Gazete REDPazarlamacı kazığı

Pazarlamacı kazığı

Kapitalizm ucubesini tek kelime ile anlatın deseler, tereddütsüz “pazarlama” derim. Ne dilimiz şişer ne de karnımız ağrır… Kapitalizmin gücü bu kavramın içinde saklıdır.

Pazarlama şu iki temel üzerinde yükselir:

  1. İhtiyacı olmayan birini, sattığın ürüne ihtiyacı olduğuna ikna etmek. (İhtiyaç yaratmak)

2. Ürüne ihtiyacı olan birine, senin markana ihtiyacı olduğuna ikna etmek. (İhtiyaç satmak)

Bu iki durum sonucunda gerçekleşen satış muhtemelen o ürünün piyasa değerinin çok üstünde gerçekleşmiştir. Bildiğiniz “kazık yemek” deyiminin cisimleşmesi durumu…

Bugün her fırsatta “yol, köprü, tünel” edebiyatını sadece siyasi iktidar yapmıyor… Kandırıldığı hissiyatından kurtulma düşüncesi, verdiği oyun doğru olduğuna ikna olma ruh hali, yurdum insanını da bu söyleme ortak ediyor. Kafası karıştığında “hap” bir yanıtı oluyor: Ama yol yaptılar, köprüler, tüneller yaptılar… Evet arkadaş dünya gelişiyor bu tür hizmetleri belediyeler bile yapıyor, birkaç on yıl sonra muhtarlar yapacak…

Yani iktidar, bu yurdum insanını yola, köprüye, tünele ihtiyacı olduğuna ikna etmiş ve “mal”ını da fahiş fiyatla pazarlamış durumda. Bu alışveriş sonrası yurdum insanının elinden, “tabii yapacaksın, 21. Yüzyıl’dayız her şey gelişiyor, bunlar senin rutin görevin” diyebileceği hakkı da alınmış oluyor.

Gerçekte ise ülkenin bilime ve sanayiye ihtiyacı var. Nereden mi biliyorum? İşsizliğin tavan yapmasından, krizin siren çalmasından…

Bilim buluş ve patenti getirir, sanayi de fabrikayı, yani üretimi. Bunlar varsa istihdam vardır, çalışmak isteyene iş böyle hazır edilir. Eğer üretim varsa, siyasetten torpil bularak devlete kapılanmaya çalışarak ikiyüzlüleşmeye gerek yoktur.

İşte yurdum insanını yanılsamaya düşürüp yol, köprü ve tünele ikna eden iktidar bunları yapmak için önce kamuya ait üretim yapan tesisleri satıp savdı. Bunun parası ile inşaatçılığa girişti. Eee derenin suyu tükendi tabii. Şimdi de özel şirketlere güvence ve işletme kotası  vererek bu işi yapıyor. Yani, “sen yap şu kadarını vatandaştan, yoldan köprüden geçenden alırsın bilmem kaç yıl boyunca, olmazsa biz geçmeyenden de alır sana veririz” yöntemiyle. Masaldaki Deli Dumrul bizatihi devletin kendisi…

Sonuçta işsizlik normalin üstünde, üretim olmadığı için borçlanma tavan yapmış, ekonominin ayarı kaçmış, kriz el sallıyor ama  işsiz yurdum insanı “yol yaptılar, tünel, köprü yaptılar” diyor… He canım he… Yol senin nafakanın tam ortasından geçiyor, karşıda kalan ekmeğe kolun yetişmiyor, araban yok, köprüyü geçmeye mecalin yok, tünel uzun, karanlık…

Aslında bir kazık yemişlik hissiyatı var lakin kişi kendine konduramıyor, bakıyor kendisi gibiler çokluk, hemen ikna olmaya hazır hale geçiyor. İktidar da bu haleti ruhiye üzerine mastırlı zaten.

Fakat iktidar bu, güç isteği sınırsız, bitmek tükenmek bilmez bir istekle dönüp duruyor. Gücüne güç, yetkisine yetki istiyor. İstemesine istiyor da her gücün de bir sonu var. Görünen o ki bu kez  o toplu kazık yeyip, buna kılıf bulanlar, birbirlerine, “Bir tokat atalım mı?” bakışı fırlatıyorlar. Pazarlamacının ikna edemeyeceği durumlar da vardır. Halk arasında meşhur deyimdir: Kedi her zaman ciğer yemez. Vatandaş da her zaman pazarlamacı kazığı yemez her halde…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,815BeğenenlerBeğen
17,090TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol