Gazete REDSurlular direniyor: Ne olursa olsun evimizi bırakmayacağız.

Surlular direniyor: Ne olursa olsun evimizi bırakmayacağız.

Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Alipaşa Mahallesinde, evleri yıkmak üzere mahallenin çevresi polis bariyerleriyle kapatıldı. Polisin bariyerlerle sararak zorla boşaltmak istediği Sur’da halk bariyerler önünde direnmeye başladı.

Polisin bariyerlerle sararak zorla boşaltmak istediği Sur’da halk bariyerler önünde direnmeye başlarken, bir video yayınlayan Zülfü Livaneli, “En büyük anıt insandır. Yalnız oradaki binalara değil insanlara yapılanlar da benim yüreğimi yaktı” diyerek Surluları sahiplenme çağrısı yaptı.

“Kentsel dönüşüm” adı altında Sur’un Alipaşa ve Lalebey mahallelerinde yaşayan halktan gasp edilir gibi alınan evlerin yıkımı sürerken, sabah saatlerinde polis birçok sokağı bariyerlerle sardı. Aralarında herhangi bir anlaşma olmamasına rağmen TOKİ tarafından gasp edilerek AKP yandaşlarına peşkeş çekilecek olan mahallelerinden çıkmak istemeyen halkın evlerine tek tek giden polisler, 2 saat içerisinde boşaltılması tehdidinde bulundu. Bunun üzerine bariyerlerin önünde oturan yurttaşlar, evlerini boşaltmayacakları söyleyerek, direneceklerini dile getirdi.

ZÜLFÜ LİVANELİ: SUR’A SAHİP ÇIKALIM

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür kurumu olan UNESCO’nun 1996’dan beri iyiniyet elçiliği görevini yürütürken, 25 Mayıs 2016’da “Sur’da tarih yok edilirken İstanbul zirvesinde ikiyüzlülük yapıldı” diyerek görevinden istifa eden Yazar Zülfü Livaneli de Sur’daki yıkıma ilişkin videolu bir mesaj yayınladı. Livaneli’nin Sur’un önemine vurgu yaptığı mesajı şöyle: “Sur benim için çok önemli. Hayatımda yer tutan bir yer. Çünkü büyük bir tarihi eser ve UNESCO’ya göre bütün tarihi anıtlar korunmalıdır. Ama bana göre en büyük anıt insandır. Yalnız oradaki binalara değil insanlara yapılanlar da benim yüreğimi yaktı. Ve ben bunu protesto etmek için UNESCO’daki elçilik görevimden istifa ettim biliyorsunuz. Yani ben Sur’u yüreğimde hiçbir zaman terk etmedim. Türkiye’de kendini sorumlu hisseden, bu ülkeye bağlı hisseden, bu toprağa ve Sur’a bağlı hisseden hiç kimsenin de terk etmesini istemem. Sur’a sahip çıkalım.”

GECEMİZ GÜNDÜZÜMÜZ KALMADI

Livaneli’nin vurgu yaptığı Surlu insanlardan, yıllardır 2 gözlü odada yaşanan Cuma isimli Surlu ise evini boşaltmadığı için bugüne kadar kendisine 15 bin TL para cezası kesildiğini, evlerinden çıkarılmak için devletin her türlü çirkin yönteme başvurduğunu dile getirdi. Evleri bariyerlerle sarıldığı için içeri giremediklerini aktaran Cuma, “Günlerdir elektriksiz ve susuz yaşıyoruz. Dayanacak gücümüz kalmadı. Şimdi de etrafımızı sardıkları için evi boşaltıyoruz. Bize bunu yaşatanlar Allah’tan belalarını bulsunlar. Gecemiz gündüzümüz kalmadı. Sürekli baskın ve tehditle karşı karşıya kaldık” dedi.

‘EVLERİMİZİ BOŞALTMAYACAĞIZ’

Bir başka mahalle sakini Saime Tunç da evleri bariyerlerle kaplanan ve boşaltılmak istenen mahallede oturuyor. Tunç, evleri için çok direndiklerini, ne olursa olsun evlerini boşaltmayacaklarını dile getirdi. Aylardır yaşadıklarına dikkat çeken Tunç, “Susuz ve elektriksiz kaldık. Yine de evimizi bırakmadık. Şimdi de evimizi bariyerlerle sarmışlar ve çıkmamızı istiyorlar. Evimizin dışına çıkamıyoruz. Çıksak girmemize izin vermiyorlar. Ne olursa olsun evimizi bırakmayacağız. Para teklif ediyorlar. Biz parayla satılmadık, şimdi de evimizi bırakalım” vurgusu yaptı.

PLATFORMDAN ACİL ÇAĞRI

Kent dinamikleri tarafından kurulan Sur’un Yıkımına Hayır Platformu da konuya ilişkin acil çağrı yaptı. Platformun çağrısı şöyle: “Bugün sabah saatleri itibariyle Suriçi’nin Alipaşa ve Lalebey Mahalleleri bariyerlerle çevrilerek abluka altına alınmıştır. Olası bu korkunç yıkımın karşısında durmak için tüm duyarlı kesimleri Sur’a sahip çıkmaya çağırıyoruz. Saat 14.00’da Alipaşa Muhtarlığı’nın önünde buluşmaya, herkesi çok acil bir şekilde bulunduğu yerden Sur’a geçmeye çağırıyoruz.”

Sur’daki gelişmeleri takip eden basın mensupları zorla bölgeden çıkarılırken, halkın bekleyişi ise sürüyor.

Diğer taraftan, Sur’un yıkılması kararlaştırılan mahallelerindeki kilise ve camiler, halkın su ihtiyacını karşılıyordu. Kilise ve camilerin suyu da kesildi. (haber ajansları)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,152BeğenenlerBeğen
17,031TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol