Gazete REDSırrı Süreyya Önder: Hasip zihniyeti ancak tükürülecek değersizliktedir

Sırrı Süreyya Önder: Hasip zihniyeti ancak tükürülecek değersizliktedir

HDP eski milletvekili Hasip Kaplan’ın sosyal medya hesabı Twitter’dan partinin eş genel başkanlığı koltuğuna oturacak kişi için yaptığı yorum tepkilere sebep oldu. Kaplan’ın “Demirtaş’ın yerine sakın bir Türk göz dikmesin” sözlerinin ırkçı olduğunu belirten birçok kişi tepki gösterdi. HDP’de Kaplan’a tepki göstermekte gecikmedi ve resmi Twitter hesabından “Anlayışımız ve politikalarımız ile hiçbir ilgisi yok. Kınıyor ve ayıplıyoruz” dedi.

‘HDP’DE EŞ GENEL BAŞKANLIK GÖZ DİKİLEN BİR YER DEĞİLDİR’

Kaplan’ın sözlerine HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder tepki gösterdi. Önder’in açıklamaları şöyle:
“HDP’de eş genel başkanlık ‘göz dikilen’ bir yer değildir. Hasip, düzen partileriyle bizi karıştırmış. Vekil olduğu zamanlarda da karıştırırdı.

‘MİLLETVEKİLİYKEN DE FİLM ÇEKERKEN DE…’

“Ben eş genel başkanlığa, aday ya da talip değilim. Kuruluşundan bu yana, yoldaşlarım bu onurlu göreve defalarca beni önerdiler. Ben de her seferinde benden daha yetkin, benden daha layık en az onlarca yoldaşımı önerdim. Bugün de böyle düşünüyorum. Bu partinin bir sıra neferiyim. Milletvekiliyken de film çekerken de bu ‘sıra neferi’ olma duygum hep devam edecektir.

‘IRKÇILIK HASTALIKLI BİR DUYGUDUR, HASİP KAPLAN’DA GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ…’

İlkel milliyetçilik yani ırkçılık hastalıklı bir duygudur. Bazen Hasip örneğinde görüldüğü gibi insanı insanlığından eder. Bu siyasal çizgi Kürt, Türk, Ermeni, Süryani, Çerkez ve cümle Türkiye halklarının evlatlarının onur, cesaret, özgürlük inancı ve eşsiz fedakarlıklarıyla bugüne gelmiştir. Rojava’da, Suruç’da, Şengal’de, Ankara Garı’nda barış ve özgürlük uğruna gözünü kırpmadan hayatını veren Türkler dahil bütün dünya halklarının çocukları için Hasip zihniyeti, ancak tükürülecek değersizliktedir. İçinde zerre utanma duygusu olan birisi onların aziz hatırasından biraz olsa utanır, utanmalıdır.

“Binlerce kamu çalışanı, barış akademisyenleri, öğrenciler, sanatçılar, basın emekçileri zor zamanlarda Kürt halkıyla omuz omuza durmanın bedelini aşından, işinden, canından, özgürlüğünden mahrum edilmekle öderken ve bir tekinden bile bir ‘ah!’ işitilmemişken bu soytarılık hangi mazeretle açıklanabilir? Kürtlükle ve Kürt halkını gözetmekle olabilir mi?

“Öyle olsaydı eğer, Cizre, Sur, Nusaybin yanıp kül olurken bir kez olsun ekmeğini yediği, suyunu içtiği, vekilliğini yaptığı bu yerlere gelip bir dayanışma göstermek gerekirdi. İktidara ve zalimlere karşı o günlerde gayet ‘tutumlu’ ve ‘sinik’ davranan birisi, sıra yoldaşlık yapanlara gelince böyle salyalar saçıyor. İbretliktir.

Kendi adıma Kürt halkından öğrendiklerim ve bu halkın bana kattıkları benim verdiğim emeğin kat be kat üstündedir. Bu itibarla ben bu halkın öğretmeni değil, öğrencisiyim. Ve hep böyle kalacağım. Son nefesime kadar bu halka borçlu olduğumu biliyorum. Bu sorumluluk ve borçluluk duygusu, hayatı ve mücadeleyi milletvekilliğinden ibaret sayanların anlayacağı bir hal değildir. Burada olan Türklerin tek bir sevdası vardır: İnsan kalmak! Kürtlerle yoldaşlık etmek hep ağır bedeller pahasınadır. Burası ‘abad’ olunacak bir yer değildir, bu kesin. Ama insan kalınacak bir yerdir bu da kesin.

‘Eş başkan seçerken Kürtlüğüne ya da Türklüğüne bakmayacağız.’

Kongremizi, Eş genel Başkanlarımız Sayın Demirtaş ve Yüksekdağ’ın önerisiyle bir barış ve özgürlük hamlesine dönüştüreceğiz. Eş başkan seçerken Kürtlüğüne ya da Türklüğüne bakmayacağız. Fedakarlık ve kararlılığına bakarak, emek sahibi tüm bileşenlerimizin önerilerini gözeterek, birisi kadın iki yoldaşımıza bu onurlu sorumluluğu teslim edeceğiz. Geriye kalanlarımız bir eş başkan sorumluluğu ve gayretiyle demokrasi, barış ve özgürlük sürecine omuz verecektir. Olumlu yapıcı ve yol açıcı bütün öneriler ve değerlendirmeler başımız gözümüz üzeredir. Bu bize güç katacaktır ama kongreleri hiyerarşiden ibaret zanneden hiç kimsenin bu kongreyi zayıflatmasına ve itibarsızlaştırmasına izin vermeyeceğiz. Başta Baluken olmak üzere bütün partililerimizi özgürleştirmeden de görevimizi tamamlamış saymayacağız. Zalimlere ve aptallara inat bunu gerçekleştireceğimizi bütün dünya görecektir.

Yaşasın halkların kardeşliği.”

HDP: KINIYOR, AYIPLIYORUZ

Hasip Kaplan’ın açıklamalarına bir tepki de HDP Genel Merkezi’nden geldi. HDP Twitter hesabından “Hasip Kaplan Twitter hesabından yapılan ırkçı, ayrımcı ve ötekileştirici paylaşımların HDP anlayışı ve politikaları ile hiçbir ilgisi yoktur. Kınıyor ve ayıplıyoruz.” şeklinde paylaşımda bulundu.

DBP: HASİP KAPLAN’IN AÇIKLAMALARINI KINIYORUZ

Öte yandan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Genel Merkezi de kurumsal hesabından, “Bütün halkların partisi olup, halkların kendi emek, kimlik, inanç, renk ve tonlarıyla oluşturmuş oldukları bir Türkiye demokrasi zenginliğidir. Hasip Kaplan’ın açıklamalarını kınıyoruz.” şeklinde açıklama geldi.

DTK: TALİHSİZ BİR AÇIKLAMA

Demokratik Toplum Kongresi’de (DTK) Hasip Kaplan’a ilişkin açıklama yaptı. DTK açıklalması şöyle:
“Demokratik Toplum Kongresi olarak bütün Türkiye halkları ve inançlarının kendilerini özgürce ifade edip geliştirebildiği ve kimsenin ötekileştirilmediği adil ve onurlu bir yaşamın mücadelesinin her zamankinden daha çok yükseltilmesi gerektiği böylesi bir dönemde, Hasip Kaplan’ın yaptığı açıklamayı demokratik bir hak olarak görmekle birlikte talihsiz bir açıklama olarak değerlendiriyoruz.” diye belirtti.

KAPLAN: HDP’DEN İSTİFA EDİYORUM

Kaplan tepiler üzerine, “HDP’de görevim yok, 2 dönem kuralına takıldım. HDP’nin bu kurala takılmayan ayrıcalıklı vekilleri var, açıklamaya üzüldüm, ırkçılık mı? Disipline mi? vereceksiniz, gerek yok, siyasetten de, partiden istifa ediyorum. Kürt ulusal kongresine 1 Türk temsilci seçilirken yapmalıydım, bağışlayın” dedi.

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,059BeğenenlerBeğen
17,008TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol