Gazete REDRomanlar size sesleniyor!

Romanlar size sesleniyor!

Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de keskin bir ayrımcılığa maruz kalan Romanlar artık bu ‘kader’e razı olmak istemiyor. İstemiyorlar da, iktidara yerleşmiş olan gericilik, tüm o ‘Roman açılımı’ müsamerelerine rağmen onları rahat bırakmıyor!

RED Haber – 8 Nisan Dünya Romanlar Günü’nde Türkiye’de Romanlara yönelik yeni bir ayrımcılık gözümüzün içine sokuldu. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan bir bürokrat, çöplerden yiyecek toplayarak çocuklarını doyurmaya çalışan bir Roman kadına sosyal medya hesabından “Geber!” diye seslendi.

Bu, iktidara hakim olan gericiliğin devletin tüm hücrelerine nüfuz ettiğinin açık bir göstergesi. Daha pek çok örneğine rastlamak mümkün. Ve bu şahıs hakkında, göstermelik bir soruşturma açılıyor, mevcut görevinden alınıyor, memuriyetten değil!

Sosyal medyada en ufak eleştiriye “halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama” suçlamasıyla dava açılırken, bu suçu alenen hepimizin gözü önünde işleyen Nail Noğay hakkında savcılık hiçbir adım atmıyor.

Konu hakkında Neve Terne Roma Platformu‘nun gazete.red‘e yolladığı açıklamayı yayınlıyoruz:

BASINA VE KAMUOYUNA

Dün geceden itibaren sosyal medya aracılığıyla öğrendiğimiz, mensubu bulunduğumuz Roman halkına yönelik nefret söylemi tüm Türkiye’yi ve Roman halkını derinden yaralamış ve üzmüştür. Bu üzücü olay bir kez daha Türkiye’de Romanların barınma, işsizlik, sosyal ve yasal açıdan bir dizi hak ihlalleri ile mücadele ettiği gerçeğini gözler önüne serdi.

Bugüne kadar ülkemizde Romanlar özelinde uygulanan çok sayıda hakaretlere, ihlallere ve haksızlara şahit olduk. Ama dün gerçekleşen bu olayın 8 Nisan Dünya Romanlar Günü’nde yaşanması üzüntülerimizi iki kat arttırmış durumdadır. Irk, dil, din ve cinsiyet gözetmeksizin toplumun hangi kesiminden olursa olsun yoksul bir kişiye karşı böyle aşağılayıcı nefret söylemlerinde bulunulması ve o kişinin bunu kamuoyuyla paylaşması, ayrımcılıkla dolu zihniyetin açık bir göstergesidir.

Bizim için ekmek bulmanın, yaşamanın, okumanın nasıl zor olduğunu bilmiyorsunuz! Herkes konforlu evlerinde belli sitelerden film izleyip verimli zaman geçirememekten şikayet ederken, Romanlar çocuklarını doyurmak için çöpten ekmek toplamak ya da dilenmek zorunda. Bir de her kötülüğün karşılığına uyan ‘Çingene’ olmaktan; ya eğlencenin ya da nefretin öznesi olmaktan kurtulamıyorlar. Çünkü fakirler ve çaresizler. Çareyi üretmesi gereken devletin kurumunda yetkili kişi ise “Geberin!” diyor. Hayır, biz yaşam mücadelemizi savunacağız. Bu çaresiz anne hiçbirimizin hikayesinin, geçtiği yolların uzağında değil. O biziz ve bu anne bizim annemiz.

Pandemi dolayısıyla birçok sivil toplum kuruluşu ve Roman hakları mekanizması içinde yer alan platformlar tarafından dile getirilmesine rağmen günlük işlerle çalışmak zorunda olan Romanlar EVDE KALAMIYORUM çığlıklarını duyurmaya çalışıyor. Neve Terne Platformu olarak kendimizi Roman çocukların eğitimine adıyor, onların mutlu bir gelecek inşa etmesine katkıda bulunmaya çalışıyoruz. Toplumun en dezavantajlı kesimi, sağlığından önce geçim derdini düşünecek hale geliyorsa, bu ülkede eğitimi, sosyal politikaları tartışmamız gerektiğine inanıyoruz.

Romanlar sınıfsal durumlarının dezavantajının yanı sıra etnik ayrımcılığa da maruz kalıyor. Roman olmanın, Roman bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmenin dezavantaj oluşturmadığı bir dünyayı kurmak zorundayız.

Romanlar etnik kimliklerinden kaynaklı iş sahibi olamıyor, sağlık hizmetlerine doğrudan erişim konusunda zorluk yaşıyor, eğitim olanaklarından mahrum bırakılıyor, kentlerin dış mahallelerinde yaşamaya mecbur ediliyor. Ülkemizde ciddi bir nüfusa sahip olan Roman vatandaşlarımızın sosyal, kültürel değerleri ağır asimilasyon altında.

Bunların üzerine şimdi bir de salgın hastalık tehdidi eklendi. Pandemi dolayısı ile çalışamayan ve bu nedenle temel ihtiyaçlarını dahi karşılamakta güçlük çeken tüm yurttaşların, bu süreçte gerekli tüm sağlık önlemlerini ve temel ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamak sosyal devletin sorumluluğudur.

Nefret söyleminde bulunan bu kişi derhal kadından, aileden ve toplumdan özür dilemelidir.

Roman gençleri olarak bu nefret söylemini kınıyor ve nefret suçu kapsamında değerlendirilerek gerekli yaptırımların en kısa sürede yerine getirilmesini istiyoruz, takipçisi olacağız.

Böyle bir davranış karşılığı sadece göstermelik bir ‘soruşturma açma’ ve yine göstermelik olduğundan endişe duyduğumuz ‘görevden alma’ olmamalı…

NEVE TERNE ROMA PLATFORMU

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,156BeğenenlerBeğen
17,024TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol