Yine tarikat, yine çocuk tecavüzü!

Gaziantep’te ilkokul 3’üncü sınıf öğrencisi 9 yaşındaki B.E.K., Kadiri Tarikatı‘na ait Hasan Hoca İlim Vakfı Yatılı Kuran Kursu‘nda, vakıf öğrenci sorumlusu E.K.’nın tecavüzüne uğradı. Olay, B.E.K.’nin tecavüzü dedesine anlatmasıyla ortaya çıktı.

Cumhuriyet Halk Partisi Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, konuya ilişkin olarak, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk tarafından yazılı olarak yanıtlanması için, TBMM Başkanlığı’na soru önergesi verdi.

Soru önergesi şöyle:.

Gaziantep’te ilkokul 3’üncü sınıf öğrencisi 9 yaşındaki B.E.K.,“Kadiri Tarikatı”na ait “Hasan Hoca İlim Vakfı Yatılı Kuran Kursu”nda, vakıf öğrenci sorumlusu E.K.’nın tecavüzüne uğramıştır. Olay, B.E.K.’nintecavüzü dedesine anlatmasıyla ortaya çıkmıştır.

Anayasanın 42. maddesine göre, “Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz” hükmü yer almaktadır.

Ancak, yılardır Anayasayaaykırı bir şekilde, cemaat, tarikat ve bunlara bağlı vakıflar eliyle “eğitim” adı altında faaliyetler yürütülmektedir. Devlet denetiminden uzak; cemaat, tarikat ve bunlara bağlı vakıf yurtlarında kalan, kurslarına giden çocuklarımız;tecavüz ve tacize uğramakta; fiziksel ve ruhsal şiddete maruz kalmaktadır.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen,Milli Eğitim Bakanlığımız cemaat ve tarikatlara bağlı vakıflarla protokoller imzalamaktadır.

Bu bilgiler kapsamında;

B.E.K’nin tecavüze uğramasına ilişkin Bakanlığınızca bir işlem başlatılmış mıdır?

“Kadiri Tarikatı”na bağlı “Hasan Hoca İlim Vakfı Yatılı Kuran Kursu” ile Milli Eğitim Bakanlığı’nın imzaladığı bir protokol var mıdır?

Faaliyet izni hangi kurum tarafından verilmiştir?

Devletin eğitim ve öğretimdeki sorumluluğu, protokoller imzalanarak cemaat, tarikat ve bunlara bağlı vakıflara neden devrediliyor?

Cemaat, tarikat ve bunlara bağlı vakıfların kuruluş amaçları eğitim ve öğretim olmadığına göre, eğitimde söz sahibi yapılmalarındaki amaç nedir?

Devletin koruması altında olan çocuklarımız,tarikat ve cemaatler tarafından Kuran öğretme bahanesiyle, hizbe bodrum köşelerinde toplanıp, dayak, tecavüz ve tacize maruz kaldıkları bilinmesine rağmen, bu faaliyetlere neden izin verilmektedir?

Milli Eğitim Bakanlığı’nın, cemaat ve tarikatlara bağlı vakıflarla imzaladığı protokollerin,çocuklarımızın yaşadığı tecavüz ve tacizlerde bir payı var mıdır?

Son Haberler

“Her yer korona, her yer sömürü!”

Koronavirüs salgını sermaye sahiplerinin işçiyi kâr hırsıyla nasıl acımasızca sömürdüğünü her gün açığa çıkarıyor! Vestel, Kumtel ve Dardanel fabrikalarında ölüm ve vakalar artarken işçiler...

Çok insan ölecek

Bugüne kadar yazdığım hemen her şey, sadece kötü senaryo dahilinde gerçekleşiyor ve bu beni çok üzüyor. T. AKMAN İnsana ne düşüneceğini şaşırtan, çok keyifsiz bir...

Yerli-Yersiz Teknoloji

Bugün dünyada yerli ve milli iddiasında olan pek de bir ülke yok. BORA ERCAN Sayın Teknoloji Bakanı Varank yerli otomobilden sonra yerli kelepçenin de üretilecek...

Elektronik kelepçe gelecek, dertler bitecek!

Tımarhane Cumhuriyet’nde müjdeli haberler hız kesmiyor. Bugün de AKP’nin Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank “milli elektronik kelepçeler geliyor” diyerek halkı coşkuya boğdu! RED –...

Sahiller doldu taştı, “şeffaf Bakan” panikte!

Turizm sektörünü canlandırmak için sınavları ertelemeyerek çocuk ve gençlerin hayatını riske atan iktidarın “şeffaf” Sağlık Bakanı Fahrettin Koca şimde de çıktı; “birinci dalga sahillere...