Gazete REDSarhoş yazı

Sarhoş yazı

Noter terörü, “dünya pi günü”, İbrahim Kalın, akıl, akılsızlık ve sarhoşluk üzerine…

  • ZAFER ERCAN

O gün fazla vakit harcamamak ve günümü bölmemek düşüncesiyle sabah erkenden bir notere vekaletname vermek için gittim.

Noterin kapısını çalışanlarla birlikte açtık. Sevinçliydim, noterde çalışan iki kadın vardı (Efendim?! Haa, evet, evet güzellerdi) ve başka kimseler yoktu, sıra beklemeyecektim.

Mutlu sona yaklaşmıştım, vekaletname düzenlenmişti. Ne kadar ödemem gerektiğini sorduğumda aldığım yanıtın, 700 liranın 5 lira fazlasının 15 lira eksiği olan 690 lira olduğunu öğrendim.

“Ne?!” diye sormam üzerine, “Lütfen maskenizi çıkarmayın” uyarısı aldım.

Soyulmak üzere olan bir kişinin maskesinin çıkartılmamasını istemek biraz tuhaf geldi ama o an için konuyu karmaşık hale getirmenin de gereği yoktu, ayrıca herkesin farklı farklı soyma-soyulma fantazilerinin olması da son derece doğaldı, saygılı olmak gerekiyordu.

Çıktım caddeye, başladım yürümeye. Yağmur yağıyordu. Sinirli olduğumu yağmakta olan yağmur anlamış olacak ki, üzerime korka korka yağıyordu.

Yağmuru benim gibi korkak olmaması için uyarmak üzereydim ki -üzerime yağan yağmur taneciklerini saymadığım üzerinden  aklımın yerinde kontrol ederek ve yolunda olduğunu varsayarak- uyarımı yapamadan, ağzımdan korkak ve belki de sonrasında keskinleşerek noterleri yıkacak olan kıvılcımlar gibi  şu cümleler döküldü:

Bugün,
Bir vekaletname nedeniyle,
Notere para kaptırdım.
Derdimi,
şu şiir ile yatıştırdım:
Çarşı, her şeye karşı.
Elbette Çarşı,
Noter’e de karşı.

Noterin vatandaşı kazıklamasının son derece yerinde ve ülkenin bekasının sağlanmasının bir gereği olduğunu, vatandaşın kazıklanmasına gösterilen saygıdeğer bir uygulama olduğunu, Noterler Birliği Etik Kurallarının Madde 6’nın 4. kısmında “Toplumun ve devletin değerlerine karşı saygı gösterirler” açıklamasından anladım. Evet, kazıklanmıştım ama şükürler olsun ki helalinden olmuştu.

13 Mart 2021 günü Türkiye matematikçilerini büyük bir felaketten korudum, şöyle ki:

14 Mart gününün 12 Mart 2009 yılında ABD Temsilciler Meclisi tarafından pi günü olarak kabul edilmesini iptal ederek, 14 Mart günü matematikçiler arasında “pi gününüz kutlu olsun. Çok teşekkür ederim. Sizin de pi gününüzü kutlarım” biçimindeki diyalogları engelledim. Sağ olsunlar, itiraz eden olmadı. Birçok okur, hatta bütün Türk vatandaşlarının  pi’nin karesinin ne olduğunu çok iyi biliyor olmasına karşın (bunu ecnebiler bilmez), pi’nin ne demek olduğunu bilen üçü beş geçmez. Arkadaşlar,

olarak tanımlanır. Söylemeden edemeyeceğim, 14 Mart gününün ülkemizde pi günü olarak kabul görmesi durumunda bazıları pi’nin karesini de bir özel gün olarak ilan etme girişiminde bulunabilir ki, bu kabul edilemezdi.

Bismillahirrahmânirrahîm. Kul hüvellâhü ehad. Allâhüssamed Lem yelid. ve lem yûled Ve lem yekün lehû küfüven ehad” suresini öğreterek paraları götürenlerle, liseli öğrencilere, ”Gençler, bir çembere çizilmiş bir teğet doğrusu gördüğünüzde sorunun tamamını okumaya bile gerek duymadan, uç noktaları çemberin merkezi ve teğet noktası olan doğru parçasını çizin, hazır olsun” formatında matematik öğreterek parayı götürenler arasında pek fark yoktur!

İbrahim Kalın’a açık soru: Gördüğüm kadarıyla İbrahim Kalın ülkede filozof olarak tanıtılmaya başlandı! Kalın, Perde ve Mânâ başlıklı kitabının tanıtım yazısında “Akıl, kendi özündeki iyiliği unutup neden kötülüğe râm oluyor? diye soruyor. Aklın özündeki “iyilik” ne demek, hacı filozof?

Bir başka soru: “… kovulmuştu. Ölümsüz olduğu için öldürülmekten kurtulmuştu” ifadesine üç noktalı yere ne gelmelidir? Ve bu ifade kime aittir.

Akıl, “akıllı” düşünmek zorunda olmadığı sürece özgürdür. Akıllı olmanın ne demek olduğunu açıklama konusuna girmeden, herhangi bir tehdit altında olmaksızın kendini akıllı düşünmek zorunda hisseden bir yapının aptal olma şansı vardır.

Sanırım, akıllılık, aptallık ve özgürlüğün birlikteliliği sarhoşluğu yaratıyor!..

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,393BeğenenlerBeğen
17,560TakipçilerTakip Et
1,390AboneAbone Ol