Şu ‘Suriyeliler’ meselesi…


Görüntüler, Türkiye’ye gelen Suriyeliler konusunda dikkatli bir tasnif yapmanın ve çözüm konusunda titiz bir politika geliştirmenin önemini gösteriyor…

Halk TV kadrosunun önde gelen isimlerinden Cüneyt Akman, sosyal medya hesabından Mudanya’daki gelişmelerle tekrar gündeme gelen ‘Suriyeliler’ konusu ve ‘ırkçılık’ tartışmalarını değerlendirdi.

Konuya aklıselimle yaklaşılmasını öneren Akman, ciddi bir gerilim kaynağı haline gelen ‘Suriyeliler’ meselesini doğru bir perspektifle ele aldı.

Akman şunları yazdı:

Mudanya ve “Suriyeliler” meselesi bana Türkiye solunun ezber davranışları bile geçip adeta içgüdüsel reflekslerle tavır aldığını düşündürdü. Bir grup kendini Kuzey Avrupa sol entelektüeli gibi görüyor. Yetmez Ama Evetçilik’in atlanan sebeplerinden biridir bu.

Kendine “ulusalcı” sol diyen kesim de çoğu kere, belki farklı ama yine neredeyse sadece refleksle tavır alıyor. İşin gerçeği her sosyal ve politik mesele gibi Suriyeliler meselesi de kendi içinde karmaşık ve her durum için ayrıca incelenip tavır alınması gereken bir konu.

AKP’nin Suriyeli “mülteci” politikası sonucu bu ülkeye gelen insanlar da çok farklı kategorilerde. Reyhanlı cenaze örneği gibi burada da islamcı faşizmi kurmak amaçlı içeri alınmış Suriyeli cihadçılar. Bunların bir an evvel sınır dışı edilmesine karşı çıkan var mı mesela?

Ya da Mudanya’da daha mevzuyu anlamadan refleksle “Irkçılık yapma” buyuranların, Suriyeliler, Kürt vatandasların çoğunlukta olduğu illere özel yerleştirilmesi planına karşı nasıl tepki gösterdiklerini hatırlayalım O ırkçılık olmamıştı.

AKP’nin Suriyelileri kitlesel içeri alışının bir sebebinin de tıpkı İsrai’e Rus Yahudilerinin göçü gibi demokrafik ve politik solun tasvip etmeyeceği politik sonuçlar ortaya çıkarmak olduğu da hesaba katılmalı. AKP bir anlamda “kendine uygun millet” oluşturma peşinde.

Her şeye rağmen Sol Suriyeliler meselesine “ulusalcı” olduğunu iddia eden kimileri gibi toptancı bakamaz. Sol, bir topluluğu sınıfsal olarak (da) ele alır bütün olarak değil. Yoksul, fabrikada yanan, sömürülen Suriyeli ile bir eli yağda olan ya da İslamcı aparatı olanları ayırır.

Doğru tutum şu olmalı: 1. Topluma entegre olmak isteyenlere toplumun değer yargılarına uyum göstermeleri için eğitmeli, gerekirse de makul sınırlar içinde hâttâ biraz zorlamalıdır. Mudanya belediyesinin yaptığı da böyle bir şey gibi görünüyor.

Yine doğru tutum: 2. Suriyelilere normal mülteci sıfatının verdiği hakları sağlamak, onların maddi manevi sömürülmelerinin önünde geçmektir. Ve 3. Ayrıca ülkelerine dönmek isteyenlere de teşvik edici imkanlar sağlanarak ülkelerine geri dönmeleri sağlanmalıdır.

Son olarak bunların gerçekleşmesi için Türkiye Suriye’de savaş ve saldırı politikalarını desteklemekten artık vazgeçmelidir ki, bu tek başına “Suriyeli sorunu”nın büyük bölümünü çözecektir.

Unutulmaması gereken: Önemli kısım Suriyeli bu ülkede hep yaşamaya devam edecek. Düşmanca tutumla ileride AKP’nin en sadık kitlesi haline gelmelerine kendi ellerimizle itmek yerine, özellikle emekçi olanlara yardım, ve toplumla bütünleşmeleri için çalışılmalı.

Son Haberler

Her yerde toplu mezar kazıyorlar!

https://youtu.be/_8BNmNbiYhU İktidarın koronavirüse karşı aldığı en ciddi önlem, toplu mezarları şimdiden hazır etmek!.. RED TV - Gaziantep'te çekilen toplu mezar görüntüleri ortalığı karıştırdı. Koronavirüse toplu mezar...

“Bilyelerimi vermem!”

https://youtu.be/OHWK1Ycm0jU Son dönemde rastladığımız en hızlı dönüş kabiliyetine sahip şahsiyetlerden biri olan Metin Feyzioğlu, Türkiye Barolar Birliği başkanlık koltuğuna kendisini zamkla zapt ederek şaşırtıcı hareketlere...

“Ahmaklık etmeyin!..”

Dünya Sağlık Örgütü: Ülkeler koronavirüsü kontrol etme şansını boşa harcamamalıdır... RED Haber - Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamayla, koronavirüsün yayılmasını önlemek...

Umre bombası patladı!

Virüsün dünyada yayıldığını bile bile umreye yollanan, sonra da hiçbir karantina işlemi uygulanmadan Anadolu'nun dört yanına dağıtılan umreciler ölmeye başladı. Onlarla temasa geçenler de...

“Brezilya geni dayanıklı…”

Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro, Covid-19 vakaları çoğaldığı halde "Brezilyalıların hastalık kapmadığını" iddia ediyor. Brezilyalıların genleri dayanıklıymış! Bizdeki palavracıları hatırlatıyor, değil mi? RED Haber - Brezilya...