Gazete REDRıdvan Dilmen’in babasının kemikleri

Rıdvan Dilmen’in babasının kemikleri

KaçAk Saray’a yağcılık videolarını başlatan Rıdvan Dilmen hakkında pek bilinmeyen bir gerçek var: “Şeytan” lakaplı Rıdvan’ın babası çok muhterem bir adamdı. Bu aşağılık düzenle bir derdi vardı. Solcu bir emekçiydi. Rıdvan Dilmen, ne yazık ki, öyle bir babanın evladı olmasına rağmen bu hallere düştü…

Evet, Rıdvan Dilmen’in babası Mehmet Lütfü Dilmen Bey ilkokul mezunu emekli bir işçiydi. Türkiye İşçi Partisi (TİP) üyesiydi. İşçilikten emekli olduktan sonra arzuhalciliğe başlamış, Facit marka daktilosuyla Nazilli Adliyesi önünde ihtiyacı olanlar dilekçeler yazmıştı.

TİP’İN BELEDİYE BAŞKAN ADAYI

Bir söyleşide Rıdvan Dilmen babasını şöyle anlatıyordu:

“İlkokul mezunuydu ama İngilizce, Fransızca, Osmanlıca bilirdi. Nasıl öğrendi, kim öğretti hiç söylemedi. Aşırı solcuydu. Evin içi kütüphane gibiydi. Neler neler okurdu. Bazen de çekicini alır, kızdığı zenginlerin evlerine gider kapıyı, bacayı, camı kırardı çekiçle…”

Sanki bir parça da “arıza” imiş izlenimi edindiğimiz Mehmet Lütfü Bey, Nazilli’de Türkiye İşçi Partisi’nin belediye başkanı adayı olmuştu. Rıdvan Dilmen’in anlatımına göre, bir oy farkla belediye başkanlığını kaybetmişti. “Arıza” bile olsa, öfkesi zenginlere yöneliyordu; hiç kuşkusuz halk tarafından çok sevilen biriydi. Yoksa onca oyu nasıl alacaktı? Onca imkansızlık, parasızlık, öyle düzen partileri gibi seçim kampanyası yapmasına elvermemişti kuşkusuz.

YILDIZ FUTBOLCUYKEN AMİGO OLDU

Rıdvan Dilmen ise hep iki arada bir derede kaldı. Futbolla gelen şöhret onu tuhaf biri haline getirdi. Kumarı sevdi. Sevgilisini “Telekulak Çetesi”ne dinletecek kadar düştü. Güce yanaştı. Babasının temiz mirasını sahiplenip yüzünü halka döneceği yerde, güçlünün paçalarına sürünmeyi marifet bildi. Son yaptığı hareketle de, pek çok kişiye sevimli gelen “Şeytan” imajını bitirdi. Futbolseverlerin “Şeytan”ı olmak yerine, Saray’a kapılanmayı tercih etti. Kafalardaki “efsane futbolcu” imajını sildi, Türkiye’yi bir dinci cehenneme çevirecek anayasa değişikliğinin “amigo”su haline geldi.

Ne diyelim… Umarız değişir, babasının kemiklerini sızlatmaz. Türkiye İşçi Partisi’nin neferi, emekli işçi merhum Mehmet Lütfü Bey’e yakışır bir evlat haline gelir. Çıkmayan candan ümit kesilmez…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

23,988BeğenenlerBeğen
16,911TakipçilerTakip Et
1,350AboneAbone Ol