Ölçü birimimiz: ‘Uzun Adam’

Bugün yolculuk nedeni ile çok alıntılı bir yazımız var; anonim yazarlara teşekkürler. Konumuz ise, ‘sosyal mesafe’yi bir türlü anlayamayan belli bir partinin seçmenine mesafeyi pratik anlatma biçimi üzerine…

  • T. AKMAN

Yazılı tarihle başlayan ölçme teknikleri içinde ilk uzunluk standardı, parmak kalınlığı, el genişliği, karış, ayak gibi orta boyuttaki bir insanın vücudundaki parça veya mesafelerden yola çıkılarak oluşturulmuştu.

MÖ 4.000 yıllarında Nil nehri üzerindeki Chaldees’te, ‘Firavun Dirseği’ bir uzunluk ölçüsü standardı olmuştu. 1 dirsek; 1/2 ayak, 2 karış, 6 el genişliği ya da 24 parmak kalınlığına denk kabul edilmişti.

MÖ 1.950–1.750 yılları arasında yaklaşık 200 yıl süren Asur Ticaret Kolonileri Dönemi, Anadolu’da aynı zamanda yazılı tarihin ve Orta Tunç Çağı’nın başlangıcı olarak kabul edilir.

Bu dönemde, Asurlu tüccarların en önemli ticari faaliyetlerinden birisini, Babil’den Asur’a ithal edilen ya da Asurluların kendi dokudukları kumaşların Anadolu’ya getirilerek satılması teşkil etmişti.

1988’de Kayseri Kültepe’deki (Kaniş-Kanesh olarak anılan Kültepe, yalnız büyük bir ticaret merkezi veya Hitit devletinin ilk başşehri değil, aynı zamanda Anadolu’yu Mezopotamya’nın yüksek uygarlıklarına bağlamış büyük bir kültür merkezidir) kazılarda bulunan bir Eski Asur tabletinde bu kumaşların ölçümü için geçerli uzunluk ölçüsü olan ‘kübit’in hiyeroglif harici ilk yazılı formu bulunmuştur. İngilizce ‘cubit’ kelimesi Latince isim cubitum “dirsek” kelimesinden, cubo, cubare, cubui, cubitum ‘uzanmak’ fiilinden gelmektedir.

Kübit, dirsekten orta parmağın ucuna kadar olan mesafeye eşit eski bir uzunluk ölçüsü birimidir ve tüm Antik Mısır ile Mezopotamya uygarlıklarının uzunluk ölçüm sistemlerinin temelinde bulunur.

Benzer şekilde insan vücudunun parçaları Eski Roma, Yunan ve Çin medeniyetlerinde de kullanılan en yaygın ölçüydü. Zaman içinde, değişen insan boyutları (fit, bulunduğunuz coğrafyaya göre 25 santimle 35 santim arası değişebiliyordu), tüccar hileleri ve yalakalıklarla (örnegin, 1.101 yılından beri İngiltere Kralı I. Henry’nin burnundan el baş parmağına kadar olan mesafeye yarda denir) ölçüleri iyice içinden çıkılmaz hale getirmiştir.

Toplumlar arası ilişkilerin sıklaşması ile birlikte özellikle ağırlık ve uzunluk birimlerini karşılaştıracak, bu konuda birliği sağlayacak bir ölçme sistemine ihtiyaç duyuldu ve bilimsel bir yaklaşım aranmaya başlandı.

ÖLÇÜDE KARMAŞA NASIL GİDERİLDİ -Mİ?

17. Yüzyıl’ın ortalarında Fransa’da uzunluk ve ağırlık birimleri konusundaki karmaşayı gidermek ve bu konuda birliği sağlamaya yönelik sistematik bir çalışma başlatıldı. Yeni bir ölçme ve ağırlık sisteminin, dünyanın boyutlarından oluşturulması fikri ilk olarak Fransız fizikçi Jean Fernel (1528) tarafından ortaya atıldı.

Daha sonra Galileo’nun sarkacı bulması (1581), Christian Huygens’in onu zamanı kaydetmekte kullanması (1665) ve Fransız astronom Jean Picard’ın onu uzunluk standardı olarak önermesi bugünkü evrensel sistemin temelleri olarak kabul edilebilir.

Bugün global bir standart haline gelen metrik sistem bir zamanlar baldırı çıplak takımının sokaklara dökülüp ”Liberté, égalité, fraternité, ou la mort!” diye bağırdıkları 1790’lardaki Fransız Devrimi sırasında Avrupa’da kullanılan geleneksel ağırlık ve ölçü sistemlerinin yarattığı karmaşa ve çelişkilere bir son vermek amacıyla tasarlanmıştı.

Ondan önce uzunluk, arazi ve ağırlık ölçü birimleri sadece ülkeden ülkeye değil, bir ülke içindeki bir bölgeden diğerine de farklılıklar göstermekteydi.

Küçük derebeylik ve krallıkların birleşmesiyle ortaya çıkan devletlerde karmaşa daha da büyüdü.

Tüm Avrupa’daki tacirler, bilim adamları ve eğitimli kişiler, her tarafta geçerli olacak ortak bir sistemin gerekli olduğu görüşünde birleşmekteydi.

Bu derece radikal bir değişikliğin uygulanabilmesi de ancak Fransız İhtilali sırasındaki topyekün ayaklanma ortamında düşünülebildi.

İngiliz ölçü birimleri ya da imparatorluk ölçü birimleri, Birleşik Krallık’ta 1824 yılında çıkarılan ‘Ağırlıklar ve Ölçüler Kanunu’ ile düzenlenen ve yeniden tanımlanan ölçü birimleridir. Uzunluk birimleri olarak fit, inç, yarda, mil, vs.; hacim olarak galon, ons, pint, vs. ve kütle olarak da libre, pound gibi birimler 1965 yılında yerini resmi olarak metrik sisteme bırakmış olsa da, ülkede gayrıresmi olarak yaygın kullanılıyor.

Birleşik Krallık ve ABD’deki sürekli karşı çıkmalara karşın 1875’den bu yana bilim ve uluslararası ticaret alanında metrik sistem kullanılıyor.

Aslında metrik sistem de yürürlüğe girdiği tüm ülkelerde, başlangıçta halk tarafından reddedilmişti. Zira insanlar dünyayı görüş ve kontrol tarzlarının bir parçası olan ve alışkın oldukları ölçü birimini değiştirmeye direnç gösteriyor.

ABD dışındaki tüm ülkelerde bu engel global ekonomik sisteme entegre olabilme zorunluluğu nedeniyle, yani ekonomik gereklerden dolayı aşılabilmişti. 1959’da Amerika Birleşik Devletleri ve İngiliz Milletler Topluluğu ülkeleri, 1 fitin (İngilizce tekili İngilizce: foot (fût), çoğulu İngilizce: feet; ft. veya bazen, ′ şeklinde kısaltılır) uzunluğunu 0,3048 metre olarak sabitledi.

1 yarda 3 fite eşit olup 1 fit 12 inçe eşittir. Bu biraz iri bir ayak tabii, zira ayak numarası olarak bakarsanız, İngiliz 13, Amerikan 14 erkek, 15,5 kadın ya da bizdeki 47 numaraya denk gelir.

Fit ölçüsü uzun zamandır bir çok standardın temeli olarak kalmış ve halen bazı insanlara farklı şekilde anlatamadığınız şeyleri anlatmaya yarayabiliyor.

‘AYAK’IN HAYATIMIZDAKİ YERİ…

Fiti anlamak için bunu ayak ya da adım olarak çevirmenizi öneririm. Örneğin apartmanda tavan yüksekliğinin altın standardını mimarınız size en az 9 ayak boyu (2,74 m) olarak tanımlayacaktır, müstakil evde ise 11 ayak boyu (3,35m).

Basketbol potasının çemberinin yerden yüksekliği tam 10 ayak boyudur (3,05m). Uçakların seyir irtifaları fitlerle bölündüğü için, Amerikalı 40 bin fitte uçarken biz 12 bin 192 metrede uçarız.

Fark etmesek de hayatımızda fitin yeri büyüktür. Elinizdeki iPhone şarj kablosu da büyük ihtimalle 3 ayak boyudur (91 cm). En sevilen oyun futbolda 9,15 m diye bildiğimiz serbest vuruşlarda toptan uzaklık aslında 10 yardadır, yani 30 ayak.

Hakem bu mesafeyi, her biri 1 yarda, yani 3 fit olan, 10 adım atarak ölçer. Penaltı noktası kaleden 12 yarda, yani 36 fit uzaklıktadır. Hatta futbol saha büyüklüğü ne olursa olsun (evet o da değişkendir) penaltı cezasının verilebileceği alanın boyutları da kalenin iki yanından ve karşısından 18 yarda, kaleciye dokunamayağınız iç bölgenin boyutları da aynı ölçümde 6 yardadır.

Virüsümüze dönelim mi?

SOSYAL MESAFE NE KADAR?

Tüm dünya sosyal mesafeyi tartışıyor; 1,5 metre mi olsun, 3 metre mi, 2 metre mi, yoksa bizde yaygın olduğu gibi 3 santim yeterli mi?!

Dünyada halka bir şey satmanın tartışmasız lideri Amerika mesafeyi koydu: 6 ayak, yani 183 cm. Yaklaşık bir yetişkin erkek boyu, iki yarda, yani 2 hakem adımı ya da iki iPhone kablosu boyu…

Türkiye’de de 3 metrenin illa bir karşılığı var ama, İstanbul’u AKP başkanının fethettiğine inanan halka soralım bakalım, 3 metre onlar için ne ifade ediyor?

Bir dirsek boyu belki daha çok karşılık bulacaktır. İki karış? Bence bizde yaşanan sorun tamamen anlamayla ilgili. İnsanımız gerçekten önerilen 1,5 ya da 3 metreyi anlamıyor, karşılıksız kalıyor.

İnsanlara anlayabilecekleri ve içselleştirebilecekleri bir ölçü birimi önerilmesi gerekli.

Maskelerin kalitesizliği ve polemiklerden dolayı nasıl kullanılması gerektiğinin anlatılmasına sıra gelememesinden dolayı, henüz maskeler işe yaramıyor. Zaten kolay bulunamadığı için insanlar tek kullanımlık maskeyi, yıkayıp çoklu kullanıyor.

Aynı şey sosyal mesafe ile ilgili olarak da geçerli. İnsanlar bu mesafeyi bir şekilde algılayamıyor. Normal şartlarda konuşurken ya da yemek yerken bile 3 metre mesafeye tükürükle partikül atabildiklerini düşünmek, insana garip geliyor.

O yüzden elle mi ayakla mı nasıl anlatılmalı bilmiyorum ama insanlara bu mesafenin anlatılması salgının kontrolü için ön şartlardan biri.

Aklıma gelen örnekler arasında bir tanesi çok öne çıkıyor. Bu işi anlamamakta ısrar edenlerin siyasi görüşlerinin paralel olduğunu düşünmeye başladım ama bizde “reis” var, hatta kod adı gibi bir yakıştırma var: “Uzun Adam.”

Deseler ki mesela “Uzun Adam’ın boyu kadar mesafe bırakacaksınız” sanki çok başarılı bir kampanya olabilir. 185 cm, neredeyse tam 6 ayak, bence hem amaca uygun olacaktır, hem de çok etkili olacaktır.

AKP başkanı çıkıp tüm kanallarda bir canlı yayında, halka maskeyi nasıl takacaklarını uygulamalı anlatırken, mesafeyi de “benim boyum kadar” diye anlatsa sorun kökten çözülür.

Eminim izansız arkadaşlardan ve yağcılardan 3 metre açılacaklar da çıkacaktır.

4 Mayıs itibarı ile kontrollü gevşemeye başlayan ülkelerin tümünde, aktif vaka sayıları hemen yükselmeye başladı; Almanya +1.268. Fransa +600. Yunanistan +15. Danimarka +145.

Diğer ülkelerde özellikle takibi önemli olanlardan: Rusya +11 bin231. Brezilya +9 bin 82. Peru +3 bin 709. Hindistan +3 bin 364. İngiltere +5 bin 614. Suudi Arabistan +1.793. Japonya +224. Haiti +28. Kenya +25. Etiyopya +29. Türkiye +1.977…

Son Haberler

Tecavüzcünün bahanesi: “Oruçluydum…”

Evet, bu da oldu. Oruç tutmak çocuğa cinsel istismarda bahane yapıldı. Ve tecavüzcü müdür yardımcısı öğretmenliğe devam ediyor!.. RED Haber - Urfa’nın Bozova ilçesinde bir...

Virüs kalıcı etki bırakıyor

Koronavirüs geçiren birçok kişi kalıcı hastalık sahibi oluyor. RED Haber - Koronavirüs ile enfekte olan her 10 kişiden biri, enfeksiyondan kurtulduktan sonra haftalarca yorgunluk, kas...

Belgrad’da virüs eylemi

Belgrad'da ortalık karıştı, yenilenen karantina tedbirleri halkı sokağa döktü. RED Haber - Sırbistan’da COVİD-19 için karantina ilan edilmesi şiddetli protestolara neden oldu. Protestodaki öfkenin çoğu, güvenlik...

Feyzioğlu’dan rekor denemesi!

Baro başkanları ve avukatlar direnirken, Metin Feyzioğlu iktidarın paçalarına sürtünüyor ve bir rekor denemesi yapıyor! RED Yorum - Türkiye Barolar Birliği'nin (TBB) istenmeyen ama gerisini...

Eski Latin filmlerine dönüyoruz

Covid-19 Latin Amerika'nın yeniden yoksulluk ve şiddet batağına sürüklenmesine hız kazandırdı. RED Haber - Küresel nüfusun yüzde 8'ini barındıran ancak son Covid-19 ölümlerinin neredeyse yarısına...