Gazete REDMigros’tan işçiye hayvan muamelesi! -VİDEO-

Migros’tan işçiye hayvan muamelesi! -VİDEO-


Daha önce sendikalaştıkları için depo işçilerini kapının önüne koyan MİGROS’tan bu sefer de skandal görüntüler geldi. İşçilere “yemek” olarak bir dilim kaşar, bir dilim salam ve yarım ekmek dağıtan MİGROS işvereni, dağıtımı da “kapışma” biçiminde düzenledi.

İşçilerin onurlarını ayaklar altına alan ve muhtemelen bilinçli olarak planlanan bu “yemek dağıtma” düzenlemesi, “onursuzluk=örgütsüzlük” denkleminden yola çıkıyor.

MİGROS depolarında örgütlenen DGD-SEN’in daha önce yaşanan işçi çıkarmalarına dair açıklaması, şirketin işçi düşmanı yüzünü açıkça sergiliyordu. O açıklamadan bir bölümü aktarıyoruz:

“Migros’un Türkiye’de 63 yıllık tarihinde bini aşkın mağazasında çalışan on binlerce işçinin sömürüsü ve hak gaspıyla perakende sektöründe dev bir marka haline geldiğini biliyoruz. Daha iyi çalışma koşulları, adil bir ücret ve insan onuruna yakışır muamele talep eden, sendikal faaliyet yürüten işçileri anında kapı dışarı ettiğini hem geçmişten hatırlıyoruz hem bugün de yaşıyoruz.

Migros, 2013 yılında sendikamız DGD-SEN’e üye deneyimli 33 işçiyi sendikal örgütlenme çalışmaları yüzünden haklarını vermeden işten atmış, işçilere aileleriyle birlikte büyük mağduriyet yaşatmıştı. İşçilerin iradesi ve dik duruşu sayesinde sendikamız öncülüğünde Migros & Ceva Direnişini başlatmış; günlerce mağaza, depo, genel merkez önlerinde yürüyüş ve basın açıklaması yapıp halka sesimizi duyurmuştuk. Direnişin sonunda işçi taleplerinin çoğunu asıl olarak fiili meşru mücadelemizle ve beraberinde hukuki süreçle kazanmış, Migros’a haddini bildirmiştik. Ama görüyoruz ki Migros dersini almamış, işçi ve sendika düşmanlığına devam ediyor!

Migros taşeronu Usgrup ilk olarak 13 Ocak’ta(3), sonrasında 19 Ocak’ta(4) ve son olarak 27 Ocak’ta(6) 12’si sendika üyemiz toplamda 13 işçiyi küçülme bahanesiyle işten attı. Ama gerçek gün gibi ortada: İşçiler anayasal haklarını kullanıp sendikalı oldukları için yıllardır emek verdikleri işlerinden oldu. Şayet şirkette küçülme trendi, maliyeti(!) düşürme eğilimi varsa patronlara soruyoruz:

27 Ocak’tan hemen sonra yeni işçi alımının neden yapıldığı nasıl açıklanabilir? Beş yıldır komitelerle sürdürdüğümüz örgütlenme faaliyetini engellemek için işten atmaya varan baskı ve tehdidi inkar edebilirler mi? Usgrup ve MBM firmalarıyla kurdukları ilişkiyi nasıl hukuk kılıfına sokabilirler? Kiralık işçiliği yasadan önce fiili olarak hayata geçirme hakkını ne zaman ve kimden aldılar? Milyonlarca dolarlık sermaye birikimlerini taşeron düzenin vazgeçilmezi depo işçilerine borçlu olduklarını nasıl saklayabilirler?

Patronların bu soruların hiçbirine verecek cevapları olmadığını adımız gibi biliyoruz. Ama bu devran böyle gelmiş böyle gitmez artık! İşçiler 10 saatten 15 saate kadar depoda ayakta çalışıyor, ağır koliler ve yükler taşırken bel-boyun fıtığı gibi meslek hastalıklarına yakalanıyor, iş kazalarında yaralanıyor; Migros taşeronu Usgrup, MBM ve Murat Taşımacılık gibi firmalar ise yine bedeli hak arayan işçilere ödetiyor, işten atıyor. Migros kadrosundaki işçiler ile taşeron firma işçileri arasında hem çalışma koşulları hem ücretler açısından uçurum büyüklüğünde farklar yaratılıyor ve işçiler arasında ikilik çıkartılıyor. Bu çok adaletsiz ve haksızca bir uygulama, var gücümüzle taşerona karşı çıkıyor; tüm mağaza, depo işçileri için Migros kadrosu ve aynı zamanda sendikal örgütlenme/mücadele için özgür ortam istiyoruz. Haksız, hukuksuz bir şekilde işten atılan 13 işçi kardeşimizin derhal işe geri alınmasını ve sendikamız DGD-SEN’in protokolle tanınmasını talep ediyoruz. Depoda hala çalışmakta olan başta üyelerimize ve tüm işçilere yönelik uygulanan baskı, tehdit ve hakaretlerin son bulmasını, sorumluların hesap vermesini, cezalandırılmasını zorunluluk olarak görüyoruz. Saydığımız sorunlar çözülene, istediğimiz talepler gerçekleşene kadar işin peşini bırakmayacağımızı duyuruyoruz. İşçileri düşük ücretlerde güvencesiz-esnek çalıştıran, zorunlu mesaiye bırakan, İSİG kurallarını uygulamayan, hakaret eden-aşağılayan, tatsız tuzsuz yemeklere, pis lavabolara, düzensiz servislere vd. mecbur eden Migros Ceo’sundan vardiya amirine kadar sorumlu herkesten gerekirse tek tek direnişimizle hesap soracağız! İşçinin ekmeğini elinden almak, çocuklarının geleceğini çalmak, gururunu kırmak ne demekmiş göstereceğiz.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,152BeğenenlerBeğen
17,031TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol