Gazete RED“Ya canımızı alacaksınız, ya hakkımızı vereceksiniz!”

“Ya canımızı alacaksınız, ya hakkımızı vereceksiniz!”

Karaman Ermenek’te ödenmeyen maaş ve tazminat hakları için Ankara^’ya yürüyüş başlatan maden işçilerinin direnişi büyüyor. İşçiler haykırıyor: Ölmek var, dönmek yok!

RED Haber – Soma’dan Ermenek’e 58 gündür direnişte olan ve jandarma müdahalesiyle karşılaşan maden işçileri haklarını almakta kararlı! Bağımsız Maden İşçileri Sendikası, “Şimdi kaybedersek, bir daha kazanma şansımız olmayacak. Onun için sonuna kadar, ölmek var dönmek yok” diyor.

Dün bir kez daha Ankara’ya doğru yürüyüşe geçmek isteyen ancak jandarma tarafından yolları kesilen işçiler, Güneyyurt Belde Belediye Meydanı’nda jandarma barikatı altında sabahladı.

Manisa’nın Soma ilçesinde Kırkağaç Çamı’nda işçilerle direnişte olan aralarında Bağımsız Maden İşçileri Sendikası Örgütlenme Sekreterleri Kamil Kartal ve Başaran Aksu’nun olduğu bir grup sendika uzmanı, sabah saatlerinde Güneyyurt’a geldi.

“HAKKIMIZI VERMİYORLAR, AMA BİZ ALACAĞIZ!”
Jandarma barikatı önünde konuşan Bağımsız Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Tahir Çetin, “Bugün bu sorun çözülecek. Dün son defa fırsat verdik ama maalesef bizi hiç dinleyen yok. Bizim sorunumuzu çözmek isteyen yok. Biz kimsenin evini zorla basmadık sadece hakkımızı istiyoruz. Hakkımızı vermiyorlar ama biz alacağız” diye konuştu.
Jandarma komutanıyla görüşen Bağımsız Maden İşçileri Sendikası Örgütlenme Sekreteri Başaran Aksu, “Biz yürüyüş yolumuzdayız, yol açılsın biz yürüyelim. Haksız değiliz, mağdur biziz. Pandemi bizim yürüyüşümüze engel değil. Herkesle görüştük ama sonuç yok. Sorunu çözün biz de kendi işlerimize dönelim. Bu tablo bizim hoşumuza gitmiyor. Bu sorunun köklü çözülmesi için yola çıktık” diye konuştu.

İşçilere seslenen Bağımsız Maden İşçileri Sendikası Örgütlenme Sekreteri Kamil Kartal ise “Soma’nın selamını getirdim. Siz Ermenek’te, onlar Soma’da gasp edilen haklarını almak için günlerdir mücadele ediyor” dedi.

“ÖLMEK VAR, DÖNMEK YOK!”
“Devlet denilen bir aygıt var” diyen Kartal, “Bu devlet ve onu sevkle idare eden bir başka mekanizma var, yani siyasiler. Devlet soyut bir kavram ama devleti idare eden birileri var onlar siyasiler, iktidar partisi. Şu ana iktidar da olan parti ve onunla koalisyonda olan parti, devleti sevkle idare ediyorlar. Devletin askeri, mahkemesi, meclisi, kurumları var ve bu kurumlarla yurttaşlara yardım ediyor. Eğer biri haksızlığa uğrarsa, ona adaleti sağlamalı devlet. Siz haksızlığa uğradınız, adalete müracaat ettiniz. Ama adalet sağlanmadı. Eğer bugün bu mücadeleyi burada kaybedersek, bir daha Ermenek madenlerinde hak aramak mümkün olmayacak. Şimdi kaybedersek, bir daha kazanma şansımız olmayacak. Onun için sonuna kadar, ölmek var dönmek yok açıklaması yaptı”

“Yolu aç jandarma, geliyoruz Ankara”, “Ermenek düşünme, madencini küstürme”, “Direne direne, direnişten zafere” sloganları atan işçilerin jandarma barikatında bekleyişi sürüyor.

Kaynak: MA

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,069BeğenenlerBeğen
17,011TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol