Gazete REDMHP’liler de Türkeş’e kızgın!

MHP’liler de Türkeş’e kızgın!

MHP’den “Başbuğ”larının eşi Seval Türkeş’e tepki yükseliyor: “CHP’liler Başbuğ’umuzun evine ayakkabılarıyla girdi!..”

RED haber – CHP’nin üst düzey yöneticilerinin Maraş katliamının yıldönümünde MHP kurucusu Alparslan Türkeş’in eşi Seval Türkeş’i ziyaret etmesi pek çok haklı eleştiri aldı. CHP yönetimi ne yapmak istiyor, belli değil ama madalyonun öteki yüzü de var.

“Meşum ziyaret” MHP kanadında da pek çok tepki doğurdu.

MHP’lilerin günlük gazetesi Türkgün‘de Yıldıray Çiçek imzasıyla yayımlanan bir yazıda, CHP’lilerin, “merhum” Alparslan Türkeş’in “aziz hatıraları”yla dolu evine ayakkabılarıyla girdiğini yazarak Seval Türkeş’e ağır eleştirilerde bulundu.

“Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in kemiklerini sızlatacak CHP’li heyet, Başbuğumuzun anılarının olduğu evde, ayakkabılarıyla dolaşıyordu” ifadelerinin kullanıldığı yazıda, Seval Türkeş ve oğlu bir ihtiras yumağı olduğu vurgulanıyor.

Ana-oğul ihtirasları CHP’nin PKK kanadına kadar götürdü! başlıklı yazıdan “ilgi çekici” başlıklar şöyle:

* Her şey Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in vefatıyla başladı. Daha doğrusu bazı şeyler daha anlaşılır oldu. Seval Hanım öyle bir ihtiras taşıyordu ki, Başbuğ Türkeş’in vefatından sonra yapılan MHP kongresinde Sayın Devlet Bahçeli’yi desteklememesini geçtik, kendi soyadını taşıyan, Başbuğumuzun ilk eşinden oğlu olan Tuğrul Türkeş’i bile desteklemedi.

Gitti kimi destekledi?

Başbuğun sağlığında MHP’de sürekli hizip çıkaran, sürekli Başbuğumuzun aleyhinde çalışmalar yapmış olan, gittiği yurt dışında Ülkücü teşkilatları bölmeye çalışan Ramiz Ongun’u desteklemişti. Şimdi o Ramiz Ongun gitti, Ali Babacan’ın “Demirtaş ile ortak görüşümüz özgürlük. Biz özgürlük diyoruz” diyerek misyonunu gösterdiği Deva partisine katıldı.

* Seval hanımın MHP’ye karşı ihtiras silsilesi devam ediyordu. Bu sefer de 18 Nisan 1999 seçimlerinde, Başbuğumuzun sağlığında MHP’yi bölerek, TBMM’de MHP’nin grup kurmasını önleyerek kurulan BBP’ye milletvekili adayı olmak için katılmıştı. Hatta katılım töreninde gazetecilerin kendisine sorduğu ilk soru “Alparslan Türkeş’in sıcak bakmadığı bir partiye katılmanızı nasıl yorumlarsınız?” şeklinde olmuştu. Onun verdiği cevap ise “İdeal olan MHP’de olmamdır. Ama siyaseten de burada olmam gerekirdi.” oldu. “Siyaseten” dediği aslında ihtiraslarıydı.

* Seval Türkeş ihtirasları konusunda yine dur durak bilmiyordu. MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli, MHP’ye savaş açmış Fethullah Gülen çetesine 12 Eylül 2010 referandum döneminde başlayan hadlerini bildirme tavrını devam ettirirken, 2011 yılında bu sefer çıkıp Fethullah Gülen’e MHP karşısında sahip çıkıyordu. Ne övgüler düzüyordu.

Sayın Bahçeli’nin Fethullah Gülen çetesine yönelik yaptığı açıklamayı “Açıklama büyük talihsizliktir. Türkeş’in ruhunu bizar etmiştir. Bu yanlıştan derhal vazgeçip doğru yolu takip etmeleri gerekir” şeklinde eleştiriyor, Fethullah Gülen’i öve öve bitiremiyor ve MHP yöneticilerinin Fethullah Gülen’e teslim olmasını şöyle istiyordu: “Kaldı ki bu yöneticiler Türkeş’in kendinin yürütmüş olduğu faaliyetleri ve misyonu da zaten durdurmuş olmakla zan altındalar. Şimdi burayı da durdurmaya kalkmış olmaları onların birtakım odakların sözcülüğünü yapmış olmaları anlamına geliyor. Türkeş’in mirasını yürütecek olsalar bu faaliyete saygı duyup desteklemeleri lazım. Hocaefendi Hazretleri Türk din ve fikir adamlarından yaşayan mühim bir şahsiyettir. Bu zat-ı muhtereme destek olmalılar. Bir problemleri varsa diyalog kurma imkânı vardır. Bizzat kendilerine gidip bu şikâyetlerini iletsinler, yardım alsınlar. Kendisi bu konuda hoşgörü ve diyaloğu zikreden, teşvik edip, hayata geçiren biridir.”

* MHP’nin Habur, Oslo, PKK açılımı vb. konulardan dolayı AKP ile kanlı bıçaklı olduğu süreçte yapılan 12 Haziran 2011 seçimlerinde yine sırf MHP düşmanlığından dolayı oğlu Ahmet Kutalmış’ı AKP’den milletvekili yaptırmıştı. Bu konudaki açıklaması da “Ahmet’i (Kutalmış Türkeş) Ülkücüler tasfiye edildiği için Başbakan Erdoğan çağırdı. Oğlum, babası Başbuğ Türkeş’in izinde yürüdü. Şimdi milletvekili adaylığı nasip oldu. Kısmet olup seçildiğinde vatana, millete hayırlı hizmetleri olacağına inanıyorum. “ şeklinde olmuştu.

* MHP’nin AKP ile siyasi savaş yaşadığı dönem! AKP milletvekili iken Ahmet Kutalmış Türkeş’in vatana-millete hiçbir hizmeti olmadı. AKP milletvekili iken hafızalarda tek bıraktığı eski manken Ebru Şancı ile Bodrum denizlerinde beraber yüzdüğüne dair magazin fotoğraflarıydı.

* Ahmet Kutalmış’ın AKP defteri kapanınca Seval Hanım bu sefer 18 Nisan 2017 referandumu öncesi CHP’ye ısınma turlarına başladı. Yani ihtiras silsilesi tam hız devam ediyordu. CHP’nin Halk TV’sine çıkıp “Merhum Alpaslan Türkeş yaşasa ‘hayır derdi, çünkü ömrünce zaten Türkiye bu noktaya gelmesin diye çırpındı… Türkeş başkanlığa karşıydı… Bu bir emperyal dayatma, parçalanma projesidir, bunun herkes farkında…” açıklamasını yaptı. Oysa ülkeyi parçalamak, bölmek isteyenler CHP-HDP safında “Hayır’cı” olmuştu. AK Parti-MHP birlikteliği Anayasa’nın ilk dört maddesini güvence altına alan bir Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi kurarken, Kemal Kılıçdaroğlu 2015 yılında çıktığı PKK’nın televizyon kanalı IMC TV’de “Anayasa’nın 2. ve 3. Maddelerini değiştirelim” teklifinde bulunuyordu.

* Geldik 30 Mart 2019 yerel seçimlerine… Seval Türkeş’i ve oğlu Ahmet Kutalmış’ı bu sefer CHP Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş’a destek verirken gördük. MHP Mansur Yavaş’a destek verseydi emin olun bu sefer karşısındaki aday kimse onu desteklerlerdi.

* Kemal Kılıçdaroğlu bir gün meclisteki konuşmasında Alaattin Çakıcı’ya bulaştı ve ondan hak ettiği cevabı öylesine aldı ki, oturduğu koltuktan kalkamadı. Hemen “Mafya bizi tehdit etti” diye CHP’de ağlama, zırlama seferberliği başlattılar. Tam bu aşamada Seval Türkeş’e “Kemal Kılıçdaroğlu’nu telefonla arayıp destek ver” rolünü verdiler. Seval Türkeş, o telefon görüşmesinde MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin Alaattin Çakıcı’ya sahip çıkma pozisyonuna çok üzüldüğünü bildirmiş ama ne hikmetse 846 kişinin katledilmesinin azmettiricisi olan Demirtaş’a ve diğer PKK’lılara sahip çıkan Kemal Kılıçdaroğlu gibi birini arayıp destek verdiğini unutmuştu. O günlerde de yazmıştım. CHP seçmeni Seval Türkeş, kendi partisinin genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu arayıp üzüntülerini bildirerek destek olmuştu. Seval Türkeş’in Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu teröristlere sahip çıkarken, babası Ali Çakıcı ve amcaoğlu Necati Çakıcı Ülkücü şehit olan Alaattin Çakıcı’ya sahip çıkılmasına Seval Türkeş öfkelenmiştir. Bu mu bahsettiğiniz Türkeş misyonu?

Teröristlere sahip çıkanlara sahip çık, Ülkücü şehit çocuklarını kötüle…

* Cumartesi günü bir de ne görelim? İçinde Canan Kaftancıoğlu’nun da olduğu CHP’nin PKK kanadı heyet halinde Seval Türkeş’in evinde misafir oldu. Sanki Seval Türkeş hanımefendi yazımızdaki tüyoyu almıştı. Sanırım Seval Hanım iyi bir okurumdur. Çünkü bir yazım sonrası beni telefonla arayıp tebrik ve teşekkür etmişti. (Hangi yazım olduğu da bende kalsın)

Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in kemiklerini sızlatacak CHP’li heyet, Başbuğumuzun anılarının olduğu evde, ayakkabılarıyla dolaşıyordu.

* Bu ziyarette tek şaşırdığım kişi Canan Kaftancıoğlu olmuştur. Seval Hanım benden aldığı “CHP’de siyaseten yükselme tüyosu” için mi ısrarla davet etti bilmiyorum. Ama Canan Kaftancıoğlu gerçekten işlediği ihanetler konusunda çok tutarlı ve omurgalı biridir. CHP’nin militanı gibidir ve tüm terör örgütleriyle ilişkisini saklamayan birisidir. Çok radikal solcu bir çizgisi olan Canan Kaftancıoğlu gibi birisi, kendi gibi radikallerden de büyük tepki alacağını bildiği halde “Türkeş” isminin ve anılarının olduğu eve nasıl gelmiştir? Zaten sosyal medyaya bakarsanız nasıl öfke kusuyorlar görürsünüz.

* CHP ihanet yuvası olmuş ve bu manada kendini büyüterek yoluna devam etmektir. Bizi üzen sırf siyasi ihtirasları için vatana ihanet eden bunlarla yanyana gelmeleridir. “Türkeş” isminin bunların istismarında anılması yüreğimizi yakmaktadır. Seval hanımın ve oğlu Ahmet Kutalmış Türkeş’in siyasi ihtirasları için gitmedikleri bir HDP kalmıştır. HDP de zaten CHP’nin ruhuna kadar girmiştir. CHP’nin HDP’den bir farkı zaten kalmamıştır. Kılıçdaroğlu, İmamoğlu, Kaftancıoğlu zaten birer HDP sözcüsü ve avukatı olmuştur.

Seval Hanım bu ihtiraslar silsilesi nerede bitecektir? Ana-oğul artık MHP’ye düşmanlık yüzünden oraya-buraya sürüklenme huyundan vazgeçmelidir.

CHP’nin PKK kanadına şirinlik yaparak gösterdiğiniz “ihtiras canavarı” artık burayı son durak kabul etsin bari Seval Hanım… Ülkücüleri bugüne kadar üzdüğünüz yeter, bundan sonra üzmeyin…

Başbuğumuz Alparslan Türkeş’i kemiklerini sızlattığınız artık yeter…

Önceki İçerikMehmet Cengiz Oyunu
Sonraki İçerik“Mutasyon” paniği

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,152BeğenenlerBeğen
17,017TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol