Gazete REDNe kadar öldük, ne kadar öleceğiz?

Ne kadar öldük, ne kadar öleceğiz?

Dünyada raporlanan vaka sayısı 3 milyona dayandı, vefat sayısı günde 6 bin artışla 200 bini geçti ve halen virüsün yakın dönemde durdurulabileceğine ilişkin bir umut yok. Peki, kabaca dünyadaki diğer ölüm sebeplerine bakarsak nasıl bir tablo var?

  • T. AKMAN

Bugün dünyada her gün yaklaşık 161 bin kişi (1.250’si Türkiye’de) ölüyor: 50 bin kişi kalp ve damar hastalıkları sonucu, çoğu çocuk 32 bin kişi açlıktan (ne yazık ki!), 26 bin kişi kanserden, 10 bin kişi akciğer hastalıklarından, 7 bin 500 kişi alt solunum yolları enfeksiyonlarından, 7 bin kişi demanstan, 6 bin 500 kişi sindirim sistemi hastalıklarından…

Kayda değer diğer ölümler arasında 4 bin 600 AIDS, 4 bin 500 ishal, 4 bin 300 diyabet, 3 bin 800 böbrek yetmezliği, 3 bin 700 trafik kazası, 3 bin 600 verem ve 800 boğulma sayılabilir.

EN TEHLİKELİ CANLI: İNSAN

Sivrisinekler her gün 2 bin 700 kişiyi öldürürken, yılanlar 150, köpekler 70 kişiyi öldürüyor (listenin sürprizi tatlısu salyangozu günde 55 ölümden sorumlu); diğer yırtıcı hayvanlardan hipopotamlar yılda 2 bin 900, filler yılda 500 kişi öldürürken, en korkulan hayvanlardan aslanlar yılda 250, köpekbalıkları ise yılda sadece 5 kişi öldürüyor (bizde yaygın olarak metro istasyonlarında su satan otomatların -vending machine- yılda 13 kişi öldürdüğünü biliyor muydunuz? Nasılını sormayın lütfen…)

İnsanlar ise her gün 1.300 cinayet (savaşlar ve terör saldırıları hariç) işlerken 2 bin 200 kişi de intihar ediyor. Her gün!

Ama bunların hiçbiri okul, restoran, lig, AVM ya da ülke kapattırmıyor. Bu orantısız tepkimizin sebebi ne peki? Belirsizlik ve bilinmezlik; ve dahi politik oyunlar ile cehalet…

Virüsü tanıdıkça bu tedbirlerden gerek olanlarla (eğer varsa) yola devam edeceğiz. Bu virüsten kaçışımız yok; bugün olmasa yarın, yarın olmasa 10 yıl sonra, 20 yıl sonra bir gün istisnasız hepimiz bu virüs ile tanışacağız. O gün henüz tedavisi ve aşısı bulunmamışsa tıpkı bugünkü gibi sıkıntı yaşama riskimiz de olabilir.

Yani bugün bütün çabamız virüsle gerçek tedavi bulunduktan sonra tanışabilmek için.

VİRÜSLE İLGİLİ GERÇEKLER

Coronavirüs çok hızlı yayılıyor gibi görünüyor, oysa ki gripten daha yavaş yayılıyor. Çok ölümcül görünüyor; evet gripten daha öldürücü ama yavaş yavaş derlenen rakamlar gripte binde 1 olan ölüm oranının COVID-19 için binde 4 ile yüzde 1 arası olduğunu gösteriyor, yani gribin 4-10 katı. Dünyada yıllardır her gün yaklaşık 1.200 (DSÖ tahmini 800-1800 arasında bir yerde) kişi gripten ölüyor; yüzde 45 başarılı kabul edilen aşılarla bu rakamı neredeyse yarı yarıya tutuyoruz diye düşünebiliriz.

Kaba bir hesapla önemli bir değişiklik olmaz ise dünyadaki düzenli ölüm sebepleri arasına COVID-19 da girecek ve her gün ortalama 10 bin-25 bin kişinin ölümünden sorumlu olacak.

Aslında en hızlı ve rahat mücadele edilebilecek ölüm sebebinin, yani açlığın COVID’den çok daha ciddi boyutta olduğunun farkında mısınız? (Açlıktan ölmenin nasıl bir acı olabileceğine hiç girmiyorum bile. Konuyu çok dağıttım, toparlıyorum…)

Politikacıları bu tip kararlar almaya iten şeylerden biri özellikle İtalya ve İspanya’da hazırlıksız yakalanan sağlık sisteminin çöküşünün kendi ülkelerinde tekrar edilmesini riske edememek oldu. Eminim ki virüsün, normalde parayla her tür tedaviye ulaşabilen zengin ve ünlü insanlara rahatça ulaşabilmiş olması da bir etken oldu bu kararlarda.

BİLANÇO…

Bu ‘adaletli’ virüs ne yazık ki adaletini dağıtmak için (bizim gibi çok adaletli ülkelerde duramasa da) yayılıyor: ABD’de (+35 bin 419 vaka/+2 bin 65 vefat) durmak bilmezken, Rusya (+5 bin 966 vaka), Brezilya (+6 bin 201 vaka) ve Peru’da (+3 bin 683 vaka) da artık patladı diyebiliriz. İngiltere (+4 bin 913 vaka) ile bir raporlama problemi olan tutarsız İspanya (+3 bin 995 vaka) tatsız tırmanışlarını sürdürüyor. Hindistan (+1.836 vaka) tüm dünyanın yayılmasın diye dualar ettiği ülkelerin başında.

İzlanda son vakayı taburcu etmişti ama dün yeni 1 (bir) vaka bildirdi. Bu da Singapur (+618 vaka) gibi virüsü sıfırlamanın şu an için imkansız olduğunun bir başka canlı örneği.

Zaman artık güvenli çemberlerimizi oluşturup, geleceğimizi başkalarının planlamasına izin vermeyecek şekilde farkındalığımızı arttırma ve yeni normallerimizi oturtma zamanı…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,155BeğenenlerBeğen
17,031TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol