Gazete REDTayyip Erdoğan’la çay toplayan Yargıtay Başkanı’nın bağımsız yargı konuşması!

Tayyip Erdoğan’la çay toplayan Yargıtay Başkanı’nın bağımsız yargı konuşması!

Yeni adli yıl bugün başladı. Adli yıl açılışı nedeniyle Yargıtay Konferans Salonu’nda  düzenlenen törene Başbakan Binali Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yargı üyeleri katılıyor.

Açılış konuşmasını yapan Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, “Adalet toplum ve devlet arasındaki bağdır. Yargıtay Başkanı: Hak ve özgürlüklerin korunması yargının yürütmeden ve hükümetten ayrı olmasına bağlıdır” diyerek hepimizi şaşırttı.

Hatırlarsınız içlerinde Yargıtay Başkanı Cirit’in de bulunduğu yüksek yargı üyeleri geçen yıl, 2016’da Tayyaip Erdoğan’la birlikte seyahat etmiş ve  Rize’de birlikte çay toplamışlardı. Günlerce gündemde tartışma konusu olan ve bu görüntülerle toplumun hukuka olan inancının son bulması hala akıllarda iken, yeni adli yılda böyle haktan, özgürlükten ve yargının bağımsızlığından bahsetmesi hayli şaşırtmasına rağmen hiçte inandırıcı gelmedi.

Neredeyse yargının ve yargı üyelerinin tamamının KaçAK Saray’a bağlandığı, Tayyip Erdoğan’a biat ettiği Türkiye gündeminde ve siyasetinde kürsüye çıkıp konuşan Yargıtay Başkanı Cirit, “Yargıtay’ın kurulmasına etken olan en önemli nedenlerden biri ‘kuvvetler ayrılığı’ ilkesidir” dedi. “Günümüz terminolojisi ile ifade etmek gerekirse, temel hak ve özgürlüklerin korunması yargının yürütmeden ve hükümetten ayrı ve bağımsız olmasına bağlıdır” ifadesini kullanan Yargıtay Başkanı, “Bu tarihsel vurgu Yargıtay’ın kurum kültürünün de temelini oluşturmaktadır” şeklinde konuştu.

Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit’in koruşmasında vicdani kanaat uygulamasına da dikkat çekti. Cirit, Hakimin anayasayı kanunu ne derece iyi bilmesi gerekiyorsa bi okadar da vicdan sahibi olması gerekir” dedi.

Rüştü Cirit’in açıklamalarının öne çıkan bölümleri şöyle:

Türk yargısı adalet sistemini ele geçirmeye çalışan FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarına karşı çok kısa sürede güçlü refleks göstermiş, özellikle darbe girişiminin ortaya çıktığı ilk saatlerde bu kişileri görevden uzaklaştırmıştır. Yaklaşık 40 yıldan beri diğer kamu kuruluşlarının yanı sıra adalet teşkilatına da sızanların teşkilattan ayıklanması yargı sisteminin çok önemli bir başarısıdır. Bu anlamda Türk yargısı 15 Temmuz darbe girişimine karşı en etkili ve cesur adımları atarak Yüce Türk Milletinden aldığı kutsal emaneti, sadece ve sadece yüce Türk Milletinin üstün yararına kullanılabileceğini göstermiştir. Emanete ihanet ederek, kamu görevini ve özellikle yargı yetkisini belli bir örgütün amaçları doğrultusunda kullananlara ise adaletten başka bir borcumuz bulunmamaktadır. Bu kişilerin adil bir şekilde yargılanması, hukukumuzda öngörülen cezalara çarptırılması ve sarsılan kamu düzeninin yeniden tesisi kuşkusuz sağlanacaktır. İşleyen yargı sürecinin titizlikle yürütülmesi, mahkumiyetlerin objektif delillere dayandırılması, adil yargılama hakkına saygı gösterilmesi hem mağduriyetleri önleyecek hem de bir kısım suçların suçluların cezasız kalmasına engel olacaktır. Bizim görevimiz, duyguyla, coşkuyla, önyargı ile davranmak değil, Türk hukuk sisteminin son yıllarda büyük bir başarıyla yükselttiği insan haklarına ilişkin standartlardan taviz vermeden objektif delillere göre karar vermektir.

Erdoğan katılmadı

2016’da ilk kez KaçAK Saray’da yapılan adli yıl açılış töreni, bu yıl yeniden Yargıtay Konferans Salonu’nda yapılıyor. Tayyip Erdoğan, bu yılki törene katılmadı.

Feyzioğlu da adli yıl açılışına katılmadı

Metin Feyzioğlu, adli yıl açılışına katılmadı. Feyzioğlu, ‘alkışlamaya gitmeyiz’ dedi.

Duvar’da yer alan habere göre, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, Yargıtay’ın ev sahipliğinde bugün yapılacak adli yıl açılış törenine katılmayacağını açıkladı. Feyzioğlu, açılışa konuşmacı değil, dinleyici olarak davet edildiğini belirterek, “Biz, gerçek sorunların hiç kimseden çekinilmeksizin konuşulmadığı bir yere sırf alkışlamak için gitmeyiz. Yargıtay’dan da kendisine ve şanlı tarihine yakışanı yapmasını ve geleneği yeniden başlatmasını bir kez daha talep ediyoruz” dedi.

Feyzioğlu, yaptığı yazılı açıklamada, 3 yıl öncesine kadar Türkiye’de çok doğru ve sağlıklı bir yargısal gelenek bulunduğunu, Yargıtay Başkanı ve Türkiye Barolar Birliği’nin, yargının sorunlarını, devleti yönetenler ve yönetmeye talip olanlar önünde konuştuğunu belirtti.

Avukat Turgut Kazan Yargıtay Başkanı Cirit’in neden seçildiği konusunda o dönem şöyle konuşmuştu. Yeni adli yıl açılış konuşmasında bağımsız tarafsız yargıdan dem vuran başkanı bir daha hatırlayalım:

Bu doğrudan Cumhurbaşkanı’nın istediği bir resim. Şaşırmadım çünkü Yargıtay Başkanı Cumhurbaşkanı’na çok yakın bir isim. Sayın Cirit’in başkanlığa seçileceği de önceden anlaşılıyordu; yazılıyor, çiziliyordu. Haberlerde bile açıkça söyleniyordu ‘Cirit Yargıtay Başkanı seçilecek’ diye.

Neden Cirit seçildi?

Özellikleri var. Bir; “Akbil’de Yolsuzluk” davasında Erdoğan için beraat kararı vermiş bir yargıç. O beraat kararından sonra Yargıtay’a geçen bir yargıç. İki; 17-25 Aralık sürecinde, anlı şanlı(!) ombudsmanımız Ömeroğlu ile beraber, soruşturmanın savcısıyla görüşmek, onu ikna etmek üzere kalkıp Ankara’dan Bursa’ya giden bir yargıtay üyesiydi o zaman. Ve ilk turda da seçtiler. O yüzden Rize’de çay toplama ve Kırşehir’de siyasi liderlere en ağır sözleri söylerken yargıçların Cumhurbaşkanı’nı alkışlama görüntülerine hiç şaşırmadım. Ama sizin aracılığınızla bir çağrıda bulunmak istiyorum: Bu durumda Yargıtay ve Danıştay Saray’a taşınsın. Nasıl olsa Saray’da oda bol. Mesafeler de ortadan kalkar; bağlılıkları daha anlamlı ve sıcak olur. Daha kolay teşvik-i mesai yaparlar böylelikle. Nasıl olsa Erdoğan’a devlet başkanımız da diyorlar. Yargıtay ve Danıştay binaları da öğrencilere yurt olarak tahsis edilsin. Nasılsa yargıya bir yararı kalmadı, hiç değilse öğrencilere bir faydası olur. Böyle bir çağrıda bulunmak istiyorum. Tabloyu nasıl gördüğümün net yanıtı da budur aslında.”

 

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,154BeğenenlerBeğen
17,031TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol