Gazete REDPandora’nın kutusu

Pandora’nın kutusu

Tarih boyu muhafazakar değerlere sarılmayı her şeyin biricik çaresi olarak sunup durdular. Ne sorun varsa nedeni “maneviyat”tan uzaklaşmak, çözümü de “özümüze dönmek”ti. İyilik ve ilerleme inançtan, kötülük ve gerilikse dinsizlikten kaynaklanıyordu hep. Şimdilerde ülkenin kılcal damarlarına kadar sızmadıkları yer kalmadı. Sonuç ortada. Zaten bilinen bir şeydi medrese kafasından akıl çıkmayacağı. Ahlak ve insanlık da çıkmıyor işte.

Çıka çıka din, mezhep ayrımcılığı, doğu-batı sorunsalı çıkıyor. Kanlı bir geçmişe, işgalciliğe, yağmacılığa, şehadete öykünme, özendirme çıkıyor. Öteki düşmanlığı, linç kıtaları, savaş çığırtkanlığı, terörizm ve çeşit çeşit kıyımlar çıkıyor.

Başkasının hakikatine en ufak bir şans tanımayan üstün din karmaşası çıkıyor. Kibir, “öteki” olanı aklınca küçümseme çıkıyor. Onlar kötü biz iyiyiz, onlar yanlış biz doğruyuz, onlar haksız biz haklıyız şeklindeki fukara mastürbatörlüğü çıkıyor. İleri yandaşçılık, adam kayırma, birbirinden acayip tarikat ve cemaatler, güçlenmiş feodal bağlar, parçalanmış bir ulus çıkıyor. Ağlak zırlak mazlum edebiyatı çıkıyor. Mağduriyetten mazuriyete giden sahtekarlık çıkıyor.

Dövme yapmayı, rakı içmeyi, dans etmeyi, gitar çalmayı lanetlerken öbür tarafta pedofiliye, hırsızlığa, rüşvete, vahşete, yalana, devletin dibini soymaya tepki göstermeyen iki yüzlü bir ahlak çıkıyor. Daha doğrusu ahlak tüccarlığı çıkıyor.

Kadın düşmanlığı, cinsiyet ayrımcılığı çıkıyor. Kapalılık, baskı ve yasak çıkıyor. Yaşanmamış gençlik ve çocukluk çıkıyor. Dolayısıyla kriminallik, cinsel açlık ve saldırganlık çıkıyor.

Bilim, sanat, estetik düşmanlığı çıkıyor. Medeniyet karşısında histerik aşağılık kompleksi, kıskançlık ve zıtlık geliştirme, görgüsüzlük çıkıyor. Eşitlikçi, özgürlükçü, toplumcu düşüncelere, aydınlara düşmanlık çıkıyor.

Bilimsel merak, muhakeme yeteneği, arayışçılık ve şüphecilikten yoksunluk çıkıyor. Mizah yoksunluğu, benlik sorunları, gelişmemiş özsaygı, içgörüsüzlük çıkıyor. Kendine odaklanmayan, sınamayan, arzu giderici düşünen insan tipi çıkıyor.

İkiyüzlülük, olduğundan farklı görünme çıkıyor. Palavra dinlemeyi ve söylemeyi normalleştirmek çıkıyor. Ortaçağ hurafelerine yüce hakikat demek çıkıyor. Yanıt olmayan yanıtlarla avunmak çıkıyor. Kötülüğe bahane uydurmak çıkıyor. Karnı işle değil lafla, hikayeyle doyan bir toplum çıkıyor. Ekmek verme hikaye anlat geç bunlara.

Biat, efendilik, kulluk, müritlik, mürşitlik, minnet, sadakacılık, dilencilik, el etek öpme gibi en aşağı insanlık halleri çıkıyor. İnsanlık onurundan yoksunluk, boyun eğme, güçlüye tapma çıkıyor.

Servet ve iktidar hırsı, açgözlülük, dünyevileşme çıkıyor. Üfürükçülük ve çeşit çeşit üçkağıtçılıklar çıkıyor. İslamcılık denen bütün işleri ahmaklık seviyesinde bir siyasi akım çıkıyor. Bütün tarih tezleri, siyasi analizleri, dünya algıları ve ortaya koydukları kafa ürünleri Laz fıkrası gibi. Dış politikalarından ekonomiye, askeriyeye, akademiye kadar her işleri tımarhanelik…

Medrese rahle-i tedrisinden geçmek insanı insanlıktan çıkarmaktan başka bir işe yaramıyor. Bu saydıklarımızın hiçbiri rastlantı değil. İslamcılığın mental yapısının doğal sonucu. Medreseden insanlığa bu dünyada bir fayda yok, öbür dünyada olduğu da şüpheli. Bunların hepsi geçen yüzyılın başında yeterince deneyimlenen gerçekler. Fakat bazı deneyimlerin belli aralıklarla tekrar edilmesi gerekli.

Tarih iki ileri bir geri gidiyor…

1 Yorum

  1. Üffff! 100 yildir söylem hiç degişmemiş.. ayni bildik ezber laflari dizele dur yüregin soğusun dinsizliğine yada arafta duruşuna bi gerekçe olsun..

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,820BeğenenlerBeğen
17,104TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol