Gazete REDTahammülsüzlük…

Tahammülsüzlük…

  • SABRİ ENİŞ

Hoşgörüyü merkezine koyan toplumların önü hep açık olur. Bu esnekliğin artılarıyla, birçok ortak noktalarda bir araya gelinir. Mozaiği rengarenk olan coğrafyamızın, buna daha çok ihtiyacı var.

Bu ihtiyaçların karşılanmasında bireyin katkıları olabileceği gibi, daha etkili faktörler-değerler var: Kültür, sanat, edebiyat, felsefe vs. başlıcaları.

Her insanın eğilim, yetenek, hüner ve yaratıcılığı farklı. Birileri birden fazla, farklı zengin yeteneğe sahip olup, yer, zaman ve mekan olumsuzluklarına rağmen çıtalarını yükseltirler. Hatta bulundukları mekanın ve sağlık koşullarının olumsuzluklarına rağmen, o yeri kürsü haline getirebilirler.

Cezaevinde bulunan bir siyasetçinin Devran isimli öyküsü tiyatroya uyarlanınca, hoşgörüye tahammülsüzlüğü olanlar kıyameti kopardı. Hayata sıfır hoşgörü noktasında bakanların, zaten birçok değere tahammülsüzlükleri kaçınılmaz.

Kültür ve sanat bir toplumun kılcal damarlarıdır. Sanat; hislerin, duyguların, algıların, düşüncelerin düş gücü kullanılarak özgürce dizayn edilmesidir. Toplumun özüne bürünmesidir.

Shakespeare “Tiyatro; insanı, insana, insanla, insanca anlatma sanatıdır,” diye tanımlıyordu. Devran isimli öykü de insanları bir araya getirerek, insanı, insana, insanca anlatmıştır. Toplumun kılcal damarı olan sanat (Devran öyküsü), işlevini yerine getirmiştir.

Bilim, kültür ve sanattan yoksun (zihniyetleri gereği) olanlar ise, toplumun bu kılcal damarlarına neşteri vuruyor. Üzerine vazife olmadan ortaya atılanlar, elindeki neşterin her iki tarafından kırmızı sıvıyı akıtıyor.

Bir toplumun ilerlemesinde ve farklı renklerin bir arada olmasında, kadınlar önemli bir kuvvet. Devran isimli öykünün tiyatro salonunda Tuncelili, Hakkarili, Ordulu, Trabzonlu ve daha birçok şehirden kadın bir araya gelerek, aynı duyguları besleyen kadın ve erkekleri de yanlarına alarak Türkiye’nin mozaiğini çimentolaştırdılar. Sağlam temeller üzerinde binayi inşa ettiler.

Artık binada her rengin bir lokali vardır. Lokaller arası çay, kurabiye, simit sunumu başlamıştır. Eli kırmızı sıvılı neşter tutanlar hariç…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

23,973BeğenenlerBeğen
16,893TakipçilerTakip Et
1,350AboneAbone Ol