Gazete RED‘O’ ortaya çıkınca…

‘O’ ortaya çıkınca…

Herkes günlerdir ortadan kaybolmuş olan Tayyip Erdoğan’ın neden çıkıp açıklama yapmadığını soruyor. Onun ortada olmaması hiç de hayırlı bir işaret değil…

RED Analiz – Tayyip Erdoğan, iktidarını sürekli muhalefete saldırarak, sürekli gündem saptırarak, sürekli birbirine zıt siyasi tutumlar alarak ve en önemlisi sürekli ve her koşulda bağıra çağıra konuşarak koruyor. AKP iktidarının en tipik özelliği bu.

Ne var ki, Tayyip Erdoğan belli dönemlerde ortadan kayboluyor. Belli bir gün hiç konuşmuyor, sesini kesiyor… Hemen arkasından ortaya çıkıyor ve yine hiç durmadan konuşmaya, bağırmaya, saldırmaya başlıyor.

Bu ortadan kaybolma ve geri dönme süreçleri, hep birer musibet dönemi oldu.

7 Haziran 2015 Genel Seçimleri’ni düşünün. AKP seçim yenilgisi almış, tek başına iktidar olamayacağı belli olmuştu. Tayyip Erdoğan ortadan kayboldu, birkaç gün hiç görünmedi.

İşte o birkaç gün boyunca yakın çevresiyle beraber seçimleri nasıl tekrar ettirebileceklerini planladılar. Birden bire ortaya çıkan ve “sessizliğini” bozan Tayyip Erdoğan planı adım adım uygulamaya koydu. AKP hükümeti kuramadı ama Tayyip Erdoğan tüm yasaları çiğneyerek hükümet kurma görevini diğer partilere vermedi.

Bu esnada ülkenin her tarafında canlı bombalar patlıyor, halk terörize ediliyordu. 1 Kasım 2015’e gelindiğinde seçim hileleri de hazırlanmış ve bu sefer AKP seçimden bir “zafer”le çıkmıştı!

Benzer bir sessizlik yakın dönemde İdlib’de pek çok askerin hayatını kaybetmesinde de gündeme geldi. Tayyip Erdoğan önce hiç ortada görünmedi, ortaya çıkıp da konuşmaya başladığında “daha fazla şehit” vaadinde bulundu. Nitekim vaadi gerçekleşti ve sonunda rica minnet gittiği Moskova’da Putin’in tüm talimatlarına uygun bir anlaşmaya boyun eğdi.

Peki şimdi ne olacak?

Tayyip Erdoğan yine yakın çevresiyle beraber kendi planını yapıyor. Ortaya çıkıp konuştuğu andan itibaren bu plan yürürlüğe girecek. Muhtemel planın ana unsurlarını madde madde sayalım:

  1. Koronavirüs salgınının iktidar tarafından, tıpkı Fethullahçı darbe girişiminde olduğu gibi, “Allah’ın bir lütfu” olarak değerlendirildiğinden hiç şüphemiz yok. Salgınla beraber, batmakta olan ekonomiyi perdeleyecek en mükemmel fırsatı ele geçirmiş oldular. Bütün beceriksizliklerini koronavirüse yükleyebilecekler.
  2. Herkes şundan emin olabilir: AKP iktidarının şu anda tasarlamakta olduğu plan asla halk sağlığını gözeterek yapılan bir plan değildir. Plan esas olarak muhalefeti baskılayacak, ekonomide halkın sırtına daha fazla binecek, iktidarın sorumluluğundaki ekonomik çöküşü virüse yükleyerek yeni yağma ve peşkeş mekanizmalarını çalıştıracak bir içeriktedir.
  3. Bu planı uygulamaya koymak üzere OHAL benzeri bir karar alınacak ve Tayyip Erdoğan iktidarı yine resmen yasaların üzerinde bir güç olarak keyfi idare sürecine geçecek. En ufak muhalefeti ezmeyi hedefleyecekler. Buna CHP de dahildir.
  4. Bu yeni OHAL-tipi süreçte sağlık tedbirlerinin dışında her amaçlarına ulaşmayı deneyeceklerdir. İş Bankası’na el koymak, dolar mevduatlarını dondurmak, halka yeni vergiler yüklemek, halkın tepkisiyle karşılaşan tüm adımları oldubittiye getirmek, örneğin daha fazla doğal alanı yağmaya açmak, daha fazla belediyeye kayyum, vb. deneyecekleri adımlardan belli başlıları olabilir.
  5. Bu süreci daha fazla kadrolaşma, daha fazla hukuksuzluk, daha fazla yolsuzluk, yağma ve zorbalık olarak okuyabilirsiniz. AKP bu süreci “Allah’ın bir lütfu” diye değerlendirip, iktidardan bir dönem daha düşmemek için kullanmaya çalışacaktır. Tayyip Erdoğan bu süreci başlatmaya karar verdikleri an çıkıp konuşacaktır.

Bu süreci halk sağlığının, emekçilerin, yoksulların lehine çevirmek için tüm muhalefet uyanık olmalı ve birlikte davranmalıdır. Ekonomik talepler kilit önemdedir. Pek çok işyerinin kapatıldığı mevcut dönemde işsizlik daha da büyüyecektir. İşini kaybeden emekçilerin günlük geçiminin sağlanması, küçük esnafın işyeri kiralarının devlet tarafından ödenmesi, işyerlerinin kapalı olduğu süreçte vergilerin durdurulması en temel talepler olmalıdır.

Bağıra çağıra halka saldıracak, muhalefetin gözünü korkutmaya çalışacak olan iktidarın boş tehditlerine asla taviz verilmemelidir.

Koronavirüsle beraber, bir siyasi virüse dönüşmüş olan AKP’den kurtulma zamanıdır.

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,156BeğenenlerBeğen
17,024TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol