Gazete REDŞişecam işçilerinin adalet kavgası -VİDEO-

Şişecam işçilerinin adalet kavgası -VİDEO-


Şişecam işçilerinin bu görüntüleri patron ve iktidar medyasında gösterilmiyor!

Şişecam işçilerinin yürüyüşü “Valilik kararıyla” durduruldu. İşçiler abluka altında tutuluyor. Şişecam’a bağlı Paşabahçe Kırklareli Cam Fabrikası’nda işten atılan ve Lüleburgaz’da 17 gündür direnişlerini sürdüren 90 cam işçisi, aileleri ve işçi dostlarıyla birlikte cuma gününden itibaren Lüleburgaz’dan İstanbul Tuzla’da bulunan Şişecam Genel Merkezi’ne doğru yürüyordu.

Paşabahçe Kırklareli Cam fabrikasında fırın kapatma gerekçesiyle işten atılan ve direnişe geçen 90 işçinin, “İş, aş, adalet” talebiyle Tuzla’da bulunan Şişecam Genel Merkezi’ne başlattığı yürüyüş Tekirdağ Valiliği tarafından yasaklandı. İşçilerin konaklama alanı olan Büyükkarıştıran mevkiinde jandarma ve çevik polis ablukası altında tutulduğu öğrenildi. Valilik yasağı üzerine işçilerin Büyükkarıştıran mevkiisinde yarına kadar kalmaya karar verdiği bildirildi.

Öte yandan, yürüyüşün durdurulma kararından önce BirGün gazetesine konuşan işçilerin sözcüsü Aydın Şahin, “Şişecam Genel Merkezi önünde sesimizi duyurana kadar kampımızı gerekirse orada kuracağız” dedi.

SLOGAN: ADALET

Yürüyüşün ikinci gününde olduklarını belirten Şahin, “Bugünden sonra biraz daha tempoyu artıracağız. Ailelerimiz bizimle birlikte, geçtiğimiz bölgelerdeki halkın desteği çok güzel, bize enerji veriyor, kuvvet veriyor. Şu an için bir sıkıntı yok, gayet güzel” ifadelerini kullandı.

Lüleburgaz Belediyesi önünde direniş çadırı kurarak 17 gün bir direniş gerçekleştirdiklerini belirten Şahin konuşmasını şöyle sürdürdü:

“17 günlük süreç içerisinde ülkemizin aydınları, sanatçıları, hepsi bize desteklerini bildirdiler. Geldiler bizimle birlikte oldular, şarkılarıyla, türküleriyle bizlere destek verdiler. Fakat sesimizin artık orada duyurulmadığını fark ettik. Çünkü bir dönüş söz konusu olmadı ve öyle bir yürüyüş başlatma kararı aldık. ‘İş, aş, adalet’ sloganıyla Lüleburgaz’dan İstanbul Tuzla’daki Şişecam Genel Merkezi’ne, orada Şişecam’a sesimizi daha yüksek ve net bir sesle bildirmek, taleplerimizi iletmek maksatlı ailelerimizle, çocuklarımızla birlikte yürüyoruz.”

Bir dönüş olana kadar devam edeceğiz

Şahin, şöyle devam etti:

“Biz bu bölgede üç bin cam işçisiyiz. Üç bin cam işçisinden bu 90 kişi mutlak suretle bir şekilde halledilebilir. Yapılmak istensin, çözüm yolları denensin, şimdiye kadar bu yollar hiç denenmedi. Hiç üzerine konuşulmadı bile… Mutlaka konuşulduğu noktada, yapılmak istendiği noktada sonuca ulaşabiliriz hep birlikte.”

Şu ana kadar somut ne bir teklif ne de konuya ilişkin bir paylaşımın yapılmadığını belirten Şahin, “Şişecam Genel Merkezi önünde sesimizi duyurana kadar kampımızı gerekirse orada kuracağız, bizler muhatap alınan kadar, konumuza ilişkin en azından bir şeyler söylenene kadar. Yani bu şekilde olmamalı, bir açıklaması olması lazım, bir geri dönüşü mutlaka olması lazım. Bu yapılana kadar biz orada direnişimize devam edeceğiz. Orada taleplerimizi yineleyeceğiz, kampımızı orada sürdüreceğiz. Gerekirse orada haftalarca, aylarca yatıp kalkabiliriz” diye konuştu.

Şahin konuşmasını şöyle noktaladı: “Demokratik kitle örgütlerine çağrı yapıyorum. Bizlere sahip çıksınlar, çünkü bu insanlar gerçekten mağdur durumdalar.”

Arkadaşlarımızın direnci bize güç verdi

Yürüyüşün ikinci gününe katılan KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen ise şunları söyledi: “Yürüyüş içerisinde gerçekten bu ülke emekten yana, laik, demokratik bir ülke olacaksa, barış içinde bir arada yaşayacaksak bunun işçi sınıfı eliyle olacağını yeniden gösteren bu anlamda da bize umut olan bir yürüyüş. Dolayısıyla da arkadaşların umudu ve direnci bizlere de güç verdi. Yan yana, omuz omuza, sınıf dayanışmasıyla bugünleri aşacağımıza dair inancımız da pekişti açıkçası.”

İlk günkü çıkışın çok daha kitlesel olduğunu belirten Gezen, “İşçi arkadaşlarımız fire vermeden, bir bütünlük içerisinde aileleriyle, sevdikleriyle yürüyüşe katılıyor. Bu bütünlüğü koruyabilmek gerçekten önemli mücadele açısından… Birlikte davranmaya, birlikte hareket etmeye ve birlikte kazanmaya kararlılar. Oradaki kitle aslında bunun bir göstergesi” diyerek sözlerini noktaladı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

23,973BeğenenlerBeğen
16,893TakipçilerTakip Et
1,350AboneAbone Ol