“Ne kadar rezil olursak o kadar iyi!”

Hilal Cebeci’nin bol kalça ve göbek danslı Çav Bella klibini izlediğimde gözlerime inanamadım. Kısa süren bir şaşkınlığın ardından kendime getirmesi için sert bir kahve yaptım ve tuhaf düşüncelere daldım…

Nasıl bir memleket olduk yahu!

Tımarhane Cumhuriyeti diye boşuna demiyoruz. Daha neler göreceğiz bakalım…

Memleketin unutulmaya yüz tutmuş magazinel bir figürü olan Hilal Hanım’ın içinde bir anda depreşen Çav Bella aşkını çözmeye çalışırken, klip olduğu söylenen sürrealistik ve bir miktar da erotik videoyu tekrar izlemeye koyuldum. Arkadaşın meseleyi ardından anladığı klipte açıkça görülüyor. Bilal’e anlatır gibi Hilal’e de anlatacağız, el mahkum…

Bakınız hanımefendi; söylediğiniz bir disko şarkısı değil. Hatta söylediğiniz bir şarkı bile değil. İtalya’da faşizme karşı direnişin sembolü haline gelen dünyaca ünlü bir marştır Çav Bella. Bu yaptığınız, Mussolini faşizmine direnen, çocuklarına güzel ve eşit bir gelecek kurmak için yaşamlarını feda eden insanlara ağır bir hakarettir. Bilgisizliktir, görgüsüzlüktür, cahilliktir.

Daha çok göze hitap eden bir klip ve teneke gürültüsünden farksız, bilgisayar mahsulü oynak ritimlerle dünyaca ünlü bir marşı kepaze ettiniz. Bir anlamı olan, bir tarihi olan güzelim marşı maymuna çevirme girişiminde bulundunuz. Amacınız gündem olmaktı, başardınız.

Şu memlekette bir gün olsun herhangi bir adaletsizliğe karşı en ufak bir duruş sergilemeyip, kısa süreli bir “tesettür” hamlesinden sonra iyice unutulmaya yüz tutmuşken, aniden karşımıza Çav Bella marşıyla çıkmanız, ve tabii size bu aklı veren hangi ‘muzip’ kimseyse, işte onun ettiği bu rezillik, emin olun çürümenin dip noktasıdır. Siz bu çürüyen düzenin gözünden çıkan solucanlar olduğunuzu beyan ettiniz aslında. Başka ne denebilir ki!?

Yazık. Çok yazık. Ama size değil, bu topluma yazık…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here