Gazete REDNamus için pezevenklik yapmak!

Namus için pezevenklik yapmak!


Gitti adamın paraları!.. Gerçi o da başkalarından çalmıştı ama…

Dini bütün bir adam değilim. Cemevinin yolunu bile bilmem. Fakat hiç yapmazsam günde on kere dini terminolojiyi kullanırım. Dinler günlük konuşma ve edebiyat için sonsuz bir metafor kaynağıdır. Feodal namus anlayışımıza da benzer şekilde başvurdum. Başlığı açıklamıştır sanırım. Anlatmak istediğim şey için başka bir söz bulamadım.

Namus için pezevenklik yapmak sözünü kimseden duymadım. Bana ait. İlk olarak Cem Uzan tepetaklak edildiği zaman kullandığımı hatırlıyorum. Yeterince anlaşılmamış bir dönüm noktasıydı o adama yapılanlar. Adamın mülküne, kişilik haklarına Teksas usulü tecavüz edilmişti, medyatik lince maruz kalmıştı ama “öyleleri” için üzülecek değildi tabii kimse! Sonradan olacakların da habercisiydi belki de bu olan. Cem Uzan gerçekten işlediği suçlardan, özelleştirmeler ve borsada yaptığı oyunlardan, kapitalizmin kendi doğasındaki hırsızlıklarından dolayı cezalandırılmamıştı; tıpkı onun gibi davranan bir mekanizma, siyasi iktidarın gücünü kullanarak onu yok etmişti. O mekanizmaya ses çıkaran olmamıştı!

Sonraları medya patronları vergi cezaları ile bastırılmaya başlandı. Maliye müfettişleri basının kapısında gestapoluk yapmaya başladılar. Burada da bir “sorun” görmedi insanlar. Ne de olsa Aydın Doğan da “öyle böyle” adamın tekiydi. Zaten Cem Uzan’ın tasfiyesinden fayda sağlayanlardan biri de o değil miydi?!

En çok da orduya kumpas operasyonları yapıldığı dönemde ve anayasa referandumu döneminde telaffuz ettim söz konusu lafı. Deliller imalatmış, silahlı kuvvetler kafesleniyormuş ama “askeri vesayet”i bir şekilde bitirmek gerekirmiş. Hele bir bitsin her şey zaten çok güzel olacakmış! Fethullah yargıya, orduya darbe yapıyormuş, kuvvetler ayrılığı ilkesi oylanıyormuş, yargı yürütmeye bağlanıyormuş ama canım statüko da pek bir fosilmiş, yüksek yargıçlar pek dinozormuş. Başçavuşun rejimini savunacak değilmişiz!

Namusu pezevenkliğin bahanesi yapmak! Tımarhanede olsa güler geçersin. Burjuva hukukunun bile en temel ilkelerinin ırzına geçerken, süne zararlısı liberallerin ileri sürdükleri en temel argümandı.

Bizim memlekette de zaten temel bir hukuk ve demokrasi mantığı yoktur. Kafalar siyah-beyaz bir eksen çevresinde çalışır. Adam “kötü” ise gerisi güzaftır, başka da laf anlatamazsın kimseye. Usul, hukuk, delil, masumiyet karinesi, savunma hakkı, vs dediğin zaman sana uzaylı görmüş gibi bakar. Kodamanları, militarizmi, Fethullahçıları, Ensar sapığını, hırsızları, haydutları vs. savunduğunu sanır.

Namus için pezevenklik yaparsan, öyle işin sonu eninde sonunda gene pezevenkliğe varır. Ortalık da tam teşekküllü kerhaneye döner.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

23,988BeğenenlerBeğen
16,911TakipçilerTakip Et
1,350AboneAbone Ol