Gazete REDMetal yorgunluğu…

Metal yorgunluğu…


İstifa et ve her şey çok güzel olsun! Metal yorgunluğuna bire bir!

  • SABRİ ENİŞ

Kuyuya bir taş atıldığında, herkes yalnızca taşa konsantre olup taşın varacağı yeri merak eder. Taşın suya temasından sonra oluşan halkaları görmez. Halkalar fiziksel bir durum oluştururken, buna dikkat etmeyenler ısrarla taşın takibini sürdürür. Son zamanlarda moda olmuş bir metal yorgunluğundan dem vurulmakta. Kuyuya taşın atıldığı gibi, ‘zat’ın biri iki kelimeden oluşan bu cümleyi piyasaya salladı.

Bu cümle, filmi makaraya sarar gibi söylenip duruluyor. Üstelik çok filozofik bir cümleymiş gibi pazarlanmaya çalıșılıyor. Halbuki “metal yorgunluğu” başlıklı makale, 2008 yılında gazeteci Cüneyt Ülsever tarafından bir gazetede yazıldı. Ne yazık ki birçokları bu cümlenin sahibi, piramidin tepesindeki ‘zat’ zannediyor.

Gazetecilerin, yazarların ve aydınların bu başlıkla makale yazmaları gayet doğaldır. Türkiye’deki yaş ortalamasının dörtte bir (1/4) oranında biraz az memleketi yönetmiş olanların; Metal (cansız), İnsan (canlı) benzetmesini yan yana koyması, daha doğrusu eşit (metal=insan) görmesi, olsa olsa ucubeliğin daniskasıdır.

“Metal yorgunluğu metallerde yaşanan yapısal bozukluklardır. Titreşim, çekme, basma, ani soğuma, ani ısınma, sürekli yük altında iken yüksüz bırakılma ve tam tersi hiç yük almıyorken yük altında bırakılma gibi durumlarda metalleri oluşturan atomların aralarındaki bağlarda oluşan gevşemenin adıdır” -Alıntı-

Bugün ülkeyi yöneten iktidarın, geldiği akımın özelliğinden dolayı olacak ki, bunlar için bilim ve dünyevi olan yoktur. Her şey “uhrevi” meselelerle ilgilidir. Dolayısıyla her şeyi sapla saman gibi birbirine karıştırırlar. Metal nesnesini insan öznesi ile bir arada tutarlar. Alıntıdaki metal özelliklerini, insanın yapısal özelliklerine eşdeğer görürler. İnsanın kimyasını bozarlar. Kısacası insanı titreştirirler, uzatırlar ve kısaltırlar. Keyfine göre şekilden şekle sokarlar.

Kimyasal elementlerin sınıflandırılmasını periyodik tablosunu oluşturan Rus bilim adamı Dimitri Mandeleyev yaşasaydı, tüm emeklerinin boşuna gittiğine çok üzülürdü. Metal elementlerin yörüngelerindeki elektron eksikliğine, insan hücrelerini ekleyerek elektronların sayısını tamamlamaya çalışan ucubelere haddini bildirirdi.

Aynı zamanda, insan anatomisi bilim adamı Andreas Vesalius, bir mekanik cismin şekliyle, insan vücudu şeklini karıştıranlara çok bozulurdu.

İnsanların hayatına müdahale eden, yaşam refahını düşüren, demokrasiyi, hukuku, adaleti, insan haklarını yok eden, OHAL’i normalleştiren, KHK’yı geceleri karambole getirip onaylatan, üstelik mağduriyeti oynayan bu iktidarın sonu yakındır. Her halükarda insanoğlunun inanç dünyası ne olursa olsun, bilimi kendisine mihenk taşı alanlar, canlıyı – cansızı, karanlığı – aydınlığı, esirliği – özgürlüğü, diktatörlüğü – demokrasiyi ayırt ederler. Coğrafya insanlarına tüm güzellikleri sunarlar…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,153BeğenenlerBeğen
17,019TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol