Gazete REDVenezüela’ya acil destek lazım

Venezüela’ya acil destek lazım

Venezüela’nın sağlık krizi koronavirüsle birleştiğinde büyük bir tehdit yaratıyor. Bu sadece Venezüela’nın sorunu değil.

RED Haber – Venezüela’nın çöken sağlık sistemi kendi başına bir koronavirüs salgını ile başa çıkacak güçte değil. Tüm dünyanın acilen bir yardım planlaması gerekiyor. Bu sadece Venezüela’yla sınırlı değil. Koronavirüsün girdiği tüm yoksul ülkelerde benzer bir sorun var.

Dün ilk koronavirüs tanısının açıklandığı Venezüela’nın durumundan yola çıkarak, bir genel manzarayı tanımlayabiliriz.

Dünya Bankası ve Birleşmiş Milletler zayıf sağlık sistemlerine sahip ülkelere öncelik vererek müdahaleyi desteklemek için acil durum fonları taahhüt etmişti. Ne var ki, bu kritik finansmanın, yardım alan ülkelerdeki siyasi irade, aciliyet ve şeffaflık ile eşleştirilmesi şartı da koşulmuştu.

Venezüela açısından bakıldığında, yardım ve sağlık müdahalesi, siyasi bir şantaj konusu haline gelebilir. Gerek Dünya Bankası, gerek Birleşmiş Milletler emperyalizmin siyasetlerini ‘sosyal’ vakalarla birleştirerek insani yardımları siyasi müdahaleler için kullanıyor. Bu ise insani trajedilere yol açıyor.

İlk koronavirüs vakası açıklanan Venezüela’da ülkenin sağlık sistemi çökmüş vaziyette. Hastanelerin çoğunda elektriğe veya suya düzenli erişim imkanı yok ve bazı hastanelerin departman kapasiteleri kısıtlı, bazıları kapandı.

Venezüela’nın halk sağlığı altyapısı o kadar zayıf ki, 2019 yılında sıtma vakalarında dünyanın en yüksek sayıda hasta sayısına ulaştı. Kızamık ve difteri gibi aşı ile önlenebilir hastalıklar da engellenemedi.

Güney Amerika’daki ilk COVID-19 vakası 26 Şubat’ta Brezilya’da rapor edildi. O zamandan beri vakalar bölgedeki çoğu ülkede doğrulandı, ve dün nihayet Venezüela’da da bir vaka açıklandı.

Venezüela’nın sınırlarının ve havaalanlarının açık kaldığı göz önüne alındığında, vaka sayısı çok daha fazla olabilir ve Venezüela sağlık sisteminin olası bir salgınla nasıl baş edeceğini tahmin etmek çok zor.

Yerel bir tıbbi kaynağın bu hafta yaptığı açıklamada, şu anda yaklaşık 32 milyonluk bir nüfus için sadece 300 tanı testi yapıldı. Venezüela hastanelerinin yaklaşık yüzde 70’inde test yok.

Venezüela’nın çökmekte olan sağlık sistemi ve altyapı ve kitlesel göç, Venezüela’da koronavirüs salgınını bir felakete çevirebilir.

Bu gerçeklik tüm insanlığın sırtına bir sorumluluk yüklüyor: Yeterli insani yardımın temin edilmesi bir zorunluluktur.

2014 yılına kadar Venezüela düzenli hastalık ve ölüm raporları yayınlayan güçlü bir epidemiyolojik gözetim altyapısına sahipti. Sonra iki yıllık sessizlik geldi. Sağlık Bakanı Antonieta Corporale nihayet 2016’da konuştu ve bebek ölümlerinin yüzde 30, anne ölümlerinin yüzde 65 arttığını gösteren veriler yayınladı ve kovuldu.

O zamandan beri hükümet herhangi bir epidemiyolojik rapor yayınlamadı. Verilerin toplanıp toplanmadığı belli değil.

Venezüela’nın sağlık altyapısı o kadar zayıf ki, virüse karşı en temel önlem önerisi -el yıkama- sağlık hizmeti çalışanları için bile zor. Halkın suya ulaşımında ciddi problemler var, sık sık sular kesiliyor.

Venezüela hastanelerinde sabun ve dezenfektanların kliniklerde ve hastanelerde neredeyse hiç bulunmadığı söyleniyor. Enflasyon arttıkça ve maaşlar devalüe edildikçe evden kendi malzemelerini getirmeleri de imkansız hale geldi.

Başkent Karakas’taki devlet hastaneleri de düzenli olarak su sıkıntısı çekiyor. Uzak hastanelerde, kesintiler aylarca devam ediyor. Hastalardan ve personelden içmek ve bazen de tuvaletleri yıkamak için kendi sularını getirmeleri isteniyor.

Bu durumda Venezüela’da COVID-19 ortaya çıktı; şimdi sağlık çalışanlarına ve hastalara ne olacağını hayal etmek zor. Bir hastanede sadece bir vaka, zaten hasta olan hastaları riske sokarak sistem içinde bulaşmaya yol açabilir.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, onaylanmış koronavirüs hastalarının yaklaşık yüzde 3.4’ü öldü. Temel röntgen, laboratuvar testleri, yoğun bakım yatakları ve solunum cihazlarının eksikliği nedeniyle karmaşık bakım için kapasite bulunmayan Venezüela’da ölüm oranı daha yüksek olacaktır.

Bu koşullar altında, hasta insanların hastanelerden tamamen kaçınmaları en iyisi olabilir. Örneğin, salgının toplumda veya hapishanelerde yayılması, temel halk sağlığı önlemlerinin yokluğunda hızlı bir şekilde gerçekleşebilir.

Bulaşıcı hastalıklar, birçok Venezüela’nın karşı karşıya olduğu yoksulluk, kalabalık yaşam tarzı ve yetersiz beslenme koşullarında hızla yayılıyor.

El yıkama ve tecrit, karantina gibi temel önlemlerin uygulanması, su kıtlığının rutin olduğu, malzemelerin pahalı olduğu ve insanların yiyecek bulmakta zorlandığı bir ülkede hayli zor olacaktır.

Venezüela’da bir koronavirüs salgını hiç kuşkusuz Latin Amerika’nın geri kalanını tehdit edecektir. Venezüela’daki kriz, on yılda bölgedeki en büyük göçe yol açtı: 4.9 milyondan fazla Venezüella ülkeyi terk etti, birçoğu da ortadan kaldırılmış hastalıkları da beraberinde götürdü.

2016 yılında, Pan Amerikan Sağlık Örgütü Amerika’yı kızamık hastalığını ortadan kaldıran ilk bölge ilan etti.

Ne var ki, ABD’nin ablukası sonucu oluşan Venezuela’daki aşı kıtlığı ve sağlık hizmetlerinin bozulması 2018’de 14 ülkeye yayılan kızamık salgınına yol açtı.

Komşu ülkelerin sağlık sistemleri, Venezüela’dan göç edenlerin sağlık ihtiyaçlarını karşılamaya zorlanıyor. Venezüela’da bir koronavirüs salgınının sadece işleri daha da kötüleştireceğini söyleyebiliriz.

Tüm dünyanın devreye girmesi gerekiyor. ABD Venezüela’nın durumunu süistimal etmek, Venezüela’da kendi kuklası bir rejim tesis etmek için yaşanan krizi kullanmak istiyor. Oysa kendi ayağına kurşun sıkıyor. Bir ülkedeki sağlık sorununun o ülkenin sınırlarında kalmadığı görüldü.

Venezüelalı göçmenlere ev sahipliği yapan ülkeler, özellikle Kolombiya ve Brezilya, göçmenlerin sağlık ihtiyaçlarını karşılamak için diğer ülkelerden insani desteğe ihtiyaç duyuyor. Bu yardım, bölgede yükselen yabancı düşmanlığına karşı koymak için de çok önemli.

Trump yönetimi Venezüela’ya yönelik insani yardımların önündeki en önemli engel. İnsani yardımlar ABD’nin yaptırımları kapsamında olmamasına rağmen Trump iktidarı bu alanda “centilmence” oynamıyor.

Venezüela’daki bu genel durum, en temel sağlık hizmetlerinde sorun yaşayan başka ülkelere de uyarlanabilir. Herkes futbolcu Ronaldo gibi ada satın alıp kendini dünyadan izole edemeyeceğine göre, dünyadaki tüm insanların sorununun aynı zamanda diğer tüm insanların sorunu olduğunu bilerek davranmak gerekiyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,155BeğenenlerBeğen
17,030TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol