Gazete REDNe desem, nasıl anlatsam?..

Ne desem, nasıl anlatsam?..

Bugün 26 Mart 2020 Perşembe. Covid-19’un ülkemde görüldüğüne ilişkin ilk resmi açıklamanın yapılmasından sadece 16 gün geçti…

  • DR. BİRGİ TUNA

Covid-19’dan ilk yurttaşımızı kaybettiğimiz 15 Mart’tan da bu yana sadece 11 gün oldu.

Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca dün bir günde 5 bin 35 test yapıldığını, 561 kişiye tanı konduğunu 15 hastanın da yaşamını yitirdiğini duyurdu.

Toplam hasta sayımız 2 bin 433, kaybettiğimiz toplam hasta sayısı da 59 oldu.

Dün kaybettiğimiz canlar, 21 ile 33 gün öncesindeki bir tarihte bu virüsü kaptı. Yani en erken 23 Şubat’ta, en geç 5 Mart’ta bu virüs vücutlarına girdi.

Bugün ülke çapında herkesi tek kişilik odalarda karantinaya alsak, 28 Nisan’dan önce bu hastalığı durdurmamız mümkün olmayacak.

Bir başka deyişle, 28 Nisan’dan sonra ölecek olan yurttaşlarımız şu anda bu virüsü vücutlarına almadı. 16 Nisan’dan itibaren ölecek olan yurttaşlarımızın da bir kısmı şu anda hastalandı, bir kısmı daha hastalanmadı.

Bunu nereden mi söylüyoruz?

Lancet, dünya çapında otorite kabul edilen bir tıp dergisidir.

9 Mart 2020 tarihinde Lancet’te yayınlanan geçmişe dönük hastaların kayıtlarının incelenmesinden oluşan kohort çalışmada, bu hastalıktan ölenlerin, belirtilerin görülmesinden sonra ortalama 19. günde kaybedildiği saptanmış.

Biz bu hastalığın kişilerde belirti göstermeden 2 ile 14 gün öncesinde bulaştığını da yine Dünya Sağlık Örgütü’nün uyarılarından öğreniyoruz. Öyleyse Covid-19 bulaşması nedeniyle ölenler virüsü ölmeden 21 ile 33 gün öncesinden kapıyor.

Bunu öğrendikten sonra sorulacak soru şudur:

Hastalığın yayılma hızı ve ölüm olaylarındaki artış ilk başladığı günden bu yana yaşananlara bakarak hesaplandığı zaman günümüzden 21 ile 33 gün sonra Türkiye Cumhuriyeti’nde saptanan hasta sayısı ile ölen hasta sayısı nasıl olur?

Bunun yanıtını burada yazmayacağım.

Başka ülke deneyimlerine bakarak bu konuya vakıf olanlar zaten biliyordur.

Bilmedikleri, bugün ekonomik kaygılarla alamadıkları önlemlerin 16 Nisan ve sonrasında yaratacağı sonuçların çok dramatik olacağıdır.

Bugün sadece 65 yaşından büyüklere ve kronik hastalığı olanlara sokağa çıkma yasağı var.

65 yaşın üzerinde olanlar ev halkının bir yerlerden bu virüsü bulup kendilerine ulaştırmasını bekliyor evde… Hani fıkrada var ya… Köpekleri salmışlar, taşları bağlamışlar… Durum tam da budur.

Bu yazıyı mümkünse ulaşılır bir şekilde saklayın. Hafızanızda ya da bilgisayarınızda bir yerde. Ve 16 Nisan’dan sonra açıp bir daha okuyun. Ve yaşananları 26 Mart’ta okumuş olduğunuz bu yazının doğrultusunda yorumlayın.

Yanılmış olmak umuduyla…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,155BeğenenlerBeğen
17,031TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol