Yatır cezayı, kes atı!..

Geçtiğimiz günlerde Bakanlık tarafından zararlı kimyasallar ve at eti gibi ‘katkı maddeleri’ kullandıkları gerekçesiyle ifşa edilen pek çok gıda firması hiçbir şey olmamış gibi faaliyetlerine devam ediyor!

RED haber – Cübbeli Ahmet’in sucuklarından at eti çıkınca yeniden ‘popüler’ bir hal alan sağlıksız ve sahte gıdalar konusu bir çözümsüzlük sarmalında…

Bakanlık bu gıdaları üreten şirketleri ifşa ediyor ama iş orada kalıyor. Göstermelik para cezalarını ödeyen şirketler, bir daha yakalanana kadar halka zehir ve çöp satmaya devam ediyor.

Bakanlık ürün grubundan alınan numune miktarını, bu numunelerin yüzde kaçının hileli olduğunu kamuoyuyla paylaşmıyor.

İfşası yapılan ürünün parti numarası ya da numune alma ve analiz tarihi belirtilmiyor.

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, geçtiğimiz günlerde yayınladığı bir açıklamada, ayrıca pestisit kalıntı limitini aşan ürünler ile aflatoksin, okratoksin sınır değerlerini aşan ürünlerin ve bunları piyasaya süren firmaların da ifşa edilmesi gerektiğini vurgulamıştı.

Öte yandan, denetim aralıkları çok uzun, uygulanan para cezaları çok düşük, bu cezalar firmaların kazandığının çok altında, caydırıcılıktan uzak.

Bakanlık vatandaşı zehirleyen ve sağlıksız ürünler üzerinden büyük paralar kazanan firmaları kapatmayı, başka bir isimle faaliyete başlamalarını engellenmeyi, patronlarını ticaretten men etmeyi düşünmüyor bile.

Öte yandan, Gıda Mühendisleri Odası Türkiye’de sadece kayıtlı imalathane ve tesislerin denetlenebildiğine dikkat çekiyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı sisteminde kaydı olmadığı için “merdiven altı” diye tabir edilen işletmeler denetlenemiyor. Piyasa bunların ürettiği sahte, sağlıksız ürünlerle dolu.

Alo 174 hattına bir ihbar olmadığı sürece, bu işletmelerin varlığından haberdar bile olunamıyor.

Ve denetim yapacak personel yok!

Türkiye’de denetime tabi 12 binin üzerinde onaylı, 635 binin üzerinde kayıtlı işletme bulunuyor. Tarım ve Orman Bakanlığı 2019 Faaliyet Raporu verilerine göre ise bakanlıkta görevli gıda kontrolörü sayısı 7 bin kadar.

Bu personelle yeterli denetimin yapılabilmesi mümkün değil.

Ayrıca vatandaşın giderek düşen alım gücü sahte ve sağlıksız gıdaların piyasadaki varlığını besleyen bir diğer faktör.

Vatandaş ucuz sağlıksız ürünlere yokluktan dolayı itibar ediyor.

Ucuz marketlerin kendi isimleriyle taşeron firmalara ürettirdiği pek çok ürün de sağlıksız çıkıyor. Ama bunlara sembolik para cezaları dışında hiçbir yaptırım uygulanmıyor.

Türkiye her geçen gün daha sağlıksız besleniyor.

Halk zehirleniyor, Cübbeliler kazanıyor.

Son Haberler

“Ya canımızı alacaksınız, ya hakkımızı vereceksiniz!”

Karaman Ermenek’te ödenmeyen maaş ve tazminat hakları için Ankara^’ya yürüyüş başlatan maden işçilerinin direnişi büyüyor. İşçiler haykırıyor: Ölmek var, dönmek yok! RED Haber - Soma’dan...

İstanbul’da müthiş “çay keyfi”!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) İstanbul’da pandeminin ekonomiye olan etkilerini değerlendiren bir rapor hazırladı. Veriler, ülkeyi “şirket gibi” yöneteceğini iddia eden iktidarın “çayları bile şirketten"...

İskenderun’da çatışma ve patlama

Hatay İskenderun'da kent merkezinde şüpheli iki şahıstan biri kendini patlattı, diğerinin ise polis tarafından öldürüldü. Şüphelilerin kimlikleri henüz belli değil. RED haber - İskenderun kent merkezindeki...

“Avrupa’yı dürbünle görürsünüz!..”

Avusturya ve İtalya'dan Tayyip Erdoğan'a sert tepki geldi: "Hakaret etmeden konuş, ortak dünyamızdan iyice uzaklaştınız..." RED haber - Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip...

‘Canlı bombalar’ geri mi döndü?

Hatay'ın İskenderun ilçesinde büyük bir patlama gerçekleşti. Bir 'canlı bomba'nın kendisini patlattığı öne sürülüyor. RED haber - İskenderun kent merkezindeki Fener Caddesi’nde bu akşam büyük...