Yaşayan ve kendini geliştirebilen robotlar hayırlı olsun!

  • Derleyen: DİDEM BERKES

Dünyanın ilk ‘yaşayan robotları’ ortaya çıktı – ve bu robotlar kendilerini iyileştirebiliyor! Milimetre genişliğindeki kendi kendine hareket eden botların, ilaç gerektiren belirli alanlara ulaşmak için insan vücudunun içinde yüzebileceği umuluyor.

“Xenobot” adı verilen bu robotlar bir iğne ucundan daha küçük.

Massachusetts Tufts Üniversitesi Allen Keşif Merkezi‘nden bilim insanları, “dünyanın ilk yaşayan robotu” olduğunu iddia ettikleri şeyi yaratarak bilim kurgu alanına doğru büyük bir sıçrama yaptı.

Massachusetts Tufts Üniversitesi Allen Keşif Merkezi’nin Direktörü Michael Levin, robotlar için “Bunlar çok küçük. Nihai hedefimiz büyüklerini yapmak” dedi. Bu robotlara damarlar, sinir sistemleri ve algılayıcı hücrelerle görme yetisi kazandırılabileceğini belirten Levin, memelilerden alınacak kök hücrelerle karada yaşayan robotlar yaratmanın da mümkün olduğunu söyledi.

Araştırmacılar, Afrika pençeli kurbağa Xenopus laevis‘in embriyolarından kazınan erken evre deri ve kalp hücrelerini şekillendirmek için cımbız ve koterizasyon araçları kullandılar. Hücrelerin kaynağı bilim insanlarını yaratımlarına ‘Xenobots ’demeye yönlendirdi.

Xenobots olarak bilinen “tamamen yeni yaşam formları” kurbağa embriyolarından kök hücreler kullanılarak yapıldı ve tıp alanında ve su altı araştırmalarında kullanılmak üzere tasarlandı. Milimetre genişliğindeki botların, ilaç gerektiren belirli alanlara ulaşmak için insan vücudunun içinde yüzebileceği ve okyanusta mikro plastik toplamak için kullanılabileceği umuluyor.

Bilim insanları robotların gelecekteki gelişmiş versiyonlarının, okyanuslardaki mikro plastik kirliliği temizlemek, toksik materyalleri bulmak ve sindirmek, vücuda ilaç vermek veya arter duvarlarından plak çıkarmak için kullanılabileceğini söylüyor.

Projeyi yöneten bilgisayar bilimcisi ve robot uzmanı Joshua Bongard şunları söyledi:

“Bunlar yeni canlı makineler. Onlar ne geleneksel bir robot ne de bilinen bir hayvan türü,  onlar yaşayan programlanabilir organizmalar.”

Robotikçiler, güç ve dayanıklılıkları için metal ve plastiği tercih etme eğiliminde fakat Levin ve meslektaşları biyolojik dokulardan robot yapmayı tercih etti. Bu yaşayan robotlar, hasar gördüğünde kendi yaralarını kendileri iyileştirebiliyor ve görevlerini tamamlandıktan sonra, tıpkı doğal organizmaların öldüklerinde bozulması gibi parçalanıyorlar.

Vermont Üniversitesi‘nde bir doktora öğrencisi olan Sam Kriegman, özellikle gelecekteki robotlar sinir sistemine ve bilişsel yeteneğe sahip olabileceği için çalışmanın etik sorunları gündeme getirdiğini vurgulayarak, “Benim için önemli olan bunun kamuya açık olması, bu yüzden bir toplum olarak açıkça tartışabiliriz ve yasa yapıcılar en iyi eylemin ne olduğuna karar verebilirler,” diye konuştu.

Takım onları ‘canlı’ olarak adlandırsa da, bu canlıları nasıl tanımladığınıza bağlı olabilir. Bu Xenobot’lar kendi başlarına evrimleşemiyor, üreme organları yok ve çoğalamıyorlar.

Oxford Uehiro Pratik Etik Merkezi‘nde kıdemli bir araştırma görevlisi olan Thomas Douglas, “Bu Xenobot’ların ahlaki durumu hakkında ilginç etik sorular var. Hangi noktada korunması gereken çıkarları olan varlıklar olacaklardır? Bence, sadece acı yaşama yeteneği gibi bir tür zihinsel yaşamı mümkün kılan nöral doku içermeleri durumunda ahlaki bir önem kazanacaklardır. Ama bazıları ahlaki statü konusunda daha liberal. Tüm canlıların ahlaki açıdan dikkate alınması gerektiğini düşünüyorlar. Bu insanlar için bu Xenobot’ların canlı yaratık veya makine olarak sınıflandırılıp sınıflandırılmayacağı konusunda zor sorular ortaya çıkabilir” görüşünü savundu.

Xenobot’lar, şu anda zararsız olsalar da, gelecekteki çalışmaların bunları biyolojik silahlara dönüştürme potansiyeli bulunuyor. Bu araştırma alanı büyüdükçe, düzenleme ve etik kuralların yazılması, uygulanması ve bunlara uyulması gerekecektir.

Nitekim araştırma, ABD Savunma İleri Araştırma Projeleri Ajansı‘nın makinelerde biyolojik öğrenme süreçlerini yeniden yaratmayı amaçlayan, yaşam boyu öğrenme makineleri programı tarafından finanse ediliyor!

Kaynak: The Guardian, Sky News, sciencealert.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here