Gazete RED‘Tanık’ Mehmet Faraç neden kaçıyor?

‘Tanık’ Mehmet Faraç neden kaçıyor?


Mehmet Faraç kendisinin nasıl bulunabileceğini, “hayatında ilk defa nezarete atıldığında” anlatmıştı!

Cumhuriyet Gazetesi davasında duruşmalara gelmekten ısrarla kaçınan ve Savcılık tanığı olduğu söylenen Mehmet Faraç’la ilgili muamma sürüyor. Aydınlık Gazetesi’nde köşe yazarlığı yapan Mehmet Faraç için tebligat gönderilen Aydınlık da, Faraç için, “Burada çalışmıyor” diyerek tebligatı geri çevirdi!

Cumhuriyet Gazetesi’nde çalışırken “bir kadın çalışanı saçlarından sürükleyerek tartakladığı” gerekçesiyle işine son verilen Mehmet Faraç, daha sonra gazetenin aleyhine yazılar kaleme almıştı. Gazeteye Fethullahçılar tarafından operasyon çekildiğini öne süren Mehmet Faraç, şöyle yazmıştı:

“Cumhuriyet’teki ideolojik dönüşüm, sansür, tasfiye ve liboş kadrolaşması İlhan Selçuk’un 2010 yılının Mayıs ayında ölmesiyle başladı…

Zaten o tarihlerde gazetede sıradan bir avukat olan Akın Atalay da Amerikan Hastanesi’nde yatan Selçuk’un öleceğini anlayınca dönüşüm için çoktan düğmeye basmıştı…

Atalay ne pahasına olursa olsun gazetedeki cakasını korumaya çalışan Hikmet Çetinkaya’yı kolayca yanına alınca, ‘başkan’lık koltuğu vaat ettikleri Orhan Erinç’i ikna etmekte de hiç zorlanmadılar… Cumhuriyet’te etliye sütlüye karışmadan haftada bir iki gün anılarını yazan Erinç, salt koltuk uğruna ne yazık ki asırlık gazetedeki vahim dönüşüme sessiz kaldı…

İlhan Selçuk’un ölümü üzerine yasa gereği gazeteyi yayımlayan Cumhuriyet Vakfı’na en geç bir ay içinde yeni bir üye seçilmesi gerekiyordu. İşte gazetenin siyasal ve ekonomik erozyonunu başlatan hizip de bu toplantıda açığa çıktı…

Atalay-Erinç-Çetinkaya üçgeni Selçuk’un yerine Çetinkaya’nın en yakını Hakan Kara’yı, gazetedeki Atatürkçü kesim ise Şükran Soner’i aday gösterdi… Mustafa Balbay, Alev Coşkun ve arkadaşlarıyla birlikte hareket edince kendilerine sözde ‘yenilikçi’ diyen hizipçi tayfa o seçimi kaybetti, Selçuk’un yerine de Soner seçildi…

TRUVA OPERASYONU!..

Cumhuriyet yönetimindeki her ölüm olayı ne yazık ki gazeteyi de siyasi ve ekonomik olarak biraz daha çöküşe yaklaştırdı!!! Çünkü Cumhuriyet Vakfı yöneticilerinden Aydın Aybay’ın Mart 2013’teki kaybı gazetedeki hizipçi kadroya yeniden ‘sızıntı’ olanağı verdi…

Yani Aybay’ın yerine yeni üye seçiminin yapılacağı toplantı Cumhuriyet’teki Truva kadrolaşmasının da önünü açtı. Cumhuriyetçi üyeler Aybay’ın yerine Mustafa Pamukoğlu’nu önerince, ‘2.cumhuriyet’çi- hizipçi tayfa Önder Çelik’i aday gösterdi… Derin oyun da işte burada başladı…

Akın Atalay, cezaevinde olduğu için toplantıya gelemeyen Mustafa Balbay’ın vekaletle gönderdiği oyu kabul ederken, ne ilginç ki, Galatasaray Üniversitesi adına yapılan ‘resmi bir toplantı’ için Paris’te olan İnan Kıraç’ın vekaletini kabul etmedi!.. Hem de Yargıtay’ın ‘vekaletle oy kullanımı’yla ilgili kararlarını hiçe sayarak!..

Müfettiş raporlarına göre Alev Coşkun, oylamada bir vekalet kabul edilirken diğerinin reddedilmesinin ‘yasadışı’ olduğunu belirterek Atalay’a karşı çıktı ancak Orhan Erinç bu uyarıları göz ardı ederek seçimi yaptırdı… Sonunda iki aday da 5’er oy alınca, Atalay-Çetinkaya hizbinin adayı Önder Çelik, başkan Erinç’in oyuyla yönetime seçildi…

İşte mahkemelik de olan bu toplantının ardından Cumhuriyet’te ipler Fethullah medyasına yönelik operasyonlara imza desteği ve yayın politikasıyla karşı çıkan Atalay’la, Fethullahçılarla utanmadan kol kola giren Hikmet Çetinkaya’nın eline geçti…

Atatürkçülerin ve cumhuriyetçilerin kalesi olarak bilinen Cumhuriyet gazetesi işte vakıftaki bu sinsi “operasyon”un ardından Fethullah’ı ve PKK’yı her fırsatta manşetlere çıkartan, Pensilvanya ile Kandil’e yazarlarını gönderen ve Oktay Akbal gibi sembolleşmiş isimleri bile tasfiye ederek asırlık çizgisinden hızla uzaklaşan bir yayın organına dönüştü…”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,052BeğenenlerBeğen
17,009TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol