Gazete REDPopFaşist Alaturka yarişmasi!

PopFaşist Alaturka yarişmasi!

  • LAZ MARKS – YILMAZ OKUMUŞ
Yılmaz Okumuş

Aşağıdaki yazı, Hrant Dink’in öldürülmesinden hemen sonra, RED Dergisi’nin Şubat 2007 tarihli beşinci sayısında yayınlanmıştır. Trabzon üzerinde oynanan faşist oyundan sahneleri anlatmaktadır…

Bizum Sementa Recep dertli, “Laz Marks emice ne edeceğuk böyle, habu ‘faşist, linççi’ etiketi yapişti uzerumuze. Fener turubininden atilsa kolay, hemen geri atarsun olur biter. Fakat bu oyle bir şey değil. Nasil temizleyeceğuz üzerumuzden?”

Uşağum dedum, faşizumi sadece Hitler’un badem bıyığından ibaret zannetma. Faşizum sermayenun ruhinda vardur. Sömürü çarkları tikir tikir işlerken tepene gobali indurmezler. Ama çarkina siçtuğumun çarki dönmeyi artuk. Ne emperyalizumun göbeğinde, ne da sömurgelerinde…

Ula bi düşun; kurtlar, çakallar niçun kiş aylarinda köylere iner? Dağda yiyecek kalmaduği içun.

Emperyalizum çakali da artuk direk köylere inmağa başladi. Hem de yaz kiş demeden. Gizli – sakli, açuk – kapali, Morrison Sülo’li – Turgut’li, anlaşmali, IMF’li soygunlar bile kesmeyi bu bet muncurlilari.

Ula Sementa Recep, bi dur da dinle daaa, lafi Tirabizon’a getureceğum. Sabret uşağum.

Emperyalist – kapitalizum hedef sapturmakta çok mahirdur. Dünya halklarinun kümeslerine bir çakal zerafetiyle saldururken, bir yandan da dünya halklarini birbirine kirdurayi. İnsanlar, “Ula tavuklarumuz her gün eksileyi, kimdur bu hirsuzlar?” diyeceği yerde binlerce sene bir arada yaşaduği kardeşlerinun girtlağina sarilayi.

Misal vereyirum; bizum İdris 5 parasuz, işsuz güçsuz gezinen bir uşaktur. Tirabizon Çarşusi’nda “Ekmek, iş, özgürluk” diye yürüyen uşaklarun kafasina kaldurum taşi atarken, aslinda kendi kafasina attuğuni bilememektedur. Ula koloti kafali İdris, bu, Hüseyin Cimşir’un kendi kalesine gol atmasi gibi bir şeydur.

Şimdi bu uşak nereden zehirlendi diye merak edersun, anlatayim… Grizu nedur bilur misun? Metandan olişan zehirli bir gazdur ve kömur ocaklarinda birikur. Bu zehirli gazi, beyuk fanlarla havalandurarak temizlemedukleri içun, yüzlerce maden işçumuz emekçimuz hayatini kaybetmiştur.

Şimdi Türkiye’nun ve bizum Tirabizon’un havasi da maden ocaklari gibi oldi. Hava, Perinçsuz-Kerinçekli, Tayyipli-Baykalli, valili–bakanli, savcılı–burokratli, emniyet müdürli insanlarun yayduği zehirli bir faşizm tabakasiyla örtüli. Emperyalizume ve onun yerli işbirlukçilerine sesini çikaramayan bu ibişler, en kuçuk bir kıvılcımda; ırklara, dillere, mezheplere, solcuya, aydına patlayiler.

Biz böyle konişurken Netceğuk Hasan gelup, anlatti, Ufuk Cüldemir internet sitesinde “Ordu bir gün bile geçirmeden Trabzon’a müdahale etmelidir” demiş.

Sinirlendum tabi… Uşağum dedum, “Halk bir dakika bile geçurmeden habu dolar manyaklarina müdahale etmelidur. Önine katup, en yakin Amerikan konsolosluğina kadar kovalamalidur,” dedum.

Efendum Tirabizon’a dönersak; haçan fabrika yok, millet işsuzluği iş edinmiş. Fuhuş batağiyla birlukte şehir hem manevi yara almiş hem da fuhuşun yarattuği rantla mafyalaşmiş… Her alanda başariya muhtaç… Nufusinun 4 katini deplasmana göç vermiş ve devlet tarafindan kendi haline birakilmiş bir şehir… Doğasi katledilmiş, kendi varluğina kizgun insanlar… Bir da üstinu ustluk, vali ve emniyet müdüri olmayı, bunlarun sirtini sıvazlamak zanneden devlet görevlileri… Kisacasi, kendisiyle ve tarihiyle hesaplaşmamiş bir Tirabizonumuz vardur.  Haçan PopFaşist Alaturka yarişmasi yapılsa katılım PopStar Alaturka kadar olabilur. Bu gencecuk ve geleceksuz uşaklar, neredeysa Sumela Manastiri’ndan bile utanur hale geldi. Ula ayiptur daaa…

Haaa, Tirabizon bu midur, katil ihraç eden bir şehir midur? Değildur.

70’lerun ortalarinda bizum Tirabizonsipor’un şampiyonluklarini, solci uşaklarun sempatiyle karşuladuği dönemleri hatirla Sementa Recep uşağum. Uşaklar kirdan mi şehirden mi başlayalum diye tartişurken, Tirabizonsipor oligarşinun takumlarindan işe başlamiş ve haksuzluğa karşi çikan, Anadoli’nun sesi olmişidi.

Karadenuz sahil şeridi, Samsun’dan Artvin’e kadar, Amerikanci-işbirlukçi-faşist düzenun yureğine indurecek piratikler gelişturmişti. Ne kadar ekmek lazimsa o kadar üreteyidi… Şehirlerinun aynali yerlerine “Faşizme Geçit Yok”, “Kahrolsun Emperyalizum” yazayidi…

Emperyalizumi zamaninda kahredebilseyduk, birak bizum Tirabizon’i, dünya halklarinun hiçbiri bunlari yaşamazdi…

Önceki İçerikTahammülsüzlük…
Sonraki İçerikSorun!..

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

23,984BeğenenlerBeğen
16,906TakipçilerTakip Et
1,350AboneAbone Ol