Gazete REDMünih Sovyet Cumhuriyeti

Münih Sovyet Cumhuriyeti

Ekim Devriminin 101. yılına girdiği şu günlerde Almanya’da büyük ölçüde unutulmuş bir devrimin 100. yıldönümü anıyoruz. Ana akım basının biraz dikkatli yanaştığı, resmi yöneticilerin beylik laflarla geçiştirdiği “Almanya devrimi” Sovyet Ekim Devrimi’nden günü gününe bir yıl sonraya rastlar.

Sonuçta yenilgiye uğrasa da tarihsel bir atılım anına işaret eden Almanya Devrimi hakkında ben de birkaç satır yazmak istiyorum.


1918 yılı kasım ayına gelindiğinde Almanya’nın birinci dünya savaşını kazanma şansının artık kalmadığı anlaşılmıştı. Savaşa 1914’te “evet” demiş olan SPD’deki savaş karşıtları USPD (Bağımsız Sosyal Demokrat Parti) adıyla ayrı bir parti kurmuştu ve güçlenmekteydi. Halk arasında barış talebi giderek artıyordu.

Bu koşullar altında, Kielve Wilhelmshaven limanlarında demirlemiş olan donanmaya İngiltere’ye karşı girişilecek yeni bir saldırı için hareket emri geldi. Bahriyeliler savaşı uzatmaktan başka hiçbir mantığı olmayan bu emre itaat etmek istemediler. Kasımın ilk günlerinde karada grevler, gemilerde huzursuzluklar artmaya başladı. Sonunda, 7 Kasım günü (Sovyet devriminden günü gününe bir yıl sonra) denizciler ayaklanıp savaş gemilerine el koydu ve saldırı emrine uymayı net bir şekilde reddettiler.

Olaylar çok kısa bir zaman içinde bütün ülkeye yayıldı. Hemen her kentte işçi ve asker konseyleri (Arbeiter-und Soldatenräte) kuruldu. Yerel yönetimlere paralel yönetim organları oluşmaya başladı. Bir gün sonra SPD’li bir yerel politikacı ve Kassel kentinin belediye başkanı olan Philip Scheidemann Reichstag’ın balkonundan “Alman Cumhuriyeti”ni ilan etti. Böylelikle imparatorluk tarihe karıştı. Yaklaşık 4 yıldır hapiste olan Karl Liebknecht ve Rosa Luksemburg serbest bırakıldılar. Bu arada bize ilkokulda “Biz (o biz dedikleri Osmanlı İmparatorluğudur) yenilmediğimiz halde müttefikimiz Almanya yenildiği için biz de yenilmiş sayıldık” biçiminde efsaneleştirilen olay oldu ve birinci savaş Almanya ve müttefiklerinin yenilgisiyle sona erdi.

Ayaklanma liman kentlerinde başlasa da yayılma coğrafi bir mantık izlemedi. Örneğin ayaklanma ülkenin en kuzey bölgelerinden birisi olan Kiel limanında başladıktan sadece bir gün sonra en güney kentlerden birisi olan Münih’te de ayaklanma başladı. Yaklaşık 1000 yıldır iktidarda olan bir hanedanın son temsilcisi Bayern Kral’ı 3. Ludwig 7 Kasım günü (imparatordan 2 gün önce) devrildi ve USPD’li Kurt Eisner “Bayern Özgür Halk Devleti”ni ilan etti.

Ülke önce Weimar Cumhuriyeti, sonra Üçüncü Reich adını alacak olan bir tünele son sürat girmiş oldu.

Alman devrimi neden yenilgiye uğradı, Karl Liebknecht ve Rosa Luxemburg neden savunulamadı, neden Alman işçi sınıfı Rusya’da olduğu gibi başarılı bir devrim yapamadı, Alman işçi sınıfı neden hiç ses çıkartmadan başını Nazi giyotinine uzattı? Bunlar yaklaşık yüz yıldır tartışılan ve büyük olasılıkla en az bir yüz yıl daha tartışılacak olan konular.

Ben bir tarihçi değilim.Bilim adamı da değilim. Bir fotografçıyım, bir senaristim, öykücüyüm. Bu nedenle böylesine karmaşık bir tarihsel olayın analizini yapmak bana düşmez.Benim yapabileceğim iş olsa olsa bir olaydan bir kaç kare fotoğrafı yansıtmak olacaktır. Bu nedenle bir devrimin özetinin özeti denemeyecek kadar kısa bir bilgiyi verip geçmekle yetineceğim. Ancak bu arada özellikle dikkat çekmek istediğim bir kare fotoğraf var -ki o da Münchener Räte Republik diye tarihe geçen toplam yirmi sekiz günlük bir sosyalizm deneyimidir.

Rat Rusçadaki Sovyet sözcüğünün doğrudan karşılığıdır. Bu nedenle yazının geri kalanında Rat sözcüğü için Rusça Sovyet, Münchener Räte Republik tamlaması için ise Münih Sovyet Cumhuriyeti tamlamasını kullanacağım.

12 Şubat 1919’da yaklaşık üç aydır Bayern Eyaletinin Başbakanlığını yürüten Kurt Eisner bir suikastle öldürüldü. Bu sırada iktidar gücü Münih Sovyeti ile eyalet hükümeti arasında kalmış,bir çeşit ikili iktidar durumu oluşmuştu. Kurt Eisner’in ölümü bir anda işçi ve asker sovyetlerini daha avantajlı duruma getiren bir iktidar boşluğuna neden oldu. 17 Mart tarihinde SPD’den Johannes Hoffmann geçici hükümete başbakan olarak seçildi. Mücadelelerle geçen bir kaç haftanın sonunda 7 Nisan 1919 günü bütün iktidarı alacak olan Bayern Sovyet Cumhuriyeti ilan edildi.

Pek bilinmese de Paris Komünü ve Sovyet devriminden sonra, insanlık tarihinin üçüncü sosyalis tdevrimiydi bu. Münih Sovyeti toplam 28 gün iktidarda kaldı. Bu sürede geleceğin toplumunu oluşturacak bir adım atılamadı. Daha çok Bamberg kasabasına kaçmış olan geçici hükümetin birliklerine karşı savunma durumunda kalındı. Sonra Berlin’den gelen askeri birlikler ve Freicorp güçleri sayesinde Münih Sovyeti ezildi. Günler süren korkunç katliamlarda iki binden fazla insan can verdi.

Hepsinden de önemlisi Müniih kentinde bir ilk olarak Ordnungszellen (Düzen hücreleri) adlı faşizan bir örgüt kuruldu. Bu örgütün üyeleri arasında birinci dünya savaşından henüz dönmüş olan onbaşı Adolf Hitler de mevcuttu.

Bir zamanlar devrimcilerin en güçlü olduğu kentlerden birisi olan Münih kenti Naziler için kuluçka makinesi haline geldi. Münih sovyetinden tarihe kalan nostaljik bir hüzün bile değildir. Yine de o insanları anmak borcudur boynumuzun.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,820BeğenenlerBeğen
17,104TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol