Sorun!..

Ne bekliyorsunuz bu burjuvaziden? Bu ülkenin burjuvazisi, en şerefli, en fedakar aydınlarına, Cemgillere, Boranlara, Berkeslere, Boratavlara, Şeriflere ve daha nicelerine suculuk yaptırmadı mı? Hatta lokantacılığı, karpuzculuğu düşündürtecek kadar sefil bırakmadı mı? Sabahattin Ali’yi öldürüp, diğerlerine de, tıpkı Dink’e söylediği gibi, “Gidin buradan!” demedi mi? Onları yargılayıp, bin yalanla itin köpeğin önüne atmadı mı? Tan’ı bastırmadı mı? Gündem’i bombalatmadı mı? Niyazi Berkes hayatını nerede geçirdi? Muzaffer Şerif bu topraklardan kovulmadı mı? Sertellerin mezarları nerelerde? Musa Anter’i kim öldürdü? Nazım’ın bir dizesine, Aziz Nesin’in cansız aksine tahammül edebilir mi bu burjuvazi?

Ve kaçıncı perdesinde olduğumuzu unuttuğumuz oyun başladı yine. Dink’in çatlak tabanlı ayakkabısı, yüzüstü kapaklanmış cesedi… Terk etmişler mahali itler, başkaları üşüşmüş. Bu kez pazarlamak üzere; araya reklam alıp para kazanmak için. Sahte bir matem havası televizyonlarda ve sırıtan bir yüz zaman zaman: Şimdi kısa bir ara!..

Türk burjuvazisi acımasızdır. Ve kendisine öyle güvensizdir ki, siyasal iktidarını derhal bir Bonapart’a devretmeye hazırdır. Ve onun iki yüzlü, genellikle yalancı aydını, onun için doğru dürüst bir ideoloji üretemez, Tanzimat’la Meşrutiyet arasına sıkışmıştır, kimseyi ikna edemez.

Onun için burjuvazinin dinidir Bonapartizm. Kendisine karşı birileri azıcık kafasını kaldırsa hemen kaçar deliğine fareler gibi. Besleyip büyüttüğü geri zekalı mahluk azmanı her sesi çıkanı ezene kadar da çıkmaz oradan. Ortalık ceset dolduğunda, herhalde kan kokusundan anlar tehlikenin geçtiğini ve çıkar deliğinden, çıktığında da böbürlenir, “Ben bu devlete ne kadar vergi veriyorum biliyor musunuz?” diye; o olmasa vergi verecek adam kalmayacakmış gibi.

“Ne olmuş yargılandıysa, içeri mi atıldı ki?” diyen politikacısı… Başı hâlâ dik, ne kadar dayak yedi de bu kadar arsız oldu, diye düşünmeye sevk ediyor. Panik içinde, kalın bir tomruğu andıran vücuduyla ve gözlerinde daima şaşkın bir ifade bulunan adaletle ilgili politikacı, sıyrılıyor: “Koruma talep etmemiş”. İçerideki işlerle ilgilendiği sanılan politikacısı hafif kambur elinde tespihle her zamanki, kabadayı değil, külhanbeyi kılığıyla… Koruma talep etmemiş… Allah’tan… Talep etse ne olacaktı? Danıştay’ınıza girip katliam yapmadılar mı? Danıştay koruma talep etmemiş miydi ki?

Mehmet Ağar’a kimse sormuyor, “Tahminen kaçıncı bu operasyon?” diye; Deniz Baykal ‘Ulusal Cephe’sini Kerkük’te kuracak cesetler üzerinde, ‘iç barış’ hikayesi anlatıyor. MHP şiddet ve nefretle kınıyor, şiddeti ve nefreti az geliyormuş gibi. Eli kanlı itleri Dink’in üzerine salan basın yeni bir şehit vermiş pozlarında. Dink için ‘Türklüğe hakaret’ten, karar bozup, ceza çıkartan, açıkça hedef gösteren, kendi üyelerinden bazılarının bile, ”Bu karar ırkçıdır!” dediği Yargıtay açıklama yapmış.

Düşünce özgürlüğüyle ilgi bir şey mi söylemiş acaba?

Hepsi ‘özgürlük’ten söz ediyor. Topunun kağıttan gemileri kan göllerinin üzerinde… Üfleyerek yarıştırıyorlar gamalı haçın altından önce kim geçecek diye… Ve Demokratik Solcular! Sorun bakalım Hikmet Sami Türk’e, Hrant Dink hayata döndürülebilir mi diye?..

  • Bu yazı Hrant Dink’in katledilmesinden hemen sonra, RED Dergisi‘nin Şubat 2007 tarihli beşinci sayısında yayınlanmıştır. Güncelliğini hâlâ korumaktadır. Hatta o günden daha fazla günceldir.

Son Haberler

Elektronik kelepçe gelecek, dertler bitecek!

Tımarhane Cumhuriyet’nde müjdeli haberler hız kesmiyor. Bugün de AKP’nin Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank “milli elektronik kelepçeler geliyor” diyerek halkı coşkuya boğdu! RED –...

Sahiller doldu taştı, “şeffaf Bakan” panikte!

Turizm sektörünü canlandırmak için sınavları ertelemeyerek çocuk ve gençlerin hayatını riske atan iktidarın “şeffaf” Sağlık Bakanı Fahrettin Koca şimde de çıktı; “birinci dalga sahillere...

İçme suyumuza bile göz diktiler!

İktidarın çılgınlık ötesi projesi Kanal İstanbul kapsamında kentin su ihtiyacının bir kısmını karşılayan Sazlıdere Barajı tamamen yok olacak! Barajın imara kapalı ve koruma altında...

Ada sahilleri işgallerle perişan ediliyor!

İstabullular’ın nefes alabildiği en önemli oksijen alanlarından kentin gözbebeği, dünya mirası Adalar ilçesinde kanuna aykırı sahil işgalleri dur durak bilmiyor! RED - Haber Heybeliada, Büyükada,...

“Korona verileri artık gizleniyor!”

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Sinan Adıyaman, Sağlık Bakanlığı’nın günlük koronavirüs tablosundaki parametre değişikliğine gitmesiyle artık verilerin kamuoyundan gizlendiğini açıkladı! RED - Haber Bakanlığın...