Gazete REDSavaş diyebilirler… Ama demeyebilirler de…

Savaş diyebilirler… Ama demeyebilirler de…

Dedelerimizin mezar taşlarını okuyamıyoruz noktasından nerelere geldik…

  • BURAK SÖNMEZER

“İdlib’de yoğun bir ben buna savaş diyebilirim şu anda orada devam ediyor” diye cümle kuruyor A.K.P. Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı. Haliyle eğer Cumhurbaşkanı böyle bir şey diyebiliyorsa başkalarının diyebilme kabiliyetleri de ortadan kalkıyor. Mesela Genelkurmay Başkanı ya da Milli Savunma Bakanı “ne diyebiliyor?” ben merak ediyorum, ancak tabii nafile bir merak bu.

Peki acaba vatandaş “ne diyebiliyor?”

Onlara söylenen şu: “Rejim unsurlarının saldırısı sonucu şu kadar asker öldü, ki bu bazen 13 oluyor, bazen birkaç arada sırada da 2” falan. Ardından da “misliyle cevap verildiği açıklanıyor ve yerel kaynaklara dayandırılarak, artık allah ne verdiyse, 50-100 unsur etkisiz hale getiriliyor!

Bu arada “savaş denebiliyor” ama Putin’le yapılacak görüşmeler sonucunda “tavrımız netleşecek” diye ekleme yapılıyor. Savaş mı; değil mi, aslında kimse emin değil. Gerçek şu ki İdlib’de hemen tüm gözlem noktaları kuşatılmış vaziyette ve askeri nakliye konvoyları dımdızlak ortalarda geziniyor. Suriye topçusuyla Rus hava kuvvetleri her istediklerinde TSK’yı bombalayabiliyor.

Her fırsatta Rusya’ya verilen mesaj “sen karışma” demekten ileri gitmezken Rus haber ajansları önceki gün hava saldırısı sonucu 13 askerin öldürüldüğünü ve yaralılar bulunduğunu duyurdu. Bize ise misliyle karşılık verildi haberleri bile gelmedi. SANA’nın dünkü iddiası ise TSK’ya ait bir İHA’nın düşürüldüğü. Misliyle karşılık bekliyoruz tabii.

Peki misliyle karşılık nasıl verilecek? TSK Suriye ve Rus uçaklarını mı düşürecek, belli değil. Hadi düşürecek diyelim. Berber Ziya’nın hikayesinde olduğu gibi yetenekli erlerden sapan takımı mı kurulacak pilotları gözlerinden vurması için.

Saygıdeğer Milli Savunma Bakanı’na bakacak olursak S-400’leri aktive etmekten kaçınmayacakmışız. Suriye’de esasen Rus uçaklarına karşı kullanılacak bir sistem, Nisan, Mayıs aylarına kadar yine Rus uzmanlar tarafından kurulacak ve TSK personeline nasıl kullanılacağı öğretilecek… Sayın Bakan “tiridin suyunu bol tutuyor.”

Gerçi hükümet bu S-400 muhabbetinin hiç gerçekleşmeyecek bir dua olduğunu da biliyor ki, ABD’den Patriot almak için kapı aşındırmaya başladı bile. Ama S-400 için geçerli olan Patriot için de aynen geçerli. Bugüne kadar TSK personeli tarafından hiç kullanılmayan bu sistem, eğer ABD tamam derse, getirilecek, kurulacak ve haftalarca eğitimi verilecek… Tabii o zamana kadar kim öle kim kala… Esas murad edilen ise bu silahların ABD personeli tarafından kullanılması olsa gerek.

Bu arada AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı şöyle diyor: “İdlib’de gözlem kulelerimizi kuşatma altına alanlara verdiğimiz süre doluyor.” Sanki kuşatan kendisiymiş gibi üst perdeden yapılan bu açıklama, karşı tarafın pek de ciddiye almadığı tuhaf bir tehdit olmaktan ileri gidemiyor. Zira herkes biliyor ki, hava desteği ve savunması olmadan böyle bir askeri harekata girişmek söz konusu bile olamaz.

Ama her şeye rağmen “İdlib’de yoğun bir ben buna savaş diyebilirim şu anda orada devam ediyor.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

23,990BeğenenlerBeğen
16,915TakipçilerTakip Et
1,350AboneAbone Ol