‘Siyah’ sadece bir renk değildir

Virüs çok trajik fakat bir yandan çok öğretici bir süreci yaşattı bize. Irkçılığın aynı zamanda nasıl sınıfsal bir içeriğinin bulunduğunu da…

  • CANAN SAĞAR

Artık pek çoğunuz biliyorsunuz, İngiltere’nin koronavirüs karşısında halkı düşünmeden; işçileri, doktorları, öğretmenleri ve en önde çalışması gereken birçok emekçiyi tehlikeye attı.

2008 kemer sıkma politikaları başladığından bu yana işçiler yedi gün çalışıyor, yine de geçinemiyor. Günbegün kötü şartlar altında hayatına devam etmek zorunda kalan işçi sınıfı ve yoksul halk bu durumu sorgulamaya ve hatta haklarını aramak için gidip bir sendikaya üye olmaya bile zaman bulamıyor.

Ay sonu gelmeden cepte metelik kalmıyor.

Ne yazık ki, İngiltere’de işçi sınıfı, en başta da sağlık çalışanları virüsten payını aldı. Birçok doktor ve hemşire koronavirüs sebebiyle yaşamını yitirdi. Bu konuya daha sürecin en başında farklı bir pencereden dikkat çeken gazeteci Sonia Sodha sosyal medya hesaplarında ırkçı saldırılara uğradı.

Sodha, ölen doktorların ve sağlık çalışanlarının hepsinin BAME (Siyah ve Etnik Azınlık) grubundan olduğunu vurguladı. Bu konuyu yazmasının ise tek bir sebebi vardı: Irkçılık!

Hiç yokmuş gibi davrandığımız oysa gitgide üzerimize  bir veba gibi çöken büyük hastalığın adıdır ırkçılık.

Gerçek şu ki, canımızı emanet ettiğimiz, en önlerde gece gündüz demeden hayatlarını riske atarak çalışan sağlıkçılar, ciddi derecede ırkçılığa maruz kaldı.

Öyle ki, NHS (Ulusal Sağlık Sistemi) içinde patronları tarafından yaşadıkları ayrımcılığı “ırkçılık” kelimesi ile tarif etmenin hafif kalacağını söylüyorlar. Oysa NHS sağlık çalışanlarının her 10 kişiden 4’ü BAME ve göçmen doktor ve hemşirelerden oluşuyor. Sodha yazısına şöyle devam ediyordu:

“İkinci dünya savaşından sonra gelen ilk Karayipler hemşirelerinden, NHS hem göçmen hem de İngiliz işçilerin sırtında inşa edildi; 1960’ların sonlarında, danışman düzeyinin altındaki tüm doktorların yarısı İngiliz değildi.”

Virüsle birlikte gelen bu zor süreç bütün insanları eşit vurmuş gibi değerlendirilse de en büyük kayıp yine işçilerin oldu. Hükümet, düşük ücretle çalışan işçilerin maaşının yüzde 80’inini ödeyeceğini açıklamıştı.

Tabii, bu sürede pek çok işçi işten çıkarıldı ve maaş ödeyecek pek işçi bulamadılar! Bununla birlikte, İngiltere’de de ilk destek paketleri patronlara getirildi.

Devlet, zenginden alıp halka bölüştüreceğine ilk fırsatta hangi sınıfın yanında duracağını gösterdi.

Şaşırmadık!

Patronların birçoğu direkt çözüm olarak işçilerini işten çıkardı. Hükümet hiçbir önlem almadan, işe devam etmesi gereken işçilerin mutlaka işe gitmelerini söyledi; bu kişilerden bazıları da otobüs şoförüydü.

“Herkes bu virüse yakalanacak” diyorlardı, ölüp ölmemek için hükümetin harekete geçmesini beklemenin ne büyük bir yanılsama olduğu sonradan görüldü.

Ve kadınlar… Bir araştırmaya göre, sosyal bakım, hemşirelik ve eczane gibi işlerde düşük ücretle çalışan kadınların virüse yakalanma riski daha yüksek. İktisadi bir düşünce kuruluşu Olan Autonomy (Özerklik), en yüksek riskli rollerde çalışan 3,2 milyon işçiden yaklaşık 2,5 milyonu kadın.

Riskin en yüksek olduğu bakım evlerinde ve hasta bakıcılığı gibi işlerde de en çok kalınlar çalışıyor.

Biz uzun zamandır endişeliyiz. Çünkü dünyamız ısınıyor, iklimler değişiyor, gezegenimiz yok olma tehlikesi yaşıyor. Çünkü insan sayısı çok fazla ve ihtiyaçlar eşit bölünmediği için yetmiyor! Çünkü sınıf eşitsizliği her çağda olduğu gibi bu çağda da en büyük dertlerin başında…

Israrla, bıkmadan usanmadan söylemekte fayda var, KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA, HEP HER BERABER YA HİÇ BİRİMİZ!

Önceki İçerikBrezilya cehennemi
Sonraki İçerikÜnlü atı yediler!

Son Haberler

Fransa camileri kapatıyor

Fransa: 76 cami kapatılıyor, 66 göçmen sınır dışı edildi. RED haber - Fransız hükümeti, "dini aşırılıkçılık" olarak adlandırdığı "düşman"la mücadele etmek için "bölücülük" yaptığından şüphelenilen...

Otelde çatışma!

Maraş'ta bir otelde, hakkında arama kararı olan bir şahısla polisler arasında çatışma çıktı, bir polis öldü. RED haber - Antalya'da cinayet şüphelisi olarak hakkında yakalama...

Çakıcı’nın dostu hâlâ CHP’de

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu tehdit edip küfürler sallayan Çakıcı'yı Mustafa Kemal Atatürk'ün odasında ağırlayıp ona hediye veren Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, utanmadan...

Kürtaj mücadelesi büyüyor

Kadın hareketi, kürtaj kısıtlamalarını gevşetmek için Latin Amerika'yı kasıp kavuruyor. RED haber -Latin Amerikalı kadınlar kürtaj hakkı için mücadele ediyor. Mücadele tüm kıtaya yayılıyor. Bazı kadınları...

Kölelik geri geldi!

ABD Yüksek Mahkeme yargıçları Nestle ve Cargill aleyhindeki insan hakları ve 'kölelik' iddialarını sorguluyor. RED haber - ABD’de yayımlanan rapor günümüzde kakao üretiminin her aşamasında...