Tayyip’e gelen hediyeler ne olacak?


Tayyip Erdoğan’a Katarlıların hediye ettiği uçak, yeni bir ‘saray’ olarak da görülebilir…

Kamu görevinde bulunan kişilere hediye verilmesi hassas bir konu. Hediye ya da hibe dediğimiz şey rüşveti en kolay kamufle etme hali çünkü. Bu sebeptendir ki kamu görevinde bulunan kişilerin bu konuda hassas davranmasında fayda var. Öte yandan, kamu görevlilerinin hediye kabulü yasalarla da kısıtlanmıştır.

3628 sayılı Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu‘nun ‘Hediye ve Hibe’ başlıklı 14. maddesine göre kamu görevlisi açısından hediyenin 10 gün içinde defterdarlığa değer takdiri için gönderilmesi gerektiği, hediyenin kanunda belirtilen değeri aşması halinde ise, hediyenin ilgilinin çalıştığı kuruma verilmesi gerektiği, aksi davrananlar hakkında 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası olduğu bildirilir.

Tele1 Washington temsilcisi Yılmaz Polat, Lobiler ve Ajanlar kitabında ABD’yi ziyaret eden Türk siyasetçilerin ABD’li yetkililere verdikleri hediyelerden bahsetmiş. Kitapta şu bilgiler de yer alıyor:

“ABD yasalarına göre Başkan dahil herhangi bir devlet görevlisi aldığı hediyeyi bildirmek zorundadır. Yasalar, hiç bir görevlinin ‘ bu hediye bana geldi, kime ne’ demesine izin vermez.”

Aslına bakarsanız bizdeki yasalar da ABD’deki yasalardan farklı değil. Peki sorun nerede? Kitaptan devam edelim…

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül , 22 Eylül 2010 tarihinde Başkan Obama’ya Washington ziyaretinde 1.360 dolar değerinde 24 ayar altın kaplı Osmanlı Koleksiyonu kasesi ve gümüş bir dolma kalem seti hediye etti. Her hediyenin karşılığında şu cümle yazıyor: “Kabul edilmemesi hem hediye sahibi hem de Amerikan Yönetimi için utandırıcı olurdu. (Non-acceptance would cause embarrassment to donor and U.S. Government.)”

Ayrıca, hediyenin akıbetiyle ilgili bilgi de veriliyor. Hediyelerin çoğunlukla arşive kaldırıldığı bildiriliyor.

Abdullah Gül 22 Eylül 2013 tarihli Washington ziyaretinde de Barack Obama’ya 690 dolar değerinde bir hediye vermiş, Başkan Obama’da buna karşılık, Gül’e 2 bin dolar değerinde özel baskı el yapımı cam biblo (Special Edition of Hand- Blown Bonfire Basket Set with Plexiglass Case) hediye etmiş. 20 Eylül 2010 tarihli resmi kayıtta da Hayrunisa Gül’ün Michelle Obama’ya 965 dolar değerinde kolye, küpe ve bir kutu pelit marka çikolata hediye ettiği yer alıyor. Bayan Gül ayrıca Başkan Obama’ya ‘Lale ve hançer’ motifli, fildişi ve pırlanta süslemeli kol düğmeleri hediye etti.

Gül çiftinin hediyeleri yasalara göre, Obama ve eşi tarafından kabul edilmedi, arşive gönderildi.

Başbakan Tayyip Erdoğan 2013 yılı Mayıs ayında Washington’a yaptığı ziyarette, Obama’nın ilk adı olan Barack’ın okunuşunun yazıldığı (Barak) Hüseyin Obama yazılı 1.200 dolar değerinde bir hat sanatı ve bir altın çerçeve hediye etti. Obama da lazerle kristal içine işlenmiş ABD’nin sembolü olan kartal bir hediyeyle karşılık verdi. Obama’nın hediyesi de kayıt altına alınıp arşive verildi.

Emine Erdoğan ise Obama’ların iki kızına 880 dolar değerinde inci ve dantel detaylı iki bej şal ile gümüş çerçeveli iki el aynası hediye etti. Obama’nın kızları şal ve aynaları göremeden arşive kaldırıldı.

Ahmet Davutoğlu 29 Kasım 2010 tarihli kayıtta, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’a 940 dolar kıymetinde yaprak desenli gümüş bir çanak verdi. 21 Temmuz 2010 tarihli kayıtta da Türk Dışişleri Clinton’ların kızı Chelsea ve eşi Marc Mezvinsky’e 940 dolar değerinde vazo hediye ettiği görülüyor. Bu hediyeler de ötekiler gibi arşivde.

Kayda geçirilen hediyeler arasında Bülent Arınç’ın Başkan Yardımcısı Joseph Biden’a 2013 yılında Washington’a yapılan ziyarette verdiği 480 dolarlık cam sürahi de bulunuyor.

Dönelim bize…

Katar’dan Erdoğan’a uçaktan sonra şimdi de otobüs hediye geldi. Kimileri buna “hibe” diyor, kimileri “hediye” diyor ama bence ikisi de değil.

Bunun esas adı olsa olsa ‘avanta’ olur. Ve ‘avanta’ bir şeylerin karşılığında verilir. Ayrıca kanuna göre asgari ücretin 10 katından daha değerli hediyeleri envantere kaydetme zorunluluğu bulunurken, daha önce yine Katar tarafından ‘hediye’ edilen uçağın Erdoğan’a mı yoksa Cumhurbaşkanlığı makamına mı hediye edildiği belirsiz.

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün görev yaptığı sürede kendisine gelen hediyeleri “Cumhurbaşkanı 3628 sayılı kanundan muaf” gerekçesiyle iade etmediği biliniyor. 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ise görevi süresinde gelen hediyelerin tamamını iade etmiş.

Erdoğan hediyeler konusunda şimdilik net bir açıklama yapmaktan kaçınırken gelen hediyelerin devletin mi yoksa Erdoğan ailesinin mi olduğu henüz bilinmiyor.
Öte yandan daha can alıcı bir soru ise güncelliğini koruyor.

Katar Türkiye’ye ya da Erdoğan’a neden hediye üstüne hediye veriyor?

Tabii hediye ise…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here