Şeytan’a kim tecavüz etti?!

Diyanet İşleri Başkanı’nın Şeytan’la ilgili bir bildiği olmalı… Şeytan’ın ise, Kuran kurslarına yaklaşmıyorsa, birkaç bildiği olmalı!..

  • CEMAL TOKMAK

Konuyu biliyorsunuz. Diyanet İşleri Başkanı, adını sevdiğim, Ali Erbaş, Kuran kurslarına Şeytan’ın yanaşmadığını söyledi. Sonuçta para, tuğla, kiremit, askıda ekmek, artık aklına ne geliyorsa istedi ama olsun, bizi Şeytan’la ilgili bilgilendirmiş de oldu.

Bilgilenmemizin özeti şöyle: Şeytan Kuran kurslarına yaklaşmıyor.

Ben konuyu kendimce derinlemesine araştırdım. Vardığım sonuç şu: Şeytan Kuran kurslarına yaklaşmama konusunda çok haklı.

ŞEYTAN ÇAĞIRMA

Herkes ruh çağırıyor ya, biz de arkadaşlarla toplandık, yapacak pek bir şey yok, “cin fikirli” bir arkadaş önerdi, “Haydi, Şeytan’ı çağıralım” dedi. Allah sizi inandırsın, çağırdık, geldi.

Bir dokun bin ah işit…

Meğer bu Şeytan çok dertliymiş. “Birader,” diye lafa başladı, “Bu din, günah, kafa çelme vesaire işlerine girdiğime gireceğime pişman ettiler beni.”

“Hayrola?” diye sorduk tabii.

Hiç kendini naza çekmedi, ünlü birisi gibi davranmadı, açıkça söze girdi:

“Tecavüz ettiler bana,” diye başladı, iç çekerek.

Biz kalakaldık öylece.

“BADELENDİM…”

“Siz bilmezsiniz, çok seneler önceydi,” diye lafa devam etti. Anlatmaya başladı:

“Bin beş yüz sene olmuş mudur acaba? Belki daha fazla. Bu işler manastırlarda başladı… Sizin ‘Badeci Şeyh’ dediğinizin şeyhinin şeyhi daha doğmamıştı. Beni o zaman badelediler…”

Arkadaşın biri dayanamadı, bildiğiniz Şeytan’a, “Abi,” dedi, “Nasıl oldu bu iş?”

Uzun uzun iç geçirdi Şeytan, “Kardeşim, kariyerimiz söz konusu, aslında ben de istemem kimseyle kötü olmayı ama vazife işte… Tam bir yere gidiyorum, insanları yoldan çıkmaları için kışkırtacağım, bakıyorum zaten yoldan çıkmışlar. Bir kısmı cübbe giymiş, değişik değişik konuşuyor. Birini dinlemeye başladım…”

Meraklandık haliyle…

“Latinceyi çok iyi bilirim,” dedi Şeytan, “Adam toplamış ahaliyi, kimse Latince bilmiyor ya, Latince kutsal sözler söylüyormuş gibi, ‘Milletin a..na koyacağız’ diye konuşmaya başladı!.. Meraklandım haliyle. Yaklaştım. Normalde ben insanlara görünmem. Artık nasıl olduysa, nefesimi ensesinde mi hissetti, ne oldu, elindeki asayı kafama vurdu. Ben uyandığımda kilisenin çan kulesinin altında taş duvarlarla çevrili bir odadaydım…”

“Eeee?” diye sorduk.

“Eee ne?” diye karşılık verdi Şeytan. “Adam, ‘Badeledim seni’ diyor… Tanrı sevgisi onda öyle hisler uyandırıyormuş… Ben de o zamanlar meslekte yeniyim. İnandım. Hanım var benim, onu getirdim, baldızı getirdim… Kayınvalide ile kayınpederi getirene kadar her şey iyiydi… Hatta doğru yola giriyordum gibi hissettim sanki…”

Şeytan anlattıkça biz üzülüyorduk. Devam etti Şeytan. Konu giderek ilginçleşiyordu:

“Kayınpeder ve kayınvalide işin içine nasıl girdi bilmiyorum ama girdi. Şeyhimiz onları beğenmemiş. İşte orada yavaş yavaş uyanmaya başladım. Beni niye beğenmişti peki? Hanım, kayınbirader, yenge?..

O şeyhi bıraktım. Terbiyesiz biriydi. Bir kere doğru yola girmeye karar verdim ya, bir başka manastıra sığındım. Abicim, ayıptır söylemesi, yine badelendim!..”

Yahu, bildiğiniz Şeytan gelmiş, bize, “Abicim” diye hitap ediyor. “Mağdurum,” diyor… Biz temkinliyiz tabii. Sonuçta Şeytan’la muhatabız. Ama merak etmeden duramıyoruz.

İSLAMİYET KURTULUŞ OLMAMIŞ!

Şeytan’ın düştüğü duruma üzülür müsünüz sevinir misiniz bilmem, kendi adıma değişik ruh hallerine girdim. O ise benim ruh halimle hiç ilgilenmiyordu. Boynuzlu kafası ve keçi ayaklarıyla önümde oturmuş, tabii helezonik bir siluet halinde, ağlamaklı biçimde konuşmaya devam ediyordu:

“Çok hırpaladılar beni kardeşim. Bu İslamiyet çıkınca ona heves ettim… Baktım bizim papazların bir kısmı o tarafa geçmiş… Yezid miydi, Muaviye miydi, neydi, onlar işte… Badeleme işi devam etti…”

Duygusal insanlarız. Şeytan’ın hikayesi bizi ziyadesiyle etkiledi. Materyalist kardeşlerimize biraz ‘metafizik’ gelebilir ama bizim Badeci Şeyh meğerse tarih boyunca kılık değiştirerek Şeytan’ı takip ediyormuş. Nerede ‘din’ konusu geçse, oralara sızıyormuş. Taciz, tecavüz gırla…

Şeytan devam ediyor:

“Bunlar en son Kuran kursu, Diyanet, tarikat diye bir şeyler uydurdu. E, tabii en az iki bin yıllık tecrübe var bende. Hiç yanaşmıyorum oralara. Kardeşim, siz de gitmeyin, çocuklarınızı da yollamayın, üzmeyin kendinizi…”

Böylece Şeytan’ın Kuran kurslarına niye yaklaşmadığını anlamış olduk.

Ben de Şeytan’ın yalancısıyım…

Son Haberler

Bakara-Makara!

İkinci 'Bakara-Makara vakasıyla karşı karşıyayız!.. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş duaları düzgün ezberleyememiş, kafasına göre takılıyor!.. RED Haber - İlahiyatçı Cemil Kılıç, Diyanet İşleri Ali...

Fukaranın ‘savaş’ı bu kadar…

ABD'nin 2 trilyon dolar kaynak ayıracağını duyurduğu koronavirüsün tıbbi ve sosyal etkileriyle mücadele süreci fakir ülkelerde bağış kampanyalarıyla geçiştirilmeye çalışılıyor. Bir Afrika örneği... RED Haber...

Son Gerçek Bükücü

"Biz doktorlar, en azından çoğumuz, biraz saf olabiliriz, yıllarımızı öğrenmeye vakfettiğimiz için kafası kızan hasta yakının saldırabildiği, dövdüğü, hatta öldürdüğü naif 'inek öğrenciler' olabiliriz...

Virüsü vaazla yaydı…

Hindistan'da 'süper yayıcı' olarak tanımlanan 'guru' sonunda virüsten öldü ama ölmeden önce virüsü binlerce kişiye yaydı. Guru'nun gezip vaaz verdiği bölgede 15 bin kişi...

Her yerde toplu mezar kazıyorlar!

https://youtu.be/_8BNmNbiYhU İktidarın koronavirüse karşı aldığı en ciddi önlem, toplu mezarları şimdiden hazır etmek!.. RED TV - Gaziantep'te çekilen toplu mezar görüntüleri ortalığı karıştırdı. Koronavirüse toplu mezar...