Gazete REDSevim koş! Devlet duman çıkarıyor!

Sevim koş! Devlet duman çıkarıyor!


Mermi gibi saplanan vatan evlatları!..

1990’lı yıllar. Doğu ve Güneydoğu illerinde oluk oluk kanın aktığı, tozun dumana karıştığı yıllar. Her gün asker cenazelerinin Anadolu’nun çeşitli şehirlerine gittiği, anaların ağladığı, gözyaşlarının yoğun olduğu yıllar.

Kahvede bir arkadaş grubuyla oturuyoruz. Yan masada üç kişi, hararetli ses tonuyla konuşuyor. İçlerinde biri MHP Genel Merkezi’ne gittiğini ve burada gördüklerini, duyduklarını anlatıyor.

Genel merkeze gelenlerin büyük bir çoğunluğunun doğuya askere gitmemek için torpil yaptırmaya gelmiş olduklarından bahsedip, bu durumdan yakınıyordu.

Oysa yılladır Devlet Bahçeli, lafla Kandil’e, Kerkük’e Musul’a gidiyor burada taş üstünde taş bırakmamaktan söz edip hamaset yapıyor.

Yine başladı kâbus.

Kendine iyi bir kazanç kapısı olarak gördüğü söylemini dinletmeye devam ediyor…

Ankara’dan Irak sınırına kadar yürüyemeyecek adamlar, bu defa da ‘beş bin’ ülkücünün K. Irak’a gitmeye hazır olduğundan bahsediyor.

Gök gürlüyor, ama ortada yağmur yok.

Yılladır yavrukurtları bu masallarla büyüttü. İnanan inanıyor ve hâlâ etkisinden kurtulamayanlar var.

Kitlesi gazla çalışıyor, bu nedenle sürekli gaz veriyor.

Pikniğe mi gidiyorsunuz kardeşim? Hooopp! Bi durun hele!

Nedense… Yavrukurtlar, vücudun en fazla enerji harcayan organı olan beyinlerini, kullanma gereği hissetmiyorlar.

İşte böyle, kendi Nemrutlarıyla yüzleşemeyen korkaklar, başkalarının Firavunlarına meydan okuma cesareti gösterebilirler.

Yazıyı konuyla alakalı bir fıkra ile bitirelim.

Adamın biri bankaya gider ve yüklü miktarda kredi talebinde bulunur. Banka memuru, “Beyefendi kredi talebinizi değerlendirebilmemiz için bir ön bir de arka cepheden fotoğrafınızı bize vermeniz gerekiyor” der ve adam fotoğrafları çektirip teslim eder.

Bir hafta sonra sonucu öğrenmek için bankaya gider ve memurun karşısına oturur. Memur, “Beyefendi kredi talebinizi değerlendirdik. Fotoğraflarınızdan elde ettiğimiz sonuca göre sizde o parayı alacak göz var ama, maalesef ödeyecek g.t yok” der!

“K. Irak’a gideriz asarız keseriz, şöyle uçarız, böyle kaçarız, yakarız yıkarız” diyenleri görünce aklıma bu fıkra geldi.

Gençler!..

Fotoğraflarınızı arkalı önlü inceledik.  Sizde bağırıp, çağırıp kendi ülkenizdeki savunmasız insanlara saldırıp, dövüp yakıp yıkacak, belki göz, var ama Kandil’e,  Kerkük’e, Musul’a gidecek… Ama işte maalesef gerisi yok!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,154BeğenenlerBeğen
17,031TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol