Sıpa neden parçalandı?

Neden bir insan kasıtlı olarak hayvanlara acı vermek ister ki?..

  • DİDEM BERKES

Her ay olduğu gibi Mayıs içinde hayvanlara karşı sayısız saldırı oldu. Hayvanlar işkence edilerek öldürüldü, cesetlerine işkenceler yapıldı.

Bu ay hayvanlara yapılan zulümler içinde en çok gündeme gelen iki vaka oldu çünkü bu çok genç yaştaki iki kişi işledikleri cinayetleri sosyal medyada yayınlayarak, övündüler ve topluma meydan okudular.

Ankara’da yaşayan Berat Kaya annesini emen bir sıpayı köpeklerine parçalatarak öldürttü ve bu işlediği cinayeti marifetmiş gibi sosyal medyada paylaştı.

İzmir’de yaşayan Mehmetcan bir köpeği yakarak öldürdü ve, “Yanınca böyle oluyormuş demek ki” yazarak, köpeğin yanmış, kavrulmuş fotoğrafıyla birlikte sosyal medyada paylaştı.

Bu kişiler için hayvanlara acı çektirmek yeterli olmadı, hayvanlar yoluyla insanlara da acı çektirmek istedikleri için bu paylaşımları yaptılar. Başarılı oldular mı? Evet. Hayvanlara yapılan zulüm nedeniyle acılar içinde kıvrandığımız, yaşamakta zorlandığımız doğrudur.

2004 yılında çıkartılan ve caydırıcı özellikleri bulunmayan mevcut 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanununa göre hayvana işkence ve şiddet suç değil; kabahat sayılıyor, yaptırım olarak idari para cezası uygulanıyor. İnsan olan herkes hayvana işkence ve şiddetin suç olmasını istiyor, mecliste yeni bir yasa tasarısı olduğu söyleniyor ama tasarı hâlâ yasalaşmadı.

Hayvanları öldüren, işkence edenler nasıl insanlar? Bilim insanları, bu konuda birçok araştırmalar yapmışlar ve yapmaya devam ediyorlar. Çeşitli kaynaklardan bazı alıntılara bakalım, bilim bize ne diyor?

  • Sosyopatik kişilik ilk olarak erken çocukluk veya ergenlik döneminde gelişir ve daha sonra ‘anti-sosyal kişilik bozukluğu’ na dönüşen “davranış bozukluğu” tanısı altında sınıflandırılır (her ikisi de DSM’de listelenmiştir). Davranış bozukluğunun erken belirtilerinden biri genellikle hayvanlara zulümdür.
  • Hayvanlara zulüm yapabilen bireyin vicdanı ve davranışları için pişmanlığı yoktur. Hayvanlara yapılan zulüm eylemi, bariz bir güç ve kontrole duyulan ihtiyaçtan kaynaklanır ve bu ihtiyaca empati eksikliği eşlik eder.
  • Bazı çalışmalar, hayvanlara zalim olan bireylerin insanlara karşı şiddet uygulama olasılığının daha yüksek olduğunu göstermiştir. Bu yaygın olarak bildirilen bir bulgudur ve bu nedenle hayvanlara yapılan zulüm genellikle insanlara yönelik potansiyel şiddetin bir uyarı işareti olarak kabul edilir.
  • İncelenen cinsel cinayet suçlularının % 100’ünün hayvanlara karşı zulüm öyküsü vardır.
  • Tüm hayvan istismarcılarının % 70’i en az bir başka suç işlemiş ve neredeyse % 40’ı insanlara karşı şiddet suçları işlemiştir.
  • Tecavüzcülerin % 48’i ve çocuk tacizcilerinin % 30’u çocukluk veya ergenlik döneminde hayvan istismarı yapmış kişilerdir.
  • Hayvanları istismar eden erkeklerin insanlara yönelik şiddet nedeniyle tutuklanma olasılığı beş kat, mülk suçları işlemek için dört kat daha fazla ve uyuşturucu ve düzensiz davranış suçlarına ilişkin kayıtlara sahip olma olasılığı üç kat daha fazladır.
  • Ev içi şiddet genellikle evcil hayvan istismarı ile başlar. Bir evdeki hayvanların suistimal edilmesi veya ihmal edilmesi evdeki diğer kişilerin güvenli olmayabileceğine dair bir uyarı işaretidir. Suistimal edenler güçsüzleri hedef aldığından, hayvanlara, eşlere, çocuklara ve yaşlılara karşı işlenen suçlar genellikle el ele gider. Araştırmacılar, şiddet eğilimli bir kişinin ilk hedefinin genellikle evde yaşayan bir hayvan olduğunu, ikincisinin ise bir eş veya bir çocuk olduğunu bulmuşlardır.
  • Tarih, şiddet eğilimleri ilk önce hayvanlara yönelik olan seri katillerle doludur. Seri katiller, Ted Bundy, Jeffrey Dahmer, Albert DeSalvo ve diğerleri, insan kurbanlarını acımasızca öldürmeden önce hayvanlara işkence ettiler ve öldürdüler. Katiller için hayvanlara zulüm çıraklık, insan öldürme ustalık dönemi olmuştur.
  • IŞİD ve benzeri terör örgütlerinin ve çeşitli Mafya yapılanmalarının profillerinde şiddet ve hayvana şiddet paylaşımları olan kişiler ile iletilişime geçtikleri, bu kişileri örgütlerine kazandırdıkları saptanmıştır.

Bütün bu bilimsel bulguların sonucu olarak geçen hafta Amerikan senatosu hayvanlara zulmedilmesini yedi yıla kadar hapisle cezalandırılabilecek federal suç kapsamına aldı.

Birçok ülke hayvana zulüm yapanlara ağır cezalar uygulamaya başlıyor, özellikle hayvana şiddete şahit olan çocukların psikolojilerinin çok kötü bir biçimde etkilendiği ve bu sebeple bazı çocukların ağır ruhsal hastalıklar geliştirdiği artık bilinen bir gerçek.

Hayvana zulüm modern dünyada toplumun fiziki sağlığına ve ruhsal sağlığına yapılan büyük bir saldırı olarak kabul ediliyor.

Bütün kötülükler bir cana kötü davranmakla başlar. İnsanlara zarar vermekle hayvanlara zarar vermek arasında bir fark yoktur. Toplumlar, herhangi bir canlının kötüye kullanılmasının kabul edilemez olduğunu ve herkesi tehlikeye attığını idrak ederlerse şiddetin önüne geçmekte büyük bir adım atılmış olur.

Türkiye’de yaşayan ve insan olan herkes hayvanlara şiddetin suç olmasını ve yeni yasa tasarısının derhal onaylanarak, uygulanmasını istiyor. Meclis tatilde olmasaydı ve bu yasa çıksaydı, o tatlı sıpa ve o güzel köpek hala hayatta olabilirdi. Birçok katledilen hayvan dostumuz aramızda olabilirdi.

Hayvan dostlarımız için mücadelemiz asla sona ermeyecek çünkü onlara olan sevgimiz hep akan bir su gibi…

Bu nedenle hükümetten, bu yasanın tatilden sonra hızla karara bağlanmasını istiyoruz. Hayvanlara saldıran ve bilimsel olarak insanlara da saldırmaları olası olan bu katil, cani, sapık insanlara gerekli cezalar verilmezse, bu kişilerin politikacılar tarafından korunduklarını ve cesaretlendirildiklerini düşünmekten başka çaremiz kalmayacak.

O zaman ‘hayvana şiddet politiktir’ demek zorunda kalacağız.

Önceki İçerikKadınları gözetliyorlar!
Sonraki İçerikBilimsel paradokslar

Son Haberler

Tecavüzcünün bahanesi: “Oruçluydum…”

Evet, bu da oldu. Oruç tutmak çocuğa cinsel istismarda bahane yapıldı. Ve tecavüzcü müdür yardımcısı öğretmenliğe devam ediyor!.. RED Haber - Urfa’nın Bozova ilçesinde bir...

Virüs kalıcı etki bırakıyor

Koronavirüs geçiren birçok kişi kalıcı hastalık sahibi oluyor. RED Haber - Koronavirüs ile enfekte olan her 10 kişiden biri, enfeksiyondan kurtulduktan sonra haftalarca yorgunluk, kas...

Belgrad’da virüs eylemi

Belgrad'da ortalık karıştı, yenilenen karantina tedbirleri halkı sokağa döktü. RED Haber - Sırbistan’da COVİD-19 için karantina ilan edilmesi şiddetli protestolara neden oldu. Protestodaki öfkenin çoğu, güvenlik...

Feyzioğlu’dan rekor denemesi!

Baro başkanları ve avukatlar direnirken, Metin Feyzioğlu iktidarın paçalarına sürtünüyor ve bir rekor denemesi yapıyor! RED Yorum - Türkiye Barolar Birliği'nin (TBB) istenmeyen ama gerisini...

Eski Latin filmlerine dönüyoruz

Covid-19 Latin Amerika'nın yeniden yoksulluk ve şiddet batağına sürüklenmesine hız kazandırdı. RED Haber - Küresel nüfusun yüzde 8'ini barındıran ancak son Covid-19 ölümlerinin neredeyse yarısına...