Gazete REDTiktatör!

Tiktatör!

Devlet Bahçeli’nin diktatörlük konusundaki fevkalade önemli tespitlerini mutlaka izleyiniz…

Metin Akpınar demokrasinin önemine vurgu yaptı. Demokrasiden vazgeçip diktatör ‘seçen’ ülkelerden bahsetti, ülke ismi, diktatör ismi vermedi. Genel konuştu.

Erdoğan bu konuşmadan payını çıkarıp anında Yargı’ya talimat verdi.
Aç parantez: Yargı’yı kendi arkasını korumak için silah olarak kullanmak da diktatörlerin özelliklerinden biridir. Hitler’in hakimleri de “Führer olsa ne karar verirdi” diyerek karar verirlerdi. Kapa parantez.

Neticede Metin Akpınar ve beraberinde Müjdat Gezen gözaltına alındı. Bence Akpınar çok önemli bir konuya parmak basmıştı.
Diktatörlerin sonları, diktatör olmaya heveslenen yarım akıllılar tarafından ibret olması maksadıyla iyi öğrenilmelidir.

Demokrasi herkes içindir, hukuk herkes içindir. Ama diktatörlük bir kişi içindir. Ve o kişi muhtemelen klinik bir vakadır. İktidarın hasta bünyelere “güç zehirlenmesi” şeklinde yan etkisi vardır. Güç zehirlenmesi yaşayan hasta kişiler diktatör olur.

Bu güç zehirlenmesinin ilacı tarih bilimidir. Çünkü tarihe bakıldığında, diktatörlerin nasıl bir sonlarının olduğu yazılıdır. Evet, diktatörler geçmişten ders almalıdır.

Bilinen bazı diktatörlerin sonlarına geçmeden önce özelliklerine de kısaca değinmekte fayda var.

  • Yargıyı, medyayı, askeri, polisi emirleri altına alırlar.
  • Halkı korku salarak, tehdit ederek sindirmeye çalışırlar.
  • Kendilerini bulunmaz hint kumaşı zannederler. Ülkelerinin yalnızca kendilerinden ibaret olduğunu düşünürler.
  • Halk ekonomik sıkıntılar içinde yüzerken kendileri saraylarda yaşarlar, israfın dibine vururlar.
  • Muhaliflerinin üzerine çullanırlar. Yalan söylerler, iftira atarlar.

Örneğin, Saddam Hüseyin’in de milyonlarca taraftarı vardı. Devlet emrindeydi. Astığı astık, kestiği kestik idi. Halka korku salıyordu. Lağım faresi gibi bir çukurda yakalandı, kudretli yaşamı darağacında son buldu. Kendisini destekleyen halkı, terliklerle heykellerini dövdü.

Hitler yakalanacağını anlayınca intihar etti.

Mussolini yine kendi halkı tarafından öldürüldü.

Örnekleri çoğaltabiliriz kesinlikle. Ama şu bilinmelidir ki tarihin çöplüğü ölü diktatörlerle doludur ve hepsinin sonu aşağı yukarı aynı olmuştur.

Bizler, her daim demokrasiden ve hukukun üstünlüğünden yana olduk. Yarın öbür gün malum diktatörlük heveslisinin başına benzer şeyler gelecek olsa kendisine ilk tekmeyi vuracak kendi yandaş ve yalakaları olacaktır. Bu nettir.

Ve bizler bugün söylediğimiz ne ise o zaman yine aynısını söyleyeceğiz.

Demokrasi, hak, hukuk, adalet!

Not: Diktatör olmayanlar lütfen bu yazımı üzerine alınmasın.

Bilal Erdoğan “diktatörler” konusunda konuşuyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

23,984BeğenenlerBeğen
16,906TakipçilerTakip Et
1,350AboneAbone Ol