Yeni film: AKP ve Sabah’ın Sessizliği

gazete.RED sitesinde, Bir Acayip Adam, Bir Acayip Adama Açık Mektup ve Bir Acayip Dernek başlıklı yazdığım yazıların kahramanı olan yandaş-ı muhterem 21 Mayıstan bu yana İsviçre’de “dolandırıcılık” suçlamasıyla tutuklu.

Sözünü ettiğimiz yazılarda ısrarla bu vatandaşın düzgün işlerinin olmadığını, kirli işler çevirdiğini yazmış ve bu yazılardan mahkemelik olmuştum. Telefonlarımız yandaş pokemon tarafından yasadışı bir şekilde kayda alınmıştı. Konuyla ilgili Türk yargısı yaşananları görmezden gelirken İsviçre yargısı olayları ciddiye aldı ve neticede yandaş yazar hakkında dolandırıcılık suçlamasıyla dava açıp cezaevine gönderdi.

Olaylardan biri Kızılay dolandırıcılığı. Yandaş yazar, kurduğu bir dernek aracılığıyla Kızılay adını kullanarak insanlardan para toplamıştı. Ulaştığımız bir Kızılay yetkilisi söz konusu derneği ve şahsı tanımadıklarını, para toplama işinin bilgileri dışında olduğunu yazılı olarak bize bildirdiler. Bu açık bir dolandırıcılık faaliyeti idi. Ortaokul, lise çağındaki gençleri “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla tutuklayan yargı, Kızılaylı dolandırıcılığı görmedi. Çünkü dolandıran yandaştı.

Sabah gazetesinin İsviçre temsilcisi olan yandaş yazar, Kızılay skandalında yaptığı gibi İsviçre devletini de dolandırmaya kalkınca dananın kuyruğu koptu. Ve 21 Mayıs günü evinden gözaltına alınan acayip adam, çıkarıldığı mahkemece “sosyal yardım dolandırıcılığı” gerekçesiyle tutuklandı.

İsviçre’de sosyal yardım alanlar, piramidin en alt kesimidir. Çalışamayan, iş bulamayan kişilerin iş bulana kadar ev kirası, sağlık sigortası ve aylık mutfak giderleri devlet tarafından karşılanır. Sosyal yardım, İsviçre standartlarına göre çok cüzzi bir miktardır. Verilen para bellidir. Siz aldığınız bu parayla kaliteli eşyalar alamazsınız ya da bir uçak bileti alıp seyahatlere çıkamazsınız çünkü bütçeniz ortadadır. Bütçe, yemenize içmenize yetecek kadar yani sizi açlıktan öldürmeyecek kadar hesaplanmıştır.

İşte acayip adam, yalnızca yemesine içmesine yetecek kadar aldığı bu parayla bir bakıyorsunuz Türkiye’de, bir bakıyorsunuz Almanya’da başka memleketlerde fink atıyor ve lüks bir yaşam sürüyor. Mecliste, bakanlıklarda, AKP toplantılarında arzı endam eyliyor.

Bu orantısız harcamalar sonunda İsviçre devletinin radarına takılıyor ve yaptıkları takip sonucunda güçlü delillere dayanarak acayip adamı tutukluyorlar. Acayip adam İsviçre’den sosyal yardım alırken başka kaynaklardan da kendisine gelen paralar varmış. Bu kaynaklar tek tek ortaya çıkacak ve biz yazacağız.

Kısacası, Türk yargısı kendi kurumunun dolandırılmasına ses etmezken, İsviçre devleti kul hakkını affetmiyor.

Öte yandan acayip adam tutuklandıktan sonra ortaya daha enteresan işler de çıkıyor.

İsviçre’de Türkçe yayın yapan Post gazetesi, yazdıkları tercüme haberleri acayip adamın sürekli kendi imzasıyla ve izinsiz Sabah şeysine geçtiğini açıklıyor. Yani acayip adam Post gazetesinden haber aşırıyormuş.

Daha önce gazeteci Oktay Erdikmen’i “Halk Tv’li Provakatör” manşetiyle hedef gösterdiğini sonradan ise öğreniyoruz.

Sadece Oktay Erdikmen mi? Acayip adam, Süleyman Soylu’ya yazdığı açık mektupta Avrupa’da yaşayan yurttaşlarımızı “terörün finans kaynağı” olarak göstermiş ve bu kaynağın kurutulması gerektiğini belirtmişti. Her ne hikmetse bu açık mektuptan sonra Türkiye’ye giden onlarca gurbetçi “sırf Erdoğan’a muhalif oldukları için” sosyal medya paylaşımlarından dolayı gözaltına alınmış, tutuklanmış ya da pasaportları alınıp yurtdışına çıkışları engellenmişti!..

Gurbetçilere yapılan bu baskıların en trajik olanı İsviçre Basel’de yaşayan Hüseyin Kurt’un başına gelenlerdir. Sosyal medya hesabında Erdoğan’a eleştiriler yapan Kurt’un, acayip adamın ihbarıyla eşi Türkiye’de rehin alınıp hakkında dava açılıyor ve ailesinin yanına dönüşü yıllardır engelleniyor. Yani, seni alamıyorsak ailenden birini alırız mantığıyla eziyet çektiriliyor. O sırada hamile olan Kurt’un eşi Türkiye’de doğum yapmak zorunda kalıyor. Çocuk büyüdü, yürümeye, konuşmaya başladı ama Hüseyin Kurt hala çocuğuna kavuşamadı. Olay İsviçre medyasında geniş yer buldu. İsviçre Büyükelçisi İlhan Saygılı siyasi rehinelerin yurtdışına çıkış yasaklarının kaldırılacağına dair İsviçre medyasına yaptığı açıklamanın ardından bir buçuk yıl geçti ama büyükelçinin sözü siyasi şovdan öteye gidemedi. Erdoğan’ın gönlünün olması bekleniyor.

Esas konumuz olan yazının başlığına dönersek; sözünü ettiğimiz acayip adam AKP’nin çok işine yarayan kraldan çok kralcı kesilen bir vatandaştı. Hem hedef gösteriyor, hem ihbar ediyor, Erdoğan için gözünü kırpmadan kavgalara dalıyordu. Yaptıklarının ödülünü alıyordu o ayrı konu ya. Aynı zamanda Sabah şeysinin İsviçre temsilciliğini de yapıyordu.

Erdoğan’ın işine çok yarayan birinin hem de yerel seçim öncesi İsviçre’de tutuklanması AKP için çok iyi bir mağduriyet malzemesi olabilecekken Erdoğan’ın bu konuda tek kelime etmemesi, yandaş basında bu tutukluluk ile ilgili tek kelimenin bile yer almaması hatta acayip adamın temsilcisi olduğu Sabah şeysinde bile olayın yer almaması çok dikkat çekici.

Normalde Erdoğan’ın “Eyyy İsviçre” şeklinde başlayan nutuklar atması gerekmezmiydi?

Nutuk atmadı, fedaisine sahip çıkmadı.

AKP kanadından ve yandaş medyadan acayip adamın İsviçre’deki tutukluluğuyla ilgili şimdiye kadar hiç bir açıklama, haber, yorum gelmedi.

Nedenini bilmediğimiz bir acayip sessizlik sürüyor.

Bence bu, bütün yandaşlar için ibretlik bir olaydır. Uğrunda günahlar işlediğiniz, iftiralar attığınız, uğruna canlar yaktığınız efendiniz günü gelir sizi bozuk para gibi harcar.

Soğuk bir hücrede günahlarınızla başbaşa kalırsınız.

Çok yazık!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here