Gazete RED“Sen affetsen ben affetmem!”

“Sen affetsen ben affetmem!”

Berfin’in şu an içinde bulunduğu psikolojiyi, verilen bir vaat varsa bunun kendi fiziksel ve ruhsal sağlığı açısından ne anlam ifade ettiğini veya bir tehdit aldıysa bunun yarattığı korkuyu bilemeyiz. Tartışmayız da.

  • SEDA ZOBAROĞLU

TC. tarihinin en acımasız, en kötücül, en sevgi ve vicdandan yoksun günlerini koronavirüs salgınının da etkisiyle damarlarımıza kadar hissettiğimiz günlerden geçiyoruz.

Memleketin yarısı açlık, işsizlik, hâlâ işi olanları salgın hastalıkla burun buruna yaşam savaşı verirken, tuzukuru olan bir kısmı, artık biraz da sıkılmaya başladığı ‘karantina romantizmi’nde evde yoga, ekşi mayalı ekmek yapmaca, ‘çılgın maske’ tasarlama gibi faaliyetlerle uğraşıp ‘eski güzel günler’ine dönmeyi bekliyor.

Oysa hep birlikte 20 günü aşkın süredir vatandaşına bir maske yollamayı bile ‘becerememiş’ bir iktidar ve asalaklarının 2023 için koyduğu ‘koltuk sevdası hedefi’ne doğru kontrolsüz bir şekilde sürükleniyoruz.

İktidar hırsı artık o kadar büyük bir çılgınlık seviyesine ulaştı ki; devletin görevlileri artık kendini tutamayıp “Çocuklarım aç” diye yardım isteyen -aslında varlığını borçlu olduğu- vatandaşına sosyal medyadan “Geber!” diye cevap veriyor, olaylar bu merkezde!

Tüm bu çılgınlık içinde iktidar heveslileri salgını fırsat bilerek 2023’e giderken ‘ayağına takılacak taşlar’ı ortadan kaldırma amacı taşıyan ‘ceza infaz değişikliği’ adı altındaki af yasası da Meclis’ten geçti.

Bu yasayla Ermenek ve Soma maden faciaları, Çorlu tren “kazası” gibi pek çok cinayetin faillerinin affedileceği, cinsel istismar hükümlülerine ceza indirimi getirileceği, uyuşturucu, dahil pek çok suça karışan hükümlünün salıverileceği isyanı ayyuka çıkmış vicdanları yaralarken, yasayı tasarlayanların amacının gerçek suçluları dışarı çıkarıp yerine ayaklarına dolanan muhalif sesleri içeri tıkma amacı güttüğü, dün akşam saatlerinde IŞİD’in Türkiye sorumlusu Ebu Hanzala’nın tahliye edilmesiyle iyice anlaşıldı.

Türkiye’de işlenen pek çok katliamda payı olduğu bilinen bu zat her ne kadar bu af yasasıyla tahliye edilmiş olmasa da bir nevi ‘nabız yoklama’ tertibinin ardından tepkiler üzerine tekrar ait olduğu yere gönderildi.

BERFİN’İN ‘AF’FI…

Ancak bu arada dikkat çeken bir başka ‘af’ haberi yüzüne asit atan eski sevgilisini affettiği anlaşılan Berfin Özek’ten geldi.

Aylardır, uğradığı lanet saldırı karşısında hukukçuları, kadın kuruluşlarını, kadın-erkek hepimizi arkasına alarak devleti tedavisi için -olması gerektiği gibi- harekete geçiren Berfin, her ne olduysa tam da af yasasının kabul edildiği gün hayatını zindana çeviren sevgilisini kalpten de değil, mahkemeye dilekçe vermek suretiyle affettiğini duyurdu.

Biz tabii ki Berfin’in şu an içinde bulunduğu psikolojiyi, verilen bir vaat varsa bunun kendi fiziksel ve ruhsal sağlığı açısından ne anlam ifade ettiğini veya bir tehdit aldıysa bunun yarattığı korkuyu bilemeyiz. Tartışmayız da.

Fakat şunu biliyoruz ki bunca yıldır bu memlekette öldürülen Emine Bulutlar’ın, Münevver Karabulutlar’ın, Şule Çetler’in ve dahası sadece bu iktidar döneminde yaşamını erkek şiddetine kurban veren en az 15 bin kadının anısına Berfin’i bu ‘karar’ı vermek durumunda bırakan veya hissettiren zihniyeti affetmeyiz.

Tıpkı onun gibi güzel yüzü bir zamanlar ‘sevgili’si tarafından asitle yakıldıktan yıllar sonra bu sefer katledilen şarkıcı Bergen’in dediği gibi, “Sen affetsen ben affetmem!” deriz.

Bugün bunları söylediğimiz için içeri girsek bile, Aladağ’da çocukların diri diri yanmasına neden olan katillerin yerine kodese tıkılacak olsak bile hatta…

Bu karantina günlerinde belki de şu an, siz bunları okurken evinde erkek şiddetine maruz bırakılmakta olan kadınların adına, kim affederse affetsin, biz etmeyiz.

Buradayız.

Hesabını soracağız!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,820BeğenenlerBeğen
17,104TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol