Gazete REDSon Yumuşakça…

Son Yumuşakça…

Ne kadar Teşvikiye’de vakit geçirirse geçirsin İslamcı köylü kurnazı kişiliğinden hiç sıyrılamayan Ahmet Hakan Coşkun, anlayanlar için keyif verici şekilde tokat üstüne tokat yiyor.

RED Analiz – Ahmet Hakan kendi etrafında dönüşünü tamamladı ve çıktığı yere geri döndü. Bu dönüşü yaparken çıktığı İslamcılık, Ertuğrul Özkök’ün kucağında uğradığı ‘liberal’, ‘demokrat’, vs. duraklarda mutasyon geçirdi.

Kendi etrafındaki dönüşünü tamamlayıp kendini yeniden teslim ettiği İslamcılık da tam onun gibi bir mutasyon geçirmişti. Parada ve düşkünlükte buluştular. Bir tek çorap kokuları aynı kaldı…

Kollarından sıyrıldığı Kanal 7 karakteri tüm medyaya hakim olduğu için bir çeşit yuvaya dönüş sayılabilecek yeni intibak sürecinde Ahmet Hakan eski alışkanlıklarını sürdürüyor ve sinsi iftira salvoları yapıyor.

Bugün sabah Ayşenur Arslan tokatladı Ahmet Hakan’ı.

Ahmet Hakan Ayşenur Arslan’la ilgili bir yazı yazdı. Yazının başlığı Hadi gel maaştan söz edelim Ayşenur Arslan idi. Biz de gerçekten maaştan söz edecek, haktta kendi maaşını açıklayacak zannettik.

Bir maaş mevzusu açtı ama ne dediği anlaşılamadı. Ayşenur Arslan’ın atv’de çalıştığı dönemle ilgili afaki iddialar ortaya attı, hiçbirine dair bir örnek gösteremedi. Ayşenur Arslan ‘ballı maaşlar’ almış bir dönem, onu söyledi.

Ayşenur Arslan da, böyle mesnetsiz bir yazıyı elinin tersiyle ittirip aşağıladı: “Bunların hepsi yalan. Üstelik, emekliliğimi istediğimde atv’nin maaşlarımı asgari ücret olarak gösterdiğini öğrendim” diye ekledi. Medyada Ahmet Hakan’ınki gibi mesnetsiz yazılar böyle aşağılanır ama şimdi ortalık onlardan dolduğu için çoğu arada kaynıyor.

Neticede Ahmet Hakan Ayşenur Arslan’ın yanında iyice ufaldı.

Ahmet Hakan’a bir tokat da HDP’den geldi. Süleyman Soylu ile yaptığı yayında küçük esnafın o düşük vücut diliyle ‘kudretli’ İçişleri Bakanı’na yaranmaya çalışırken, “HDP’nin terörist için toplayacağı bağış…” diye laflar edip konuyu CHP’li belediyelerin topladığı ve bloke edilen bağışlara getirdi.

Süleyman Soylu’ya pas atmaya çalışırken girdiği zavallı hal tarif edilemez.

‘Çözüm süreci’ sırasında hakim havaya uygun kozmetik yazı çalışmalarını kimse unutmadı halbuki. Kendisini “çözüm sürecine gönül vermiş” bir kimse olarak tanıtıyor, Kürt hareketi ile AKP iktidarının “arasını bulmak”, yürüyen süreçte rol çalmak için çırpınıyordu.

Şimdi “terörörö” diye sayıkladığına bakmayın, Öcalan’a örtülü/açık methiyeleri de vardır. Tıpkı Fethullah’a olduğu gibi…

Şimdi HDP Ahmet Hakan’a yaptığı densizlikten dolayı dava açıyor.

Ama Ahmet Hakan bugüne kadar hep olduğu gibi muktedire sırtını yasladığı için, davanın sonucu ne olur bilinmez. Böyle yapış yapış bir çağda yaşıyoruz.

Bu çağın evrim geçirerek en üst formuna ulaşmış yumuşakçası ise, Hürriyet‘in başına kurulmuş, televizyon ekranlarından bize, Yeni Şafak gazetesi eski başyazarı Ahmet Taşgetiren’in tabiriyle yavşakça sırıtıyor.

Sahi, Ahmet Hakan’ı herkes ne çok tokatladı…

Kadir İnanır da çok fena tokatlamıştı… Şöyle demişti:

“Samimiyetine asla inanmadığım, kendisini de tanımadığım sakallı bir yazar var, Hürriyet gazetesinde, eski dinci, dönek. Ben ona tabii ki dönek diyorum, o benim kimliğimle, kişiliğimle ilgili güvenilmez anlamına gelen bir yazı yazdı. ‘Selvi Boylum Al Yazmalım’ için çocuklara çok beğendim demişim, Atilla Dorsay’a da beğenmedim demişim. O da oturmuş sayfasında Kadir İnanır’ın kimliği üzerine yazı yazıyor. Tam bir dangalak! Bunu da böyle yazacaksın bak. Cevap bile vermedim. Şimdi yeri geldi diye söylüyorum.”

Önceki İçerikGeçmişe dönüş…
Sonraki İçerikHavadan da bulaşıyor!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,155BeğenenlerBeğen
17,031TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol