelerin kaynakları, kilometrekareye düşen insan sayısı, tarımsal yeterlilik gibi konuları hiç konuşmuyoruz bile!

Dolayısıyla Tayyip Erdoğan’ın konuşmasından çıkan sonuç, ya Erdoğan’ın ekonomi tahsili görmediği ya da en azından ekonomi bölümünü bitirebilecek yeterliliğe sahip olmadığı.

Sahi, hazır laf açılmışken, biz de “Ekonomi tahsili gördüm” diyen Tayyip Erdoğan’ın şu ekonomi diplomasını artık bir görsek ya!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here