Savaş çığırtkanlığı ve gerçekler

ABD’nin ‘aniden’ Suriye’den çekilme kararı almasıyla birlikte, Türkiye’de ne kadar savaş çığırtkanı ve destekçisi varsa ortalığa saçıldı. Açıkça Suriye’ye girilmesini ve Suriye’deki Kürtlerin yaşadıkları topraklardan sürülmesini savunuyorlar.

Bu savaş çığırtkanlığının başını çeken Aydınlıkçılar, savaş çığırtkanlığı yaparken, ABD’nin büyük bir yenilgi aldığını öne sürüyor, AKP iktidarını emperyalizmle mücadele eden bir odak olarak göstermeye çalışıyor. Oysa ABD’nin bölgeden çekilmesi ve planlanan harekat tam olarak bir danışıklı dövüştür.

Harekatın uzun süredir planlandığı biliniyordu. Sağlık personeline yönelik görevlendirmeler bile ayyuka çıkmıştı. ABD’nin bölgeden çekilmesi de bu planın bir parçasıydı. Türkiye bu iktidar altında ABD’nin izni olmadan hareket edemez.

Trump’ın Twitter üzerinden savurmuş olduğu tehditler tamamen ABD’nin iç politika hedeflerine yönelik bir hamledir. Suriye’de Esad rejimini dengeleme görevi Türkiye’deki iktidara devredilmiştir. Zira Türkiye Suriye’deki İslamcı örgütlenmelerin hamisidir.

Öte yandan, küstah Trump’a haddini bildirmek tüm Türkiye’nin görevidir. Başta İncirlik Üssü olmak üzere ABD’nin Türkiye’deki tüm askeri birimleri kapatılıp askeri varlığı sınır dışı edilmelidir. Suriye’deki Kürtlere saldırı ABD’ye karşı bir hareket değildir. ABD’nin rızası dahilindedir.

Burjuva partilerinin tamamı farklı tonlarda savaşı destekliyor. Bir savaş histerisi yayılıyor.

Savaş çığırtkanlığı ve savaş bu halka hiçbir fayda sağlamaz. “Mehmetçik” edebiyatı, yoksulların çocuklarının egemen sınıfların çıkarları için ölüme gönderilmesini kutsamaktan başka anlam ifade etmez. Yoksullar savaşta ölürken, müteahhitler savaş yıkımından sonra inşa edilecek konutları düşlemekte ve ellerini ovuşturmaktadır.

Savaş çığırtkanlığı, ülkede ve bölgede sadece gericiliği besler. Türkiye’nin savaşa girmesi, kentlere bombaların yeniden taşınması anlamına gelir. Savaş, cihatçı çetelerin önünün açılması demektir.

Suriye’deki ve bölgedeki Kürtler bir cendere altındadır. Kürt halkı katliam tehdidi gölgesinde yaşam sürdürmektedir. Kürtlerin kendi geleceklerini belirleme hakkını koşulsuz savunuyoruz.

Türkiyeli emekçilerin çıkarı, bölge emekçileriyle birlikte daha fazla demokrasi ve kardeşliktedir. Suriye halkının iç savaş cehenneminden kurtuluşu için demokratik bir anayasa ile ülkenin yeniden kuruluşu, halkların kendi geleceğini tayin etmesi esas alınmalıdır. Bölge ülkelerindeki emekçilerin, Suriye’de iç savaşın bitmesi, Rusya dahil tüm yabancı kuvvetlerin ülkeden çekilerek emekçi örgütlerinin katılımıyla bir kurucu meclisin kurulması için destekte bulunması savunulabilecek tek alternatiftir.

Savaş çığırtkanlarına ve savaşa karşı kenetlenelim. Ekmek, barış ve özgürlük için mücadele edelim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here