Gazete REDTruman Show 4: Referandumda #HAYIR Cephesi

Truman Show 4: Referandumda #HAYIR Cephesi

Truman Show, başından beri Erdoğan’ın fiilen yürüttüğü tek adam rejimine önce Başkanlık, çok tartışmalı hale gelince de Cumhurbaşkanlığı Sistemi adı altında meşruiyet kazandırmak ve referandumda “Evet” için rıza üretmek üzere tertip edildi ve çekimleri devam ediyor.

İçerde ve dışarda gelişen bütün olumsuzluklar hamasetin, manipülasyonların, yalanların, çarpıtmaların eşlik ettiği söylemlerle ters yüz edilerek servis ediliyor. Muhalif herkesi düşmanlaştırarak, olumsuz her gelişmeyi kurulmuş komploların sonucu gibi göstererek oynanan algı oyunu çökmek üzere. “Dolar teröristleri”nden Hulusi Akar’ın Kardak turuyla yarattığı krize, kamu bankaları ve şirketlerinin Varlık Fonu’na aktarılmasına, yeni bir KHK ile muhalif akademisyenlerin üniversitelerden uzaklaştırılmasına ve bütün kayıplara rağmen sınırlı da olsa bir başarı olarak pazarlanmak üzere Suriye’deki askeri varlığı sürdürme ısrarına kadar bütün hamleler ülkeyi çekimleri sürdürülen Truman Show’un sonuna yaklaştırıyor. Bunlar, çözümsüzlük içinde debelenen Saray iktidarı ve onun meclis kolu AKP ile yardakçılarının son kozlarıdır. Bundan sonrası, göze alabilirlerse açık faşizm ve iç savaştır.

Toplumun sadece solunda değil, sağında yer alan kesimlerinde de “Hayır” itirazı bir refleks olmaktan çıkıp kendi gerekçeleriyle beraber örgütleniyor. Tam da bu nedenle iktidar tarafından “Hayır” kampanyalarının kriminalize edildiği ve marjinalleştirmek üzere yürütülen operasyonlarla etki alanının daraltılmaya çalışıldığı, meydanların “Evet” diyenlere açık, “Hayır” diyenlere kapalı olduğu, kapatılamadığı yerlerde de provoke edildiği sancılı bir süreç, koşulları her geçen gün daha da ağırlaştırılarak sürdürülüyor. Silahlı saldırı ve göz altılarla örneklerini görüyoruz.

Kılıçdaroğlu ve yönetimi, meclis dışı muhalefetin verdiği mücadelelerin önündeki engelleri umursamıyorsa, laiklik savunusu yapan insanlara yönelik gözaltı ve tutuklamalara yeterince ses çıkarmıyorsa, Ali Şeker’in Meclis TV sansürünü delen kamerasını ve Niyazi Nefi Kara’nın hukuksuzluğu ilke edinmiş Saray vekillerinden birinin suratında patlayan yumruğunu sahiplenmek yerine varlığını Erdoğan’ın varlığına armağan etmiş olan Bahçeli ile görüşüp yine “kaygılarını ifade etmeyi” yeğliyor ve kafi görüyorsa bilin ki CHP yönetiminin yürüteceğini sandığınız “Hayır” kampanyası yürümeyecektir! Bezgin Bekir’in camın buğusuna yazdığı “Hayır”, Kılıçdaroğlu’nun suya yazdığı “Hayır”dan iyidir!

Bekarlara “kız bulma”yı vaat eden Davudoğlu’ndan sonra istihdam bürosu hizmeti verebileceğini sanarak işsizlere iş bulmayı vaat edebilen Kılıçdaroğlu ve CHP yönetiminin muhalefet anlayışına ve olası “birleşik muhalefet” çağrıları içinde CHP’nin yerine dair tartışmalar bitmiştir. CHP yönetiminin, burjuvazinin dümen suyunda – CHP’yi Yenikapı ruhu üzerinden Saray’a eklemleyen – politikasızlığın politikasını yönetmek, küçük harflerle yazdığı “Hayır”ı genel seçimlerden bildiğimiz o %25 barajında tutmak gibi ağır sorumlulukları var! Misyonu budur.

CHP’nin iki elin parmaklarını geçmeyen sol muhalif milletvekilleri, gençlik kolları, il ve ilçe teşkilatları üyeleriyle beraber kendi “Hayır” kampanyalarını oluşturup yönetmek konusunda kendi başınadır. “Hayır”ı, genel merkezi aşan bir bilinç ve iradeyle sahiplenerek kendi seçmenleri ve meclis dışı muhalefetle dayanışma içinde yürütmeli ve büyütmelidirler.

Haziran ve diğer meclis dışı muhalefet örgütleri de Hayır kampanyalarını, yürütülen diğer kampanyaların etki alanını genişletecek biçimde örgütlemelidir. Eksik bırakılmış muhalefet alanları hızla doldurulmalı, erken bir “erken seçim” perspektifi ile çalışılmalıdır.

Referandumdan çıkacak kesin bir “Hayır”dan sonra da, fiili başkanlığı gayri meşru biçimde ruhsatsız yönetmeye niyetli olan Erdoğan’la mücadelenin yine bizi beklediği hepimizin malumudur.

Bütün muhalif kesimler, kendi “haklı” gerekçeleri üzerinden “Hayır” cephesini genişleterek referandumda Saray’a bir yenilgi yaşatmak, Saray’ı arzu ettiği o “anayasal” korumadan mahrum etmek motivasyonuyla çalışmalıdır.

“Hayır” kampanyalarında, klişeleşmiş soyut slogan kalıplarıyla halkı ıskalamak yerine anayasa değişiklik paketindeki onsekiz maddenin her birinin yaratacağı sonuçlar halka tek tek anlatılmalıdır. Bunlar anlatılırken, AKP’nin ekonomiden dış siyasete kadar kullandığı tüm suni argümanlar paramparça edilmelidir.

Hocaların hocası Korkut Boratav, KHK ile yapılan ihraçları protesto etmek isteyen akademisyenlere destek vermek üzere bulunduğu Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü’nde gerçekleşen polis saldırısı üzerine “Bu saldırılar Almanya’daki Nazi rejiminde dahi görülmemiştir. Kötümserlik yapmayacağız. Türkiye’nin birikimi referandumda “Hayır” diyecek kompozisyondadır” dedi. Haklıdır.

Türkiye Devrimci Solu da, referandumdan çıkarılacak bir “Hayır”ı örgütleyecek birikim ve donanımdadır. Bu faşist dalganın durdurulmasında ilk adım, Saray iktidarının 7 Haziran’dan sonraki ikinci yenilgisi için bu birikimi seferber ederek “HAYIR”ı büyük harflerle Sarayın duvarına kazımaktır.

Yazının Devamı;

12 Şubat, Pazar; Truman Show 5: Boykot ve Evet’e Karşı Hayır!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,815BeğenenlerBeğen
17,090TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol