Virüste son durum

Türkiye’de önümüzdeki seneye kadar okulların açılması bir hayaldir, önümüzdeki sene açılması dahi şüphelidir. Öncelikle bunu anlamalı ve kabul etmeliyiz.

  • T. AKMAN

Havalar bir şekilde güzel gittiği için halen camlar açık yaşadığımız ortamlar bizi virüsü yüklü almaktan koruduğu için bulaş, ağır vakalar ve vefatlar çok düşük görünüyor, ancak havaların soğuması ile birlikte kapalı ortamların havalandırması azaldıkça ne yazık ki bu grafikler burunlarını yukarı dikecek ve 2020 kışı çok ama çok tatsız geçecek.

Daha önce de yazdım; başımıza geleceği görmek isteyenler halen kış mevsimini yaşayan ve biz kışa girerken hayatlarının en uzun kışından çıkacak olan Güney Amerika ülkelerinin durumuna bir bakıversin.

Kıta toplam 431 milyon nüfus ile 7,6 milyarlık dünyanın sadece yüzde 5,7’sini oluşturuyor ancak dünyadaki 32 milyon vakanın 7,7 milyonu yani neredeyse yüzde 25’i Güney Amerika’da!

Arada Trump’ın salaklıkları olmasaydı, tahminen ABD’de virüs bu kadar yayılmayacak ve Güney Amerika tek başına dünyadaki vakaların üçte birinden sorumlu olacaktı.

Bu orantısızlığın tek sebebi kuzey yarım kürede bizim halen uzatmalı keyfini sürdüğümüz yaz ile güney yarım küreyi vuran kış farkı.

Şimdi kışa kadar onlar rahatlayacak, biz ise yavaş yavaş büyüyen bir kâbusu yaşayacağız.

Lütfen hayal kurmayı bırakın artık ve virüsün tehlikesinin büyüklüğünü kabul edin.

Tıpkı influenza ailesi gibi corona ailesinin de birbirinden farklı üyeleri var. İspanyol gribi denilen ve 1918-1920 arası dünyayı kasıp kavuran grip türü H1N1, yani domuz gribiydi ve insanlık bu beladan aşıyla ya da ilaçla kurtulmadı; zorla öğrenilen tedbirlerle kurtuldu.

2009’a kadar da bir daha ciddi bir H1N1 salgını olmadı (sadece 1976’da iyice test edilmemiş bir aşıdan bir daha yayılmayı denedi!).

CoVID-19 da bir şekilde gidecek, ancak aşı ya da ilaçla değil, aldığımız tedbirlerle gidecek. ABD 7,1 milyon (+40.000) vaka ve rekor 206.000 (+1.000) vefat ile halen dünya liderliğini koruyor; Trump en baştan itibaren zırvalamasa bugün tahminen ABD 3. sırada olurdu. Gizli lider Hindistan, nüfus yoğunluğu ve fakirlikten muzdarip; onlar da 5,7 milyon (+85.000) vaka ve 91.000 (+1.100) vefat ile ikinci sırada.

Kendisi de virüse yakalanıp iyileşen geri zekâlı ‘Tropik Trump’ Bolsonaro’nun Brezilya’sı kışı ve hastalık sezonunu dibine kadar hissetti: 4,6 milyon (+35.000) vaka ve 139.000 (+900) vefat ile üçüncü sırada ve ülkenin tek umudu yazın gelmesi.

Putin’in harikalar diyarının 1,1 milyon (+6.000) vaka ve 20.000 (+150) vefat verisine hiç kimse inanmıyor. Gerçek rakamların, vakalarda x3, vefatlarda x10 olduğu yönünde konsensüs var.

Listenin gerisinde, kış yaşayan diğer Güney Amerika ülkeleri Kolombiya, Peru, Meksika, Arjantin ve Şili ile bunların arasına sızan Afrika lideri Güney Afrika ile Avrupa’nın turizm düşkünleri var: Laf dinlemez İspanya, küstah Fransa ve içip içip ne yaptığını şaşıran bir İngiltere…

Sonrasında rakam gizledikleri halde “coğrafya kaderdir, yalana devam” ülkeleri var: İran, Bangladeş, Irak, bu hafta umreyi açmaya karar veren Suudi Arabistan, Excel tutmayı beceremeyen Türkiye ve Pakistan…

Özel mansiyon da hiç veri vermeyen ama hastalıktan kırılan Suriye ile başta virüsü yendik diye gururla gezinmekten bugün dini bayramları yasaklama noktasına gelen İsrail’e gider.

Salgını bizden kötü yöneten iki ülke ABD ve İsrail olabilir.

Tekrar önümüze dönersek, Türkiye’de önümüzdeki seneye kadar okulların açılması bir hayaldir, önümüzdeki sene açılması dahi şüphelidir. Öncelikle bunu anlamalı ve kabul etmeliyiz. Her şey normalmiş gibi yaşamaya çalışmaktan vazgeçmek ve evlerimize kapanmak durumundayız, yoksa zaten mecburen merkezi hükümet yasakları geri gelecek.

Bu sene üşümemeyi, hatta evlerde kazakla oturmayı öğreneceğiz. Eğer ailenizden biri günü dışarıda geçirmek zorunda ise, camlar açık olmadan aynı odada bulunmamayı öğreneceğiz, sofralardan TV seyretme düzenine, alışverişten yürüyüşe, hayatımızın her noktasında küçük küçük değişiklikler, ayarlar yapacağız.

Nihayetinde herkes kendi gerçeklerine göre hareket edecek ama her gün markete, alışverişe, pazara gitmek gibi alışkanlıkları acilen terk etmemiz gerekiyor.

“Biz sabah kimse gelmeden gidiyoruz” gibi söylemler yaz için belki geçerliydi, ancak kış için değil. Kış için kurallar yeniden yazılacak ve bu kurallar uyamayanlar kaybedecek.

CoVID-19 bağışıklığı kazanmak çok zor bir iş ve bağışıklık uzun süre kalıcı değil. Bağışıklık için daha önceki corona salgınları olan SARS ve MERS’ten yola çıkarak 0 ile 9 ay arası tahminler var, ancak bilimsel ya da istatistiksel bir kanıt yok. Bu nedenle şu anda ne aşı çözüm olacak ne de hastalığı geçirmiş olmak diye bakmamız gerekiyor.

Çevremde hastalığı ikinci kez geçirenler yavaş yavaş artmaya başladı, hatta üçüncü kez geçirenleri duymaya başladık.

Tedbirlerden sıkılıp “amaan nasılsa hepimiz geçireceğiz, bari virüsü kapalım, hasta olalım bitsin gitsin” diye düşünenler var. Üstelik bu insanlar daha 6 ay önce aldığı elmayı önce sabunla yıkayıp, bir gün de sirkede bekletmeden yemeyenler.

Hastalıktan kaçabiliriz ve istisna yaratmadan kaçmak gerçekten garantili tek yol. Yeter ki virüsle kumar oynamayın.

Tekrar edelim; işi kumara vurursanız sizin oynanan her eli istisnasız kazanmanız gerekiyor, virüse ise tek eli kazanmak yetiyor.

Biraz geriye çıkın ve büyük resme bakın; tercihiniz çocuğunuzun muhteşem eğitim sisteminden birkaç sene uzak kalması mı, yoksa iyi ihtimalle hastalığı hissetmeden atlattığı halde, örneğin kulağına yerleşecek bir virüsten dolayı ömür boyu sıkıntı yaşaması mı? Bu riski almaya hazır mısınız? Şehirde yaşama ve normalleşme adına aldığınız risklerin farkında mısınız?

Oysa ki, virüs bittiğinde geriye dönüp pişmanlık yaşamamak için sadece sabırlı ve tedbirli olmak yeterli…

“Elbet bir gün buluşacağız. Bu böyle yarım kalmayacak.” – Zeki Müren (6 Aralık 1931 – 24 Eylül 1996)

Son Haberler

“Ya canımızı alacaksınız, ya hakkımızı vereceksiniz!”

Karaman Ermenek’te ödenmeyen maaş ve tazminat hakları için Ankara^’ya yürüyüş başlatan maden işçilerinin direnişi büyüyor. İşçiler haykırıyor: Ölmek var, dönmek yok! RED Haber - Soma’dan...

İstanbul’da müthiş “çay keyfi”!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) İstanbul’da pandeminin ekonomiye olan etkilerini değerlendiren bir rapor hazırladı. Veriler, ülkeyi “şirket gibi” yöneteceğini iddia eden iktidarın “çayları bile şirketten"...

İskenderun’da çatışma ve patlama

Hatay İskenderun'da kent merkezinde şüpheli iki şahıstan biri kendini patlattı, diğerinin ise polis tarafından öldürüldü. Şüphelilerin kimlikleri henüz belli değil. RED haber - İskenderun kent merkezindeki...

“Avrupa’yı dürbünle görürsünüz!..”

Avusturya ve İtalya'dan Tayyip Erdoğan'a sert tepki geldi: "Hakaret etmeden konuş, ortak dünyamızdan iyice uzaklaştınız..." RED haber - Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip...

‘Canlı bombalar’ geri mi döndü?

Hatay'ın İskenderun ilçesinde büyük bir patlama gerçekleşti. Bir 'canlı bomba'nın kendisini patlattığı öne sürülüyor. RED haber - İskenderun kent merkezindeki Fener Caddesi’nde bu akşam büyük...