Yetmez Ama Bir Başkadır!

Ön not: Lütfen kimse bize “bu alt tarafı bir dizi senaryosu, amma da abartmışsınız” demesin. Zira bizimki de bir senaryo. Alt tarafı bir diziden esinlenilmiş bir senaryo. Abartacak bir şey yok!..

  • SEDA ZOBAROĞLU

Senelerdir birkaç istisna dışında geçmişin “Kızılay mı dağıtıyor bunları?” esprilerini hatırlatan Türk dizi senaryoları son zamanda psikiyatristlerin terapi odalarında geçen yeni hikayelerle  yer değiştirdi.

Bu reyting rekorları kıran yeni yapımlarla ilgili gündeme gelen, ticari çıkar ve terapist-danışan ilişkilerinin yanlışlığı üzerine gösterilen haklı tepkiler bir yana, insan psikolojisi denen gerçekliğin geçmişimizde yaşadığımız olaylarla bağlantılı olmasının bir “kişisel gelişim safsatası”ndan ibaret olmadığını anlatması bakımından önemli.

Önüne gelen herkesin “yaşam koçu” kılığına girip insanların hayatlarına tamiri mümkün olmayan zararlar verme tehlikesi karşısında tıp eğitimi almış ehliyetli biliminsanlarının kıymetinin ortaya konmuş olması da olumlu.

Biz, bu iktidarın dümenine pek de su taşımayan bu dizilerin neden TRT ve TV8 gibi iktidarın dümen suyunda giden kanallarda yayınlanabildiğine bir anlam bulabilmiş değiliz ancak bu yeni “terapi odası trendi” yayıldığını hepimiz görüyoruz. Buna en güzel örnek de şimdiden çok konuşulmaya başlanan yeni Netflix dizisi Bir Başkadır.

Ekonominin iflas noktasına gelmesiyle beraber tek adam rejimi dışında İslamcı siyasetin de sürdürülebilir bir rejim olmadığının rahatça konuşulmaya başlandığı, AKP’den kopuşların olduğu, homurdanmaların başladığı, ancak “yeni oluşumların” bir türlü ete kemiğe bürünemediği şu ortamda Berkun Oya’nın Netflix‘te yayınlanmaya başlanan bu dizisi bize pek manidar geldi.

Kimileri tarafından bir diziye ilk bakışta çok fazla anlam yüklemek ve Berkun Oya’nın niyetini okumak mümkün ve hakkaniyetli görünmese de bu dizinin konusu bize, İslam sosyetesi aracılığıyla halk nezdinde bıkkınlık getirme noktasına düşürülen siyasal İslam’ın AKP’den kopmuş veya kopmakta olup, akacak mecra bulamayan taraftarlarına ilerledikleri bu “kutlu yolda” “nerede kaybettiklerini” ya da daha önemlisi kendilerini nerede “yeniden bulmaları gerektiğini” anlamaları açısından bir can simidi gibi geldi.

Berkun Oya ve kuduruk Yeni Akit cihatçılarının sık sık eşcinsellik, alkol-uyuşturucu “kötü hayat” propagandası yaptığı gerekçesiyle kapattırmaya çalıştığı “bütün kötülüklerin anası Netflix bu diziyle yine bir şeyi amaçlamakta ve bir yere varmak istemekte midir, bilemeyiz. Ancak AKP’nin kuruluş dönemindeki “dava” adamlarının partiden kopuşlarının ardından şimdilerde “yeni oluşum” adı altında kurdukları partilerle perti çıkarılmış “İslamcılığı” savunamaz halde cumhuriyet değerlerine sahip çıkıyormuş gibi görünerek çırpındıklarını, savrulduklarını, ekonominin dişlileri arasında ezilmekte olan “muhafazakar” halk kesimlerini bu zulümden çıkaracak formülü dillerinin altındaki baklayı bir türlü çıkaramadıkları için iyi ifade edemediklerini, en azından kimilerimiz, gözlemleyebiliyoruz.

İktidarı devirmenin tek yolunun ekonomiden geçtiğini düşünen Millet İttifakı esnaf ziyaretleri yapıp oylarını artırmaya çalışırken, sosyalist sol işçi ve emekçi kesimin zaferine en nihayetinde kesin gözüyle bakıp hâlâ örgütlenmeye çalışırken, siyasal İslamcı zihniyetten zerre kadar taviz vermediği için bu ittifak içinde var olmayı bir türlü içine tam olarak sindiremeyen kesimin aradığı ortam tam da sözüm ona özgürlükler adı altındaki başörtüsü serbestliği kandırmacasıyla bir araya getirilen “yetmez ama evet” benzeri bir yeni ortam belki de.

İşte bu Bir Başkadır dizisi de geçmişin “ulusalcı-laikçi teyzeleri” ile “başörtülü bacıları” karşı karşıya getiren zihniyetin bir tezahürü gibi. Zira tanıtım metinlerinde anlatıldığı gibi bir terapist odasında başlayan, farklı kesimlerden insanların yollarının kesişmesi kadar basit değil.

Bu kez sahne, gerçekte her daim yanında olduğumuz, eğitimsiz-emekçi-gariban-başörtülü-ekonominin çarkları altında ezilerek sömürülen “saf Anadolu bacısı” ve karşısında onu aşağılayan seküler-eğitimli-elitist- başörtüsü ve inancı aşağılayan-şamanist arayışlar içindeki sinir olunasıca “yogici seküler kadın” psikiyatrist diyaloğuyla başlıyor bu terapi odasında.

Dikkat çekici pek çok karakter var ama maalesef yerimiz dar.

Bizim diyeceğimiz ise şu:

Ekonominin de çökmesiyle bu iktidarın gidişine kesin gözüyle bakan muhalefet partilerimiz gelecek “ilk sandığı” beklerken dikkat etmeli. Zira o bekledikleri koltukta böyle senaryoların rüzgarlarıyla hiç tahmin etmedikleri başka muhalif görünümlü “dava adamlarını” birleşmiş halde tekrar otururken bulabilirler.

Bu nedenle hakkı yenen, açlıkla imtihan edilen, önüne daha nice acı reçeteler konacağı bilinmeyen “başörtülü veya başörtüsüz” bu emekçi halkı ancak laik, cumhuriyetçi, sosyalist bir anlayış vurgusuyla yenebilirler. Cumhuriyet değerleriyle sorunlarını dün gibi taze tutan “eski dava adamlarıyla” değil. Bilmem anlatabildik mi?!

Son Haberler

Fransa camileri kapatıyor

Fransa: 76 cami kapatılıyor, 66 göçmen sınır dışı edildi. RED haber - Fransız hükümeti, "dini aşırılıkçılık" olarak adlandırdığı "düşman"la mücadele etmek için "bölücülük" yaptığından şüphelenilen...

Otelde çatışma!

Maraş'ta bir otelde, hakkında arama kararı olan bir şahısla polisler arasında çatışma çıktı, bir polis öldü. RED haber - Antalya'da cinayet şüphelisi olarak hakkında yakalama...

Çakıcı’nın dostu hâlâ CHP’de

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu tehdit edip küfürler sallayan Çakıcı'yı Mustafa Kemal Atatürk'ün odasında ağırlayıp ona hediye veren Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, utanmadan...

Kürtaj mücadelesi büyüyor

Kadın hareketi, kürtaj kısıtlamalarını gevşetmek için Latin Amerika'yı kasıp kavuruyor. RED haber -Latin Amerikalı kadınlar kürtaj hakkı için mücadele ediyor. Mücadele tüm kıtaya yayılıyor. Bazı kadınları...

Kölelik geri geldi!

ABD Yüksek Mahkeme yargıçları Nestle ve Cargill aleyhindeki insan hakları ve 'kölelik' iddialarını sorguluyor. RED haber - ABD’de yayımlanan rapor günümüzde kakao üretiminin her aşamasında...