Gazete REDOrganize işler

Organize işler

AKP Genel Başkanı tansiyonu yükseltiyor… MHP HDP’nin kapatılması için bastırıyor… Bu arada faşistler organize biçimde Cumhur İttifakı’nın dışındaki sağa saldırıyor… Ne oluyor?..

  • BURAK SÖNMEZER

Geçtiğimiz günlerde Tayyip Erdoğan’ın, Oğuzhan Asiltürk’ü ziyaret etmesini değerlendiren Temel Karamollaoğulları, Cumhur İttifakı içerisinde MHP’den rahatsızlık duyulduğunu bu yüzden Erdoğan’ın yeni ittifak arayışlarına girmiş olabileceğini belirttikten sonra partisi Saadet’in pozisyonunda herhangi bir değişiklik olmadığını kaydetti.

Bu açıklama uzun zamandır Devlet Bahçeli ve MHP’nin AKP ve Tayyip’i esir aldığı ve her istediğini yaptırdığını; daha da önemlisi, istemediklerini yaptırmadığı yönündeki düşünceleri güçlendirdi. Böyle bir yorumun ardında “yaklaşan bir seçim” senaryosu görmek de kaçınılmazdı.

Bana sorarsanız durum hiç de böyle değil.

GERİLİM FİLMİ

Bir kere aynı süreçte Erdoğan’ın CHP ve Kılıçdaroğlu üzerinde uyguladığı gerilim siyaseti hızla yerini hakaret ve mesnetsiz tuhaf suçlamalara bıraktı.

Hiç kuşkusuz Tayyip Erdoğan’ın tuhaf suçlamalarına tüm toplum alışmıştı ancak bu kez özellikle bir mesele olarak gördüğü Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör atamasının ortaya çıkarttığı gerilim dolayısıyla, hem ortaya çıkan öğrenci hareketini hem de CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nu teröristlikle suçlayıp, örgüt ismi vererek el artırması, Cumhur İttifakı içerisinde MHP’den rahatsızlık duyduğu, yeni arayışlar içerisine girdiği yönündeki argümanları boşa çıkartır nitelikteydi.

MHP ve Devlet Bahçeli’nin son dönemde HDP’nin kapatılması taleplerini de düşündüğümüzde, ki bu talep daha önceleri Doğu Perinçek tarafından dillendiriliyordu, ittifak içinde bir rahatsızlık değil, bir iş bölümü olduğu sonucuna varabiliriz. Zira Erdoğan’ın HDP’yi ve yöneticilerini özellikle de Selahattin Demirtaş’ı PKK uzantısı ve üyesi olarak itham ettiği hatırlandığında, kendisinin de farklı bir pozisyonda olmadığı görülecektir.

Dolayısıyla Erdoğan ve Bahçeli’nin gerilimi artırmak konusunda bir yol haritasına ve işbölümüne sahip oldukları anlaşılmaktadır. Bu işbölümünde Erdoğan büyük lokma olarak gördüğü CHP’yi hedef alırken, Bahçeli de HDP üzerine oynayarak milliyetçi faşizan kesimleri kendi etrafında tekrar toparlamaya çalışmaktadır.

Ancak anlaşılan şu ki MHP’nin tek görevi HDP’nin üzerine gitmekle sınırlı değil.

‘BÜYÜK OYUN’

Bugün görüldüğü kadarıyla Cumhur İttifakı’nı doğrudan eleştiren çeşitli sağ unsurlar üzerinde terör estirme görevi de MHP’ye bağlı “ülkücü” faşistlere devredilmiş durumdadır. Yeni Çağ Gazetesi Ankara Temsilcisi Orhan Uğuroğlu’na, KRT TV programcısı ve eski Ülkü Ocakları Başkanı Afşin Hatipoğlu’na ve Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’a yapılan kanlı saldırılar, Erdoğan’ın Asiltürk’e yaptığı ziyarette nezaket kelimesini kullansa da ittifakın aklında sadece CHP ve HDP’nin oluşturduğu sola doğru değil ittifakı bölen sağa karşı da bir saldırı kampanyasının başladığını gösteriyor.

Öte yandan, siyasal iktidarın tüm kitlesel örgütlenme alanlarını kontrol altına alma girişimlerinin de sertleşerek devam edeceği görülüyor. Dünyada şimdiye kadar eşi benzeri görülmemiş yöntemlerle medyayı ele geçirerek bir medya rejimi kuran ve yine hem alışıldık hem de orijinal yöntemlerle basını kontrol altına alan, son dönemde dernekleri, vakıfları ve sendikaları da bütünüyle kuşatan ve artık oraları da işgal etmeye girişen Erdoğan rejimi, en son Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleştirdiği rektör atama manevrasıyla aslında atacağı sonraki adımların testini gerçekleştirmektedir.

Velhasıl önümüzdeki süreç, Cumhur İttifakı’nın güç kaybedip sönümleneceği ve çeşitli zorlamalarla bir genel seçimi gündeme getireceği değil, tam tersine tüm muhalefet alanlarını şu ya da bu şekilde kontrol altına almak için saldırganlaşacağı bir dönem olarak önümüzde durmaktadır.

Seçimler, bu plan başarıya ulaştığında, bir formalite olarak gündeme gelecektir.

Bozulması gereken ‘büyük oyun’ budur…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,156BeğenenlerBeğen
17,024TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol