Gazete REDYeniçağ Savaşları ve Yeni Osmanlılar

Yeniçağ Savaşları ve Yeni Osmanlılar

Bir sabah kalkmışşınız elektrik yok, ya da internet kesik, ya da cep telefonları çalışmıyor… Milyonlarca vatandaşın kişisel hesabı çalınmış… Bankaların, borsanın, devlet kurumlarının bilgisayarları çökmüş işlem yapılamıyor… Hesaplar arası garip garip para transferleri yapılmış fakat hesap sahiplerinin haberi yok. Kara ve demiryolu trafiği, havaalanı bilgisayarları karışmış, büyük facialar olmuş, seferler durmuş… Barajların kapakları esrarengiz bir şekilde açılmış ve dereboyundaki şehirleri su basmış… Ajanslar bir anda toplumda panik yaratan saçma sapan haberler geçiyor fakat işin asli ortaya çıkana kadar iş işten geçmiş… İstihbaratın bir yığın gizli dosyasının yıllar önce çalındığı yeni anlaşılmış. Silahlı kuvvetler dost unsurları düşman olarak görüp kendi kendisiyle çatışıyor… Devlet adamlarının “mahrem” konuşmaları dinlenmiş, internete düşmüş!…

Bunlar fantastik kurgu gibi görülebilir fakat ama hepsi olasılık dahilinde. Birçoğu oldu bile! Amerika siber savaş komutanlığını 1993’te kurdu. O zamandan beri ulusal güvenlik konseptinin bir parçası. Şimdilerde uzman bilişimci sıkıntısı çekiyor fakat en büyük siber güç. Ardından Rusya, Çin ve İsrail gitti. Şimdi ABD’den sonra en güçlü siber ordulara sahip devletler. Ulusal güvenlik ve istihbarat takıntılı Rusya’nın Amerikan seçimlerine müdahale ettiği iddia edildi. Çatışma sırasında Rus siber güçleri Ukrayna topçularını şaşırtarak birbirlerine kırdırdı. Çin siber güçlerini sanayi ve teknoloji casusluğu peşine salmış. Savunma, havacılık, uzay ve nükleer enerji teknolojilerine özellikle meraklı, ticari ve askeri sırları araklama peşinde. Siber çapulculuk yani!

Fransa, İngiltere, Güney Kore, Almanya, Hindistan hiçbiri boş durmuyor, konuya yoğunlaşmış haldeler. Türkiye ile doğrudan çatışma ihtimali olan İran ve Suriye’nin de ciddi kapasitesi olduğu söyleniyor. İran’ın İsrail’in stuxnet saldırısından sonra akıllanıp konuya ciddi eğildiği ve yatırım yaptığı yazıldı. Herkes diğerinin kurdu sanal dünyada.

Türkiye ne yaptı peki? Bir iki çalıştay topladı. TÜBİTAK’ın başına hayvanat bahçesi müdürü getirip, Binali Yıldırım gibilerini ulaştırma bakanı yaptı. O da eline akıllı telefonu aldı, hayran hayran baktı, “Adamlar yapmış yaa! Ama nasıl yaptılar çok düşünme yoksa kafayı yersin vs…” gibi abuk subuk laflar edip sosyal medyaya düştü, millete latife malzemesi oldu. Şu an bu işten sorumlu, eşgüdüm sağlayacak bir merkez bile yok ülkede. Devlet kurumlarının güvenlikleri kendi bilgi işlemcilerine kalmış. Başka bir ülke ile çatışma durumunda adamlar kurşun atmadan sana diz çöktürürse asıl o zaman görürüz latifeyi…

Teknoloji vizyonu olan, seçim odaklı değil bir kaç on yıl gibi uzun vadeli programlar yapan, zeka ve eğitimle sorunu olmayan adamlar gerek memleketin başına bu işler için! Sosyal medyayı trollerle kontrol edebileceğini sananlar değil. Siyaset vurgunculuğu dışında iman gücüyle yürüyen bir iş kalmadı bu dünyada. İman gücü ile ‘büyük devlet’ olmayı umuyorsanız haberiniz olsun.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

23,984BeğenenlerBeğen
16,906TakipçilerTakip Et
1,350AboneAbone Ol