Yerli-Yersiz Teknoloji

Bugün dünyada yerli ve milli iddiasında olan pek de bir ülke yok.

  • BORA ERCAN

Sayın Teknoloji Bakanı Varank yerli otomobilden sonra yerli kelepçenin de üretilecek olduğunu müjdeledi.

Öncelikle yerli teknoloji diye bir ifadenin kendi kendini yanlışlayan, çelişkili bir ifade olduğunu resmi kurumlara üzülerek belirteyim. Bu haber karşısında sevinçleriniz şu yaz rehaveti ve salgın tedirginliğinde kursağınızda kaldıysa kusurumu bağışlayın.

Çünkü, bakınız efendim teknoloji Türkçe bir sözcük değildir. Daha ilk elden bakanlığın adı yanlıştır. Madem öyle, değiştirilmelidir. Kaldı ki, otomobil de Türkçe değildir.

Yerli ve milli olmayan sözcükleri dilimizde kullanarak yerli ve milli bilim yapamazsınız.

Bazı kelimeler uzun yıllar boyunca Arap ve Fars dillerinden kültürel bağdaşımla ödünçlenilmiş ve bugün Türkçede kullanılmaktadır, yerleşmiştir çünkü o dönemler böyle yerli olma kaygısında bir iktidar yoktu. Dolayısıyla bu etkileşimler gayet doğaldı. Zira bugün de dünyada yerli ve milli iddiasında olan pek de bir ülke yok.

Eğer sürekli yerlilikten söz edilecekse üretilen aletin üretim aşamasındaki bütün parçaları da yerli olmalıdır. Üretildiği fabrikadaki bilgisayarların da, modemlerin de, akıllı telefonların da, yazılımların da… Yani affedersiniz twitter kullanamazsınız. Türk alfabesinde w yok. Bu nedenle bazı Anadolu dillerindeki bazı kelimelerin yazımı ne çok sorun olmuştu değil mi?

Bilindik bir hikayedir, özetleyelim: Habeşistan (Etiyopya) kralı II. Menelik ülkesine idamlarda kullanmak için elektrikli sandalye getirtir.

Burada derin bir parantez açarak belirtelim: teknoloji de bilim de ideolojiktir. İnsan öldürmek için yöntem geliştirmek, elektrikli sandalye üretmek böyle bir şeydir. İktidar bu ideolojik varoluşu şimdilik sadece söylem boyutunda uygulamaktadır. Türk biliminsanlarının büyük başarısı, koronaya bulunan mucizevi aşı vs. sadece hoş bir hayalden öte değildir. İsteriz ki, gerçekten Türk ya da Etiyopyalı biliminsanları bu ilacı bulmuş olsun, çok da seviniriz… neyse konumuza dönelim.

Elektrikli idam sandalyesi ülkeye gelir, fakat gelin görün ki ülkede elektrik yoktur. Elektrik kavramı olmadığı için Kral sandalyenin üzerine oturanın öldüğünü sanmaktadır. Gelen iki sandalyeden biri iade edilir, diğer sandalye Kral’a taht yapılır.

İlginç bir eşzamanlılık da söz konusudur. Tarihler 1895-96 yıllarına denk gelmektedir. II. Menelik adını pek bilmiyor olsak da Dünya Edebiyatı’nın büyük şairi Arthur Rimbaud’u biliyoruzdur. Şair bize Cehennemde Bir Mevsim ve Illuminations’ı armağan etmiş, şiiri bırakarak Afrika’ya yerleşmiştir. Şairin yolu Kral’la elbette kesişir. Kral’a satmış olduğu silahlarla İtalya, Habeş ülkesini işgal edememiştir.

Şimdi asıl konumuz üzerinde duralım: yer’imiz neresi? Yerli olunabilmek için bir yerin olması ve o yerde yerleşik olunması gerekir. Bu yazı bayramın son günü yazılıyor ve ülkedeki nüfus hareketliliğinden kimsenin belli bir yerde yerleşik olmadığını anlıyoruz. Zira, memleket nire, sorusu böyle bir nedenden dolayı ortaya çıkmış bir sorudur.

Osmanlı ve Türkiye tarihi içgöçlerin, dışgöçlerin zorla yerinden edilmelerin, iskan politikalarının, nüfus mübadelelerinin tarihidir. Bugün nüfusun çok azı dedesinin doğduğu yerde yaşamaktadır. Hatta neredeyse kendi doğduğu yerde bile yaşamamaktadır.

Topraksız kalan çiftçi, merasız kalan köylü, fabrikasız kalan işçi çaresizce yerinden yurdunda gurbete düşecektir. El kapılarında ekmeğinin peşinde koşturacaktır. Peki sayın bakan ve bakanlar, lütfen bakınız, yerli tohum yokken sizler nasıl da yerlilikten söz edebilirsiniz? Her şey ithalken, dışa bağımlı ülkemizde insanların çok ciddi iş sorunları varken…

İşsizlik kimliksizlikle paralel olarak artar ve bu da adi suçların artmasına neden olur. Bunun sonucunda ülkede var olan hapishaneler yetersiz kalmakta, sık sık af çıkarılmakta ya da 2-3 yıla kadar olan cezalar ertelenmektedir. Kısacası, sizin üretmiş olduğunuz elektronik kelepçenin bu ülke insanına hiçbir yararı yoktur, sadece o işe yatırım yapacak olan insanlara maddi gelir sağlar. İnsanlara hapishane değil okul, fabrika, iş, toprak, tohum verin.

Son Haberler

Yol bitti…

Endonezya’nın Sumba adasındaki Bwanna plajından, bakmaya doyamayacağınız bir gün batımı fotoğrafıyla yazıya başlıyoruz... T. AKMAN Son 20 yılda biz ekonomik, sosyal, kültürel, özgürlüksel, yani hemen...

‘Pelikan’ın farklı yüzleri

Çiğ çıkışlarıyla zaman zaman gündem olmayı beceren ama AKP iktidarına abartılı bir yaranma peşinde olduğu anlaşılan 'Doçent' Selman Öğüt'ün ilginç bağlantıları var. RED özel -...

“Kemalizm virüstür!..”

Haber Global'de Erhan Ertürk'ün sunduğu Müzakere programında Pelikancı olarak tanınan Selman Öğüt, Kemalizm için "virüs" ifadelerini kullandı. RED haber - Haber Global'de Erhan Ertürk'ün sunduğu...

Zarrab dosyası yeniden açılıyor

ABD'de bir haber sitesi Zarrab ve onun kuryesi Adem Karahan'ın milyonlarla çekilmiş fotoğraflarını paylaşarak, "Karahan konuştu" diye haber yayınladı. RED haber - ABD'de yayın yapan...

Babalarının Çiftliği!

Atatürk Orman Çiftliği'ni babasının çiftliğine çevirerek Saray arazisi yapan AKP ve AKP'nin genel başkanı, şimdi de Kaçak Saray'da promosyon gezisi düzenliyor! RED haber - Halka...