Gazete REDMeclis’teki solculara uyarılar…

Meclis’teki solculara uyarılar…


Barış Atay’ın Meclis konuşması…

Problemi onu yaratanlarla çözemezsiniz. Aksi takdirde sosyoloji/felsefe bizi reddeder.
Bunun için gerekli “değişim”in önündeki en büyük engel ise; bu konudaki iyi niyetli bütün çabaları boşa çıkaracak kabullenmesi imkânsız bir inatla ortaya konulan “Dediğim dedik, çaldığım düdük” anlayışıdır.

Neyse ki, bu anlayışı ortaya koyan “kafa” bile değişimi mevcut konjonktürden yararlanarak belki bir an için duraksatır ya da bir süre için geciktirir, ama asla engelleyemez.

Türkiye sosyalistleri-Sosyalist sol, tarih boyunca Türkiye’de hiç ayaklarını uzatıp rahat bir oh çek(e)memiştir. 1980 darbesine kadar belirli bir ölçüde mesafe kat etse de, darbe sonrası kabus olmuştur. O kâbus süregelmektedir. Yani, lirik, eğlenceli yıllar çok azdır. Öteden beri böyledir, böyle gelmiş böyle gidiyor.

Mantık diyalektik ilişkisi sosyalist camiada uzun yıllardır hiç kurulmamıştır. Her sezon Rus ruletine dönüşmüştür. Ve veya; ünlü bir Türk filmi sloganı gibi, “Civciv çıkacak kuş çıkacak!”

Aslına bakarsanız, HDP bile sol için bir paradoks haline geldi. Farazi bir dip dalga üzerinde sörf yapıldı. Tüm sol sosyalistler, bir de ketılın katıldığı teatral gösteriye takılıp kaldı. Oysa avutucu ya da oyalayıcı şeyler gerçek gereksinimleri karşılayamaz. Gerçek gereksinimler ancak gereksinim duyulan şeylerle karşılanır.

Rasyonalite ile kavga edilmez. Hayalleri Everest, gerçekler Mariana Çukuru olamaz. Evet, bugün Meclis’te yiğit solcu arkadaşlarımız var ama esas ihtiyacımız emekçilerin örgütlenmesi, sokaklarda mücadele imklanlerının yaratılmasıdır.

Fare siz uyurken yanaşır, kulağınızı tükürüğüyle uyuşturur, bir çeşit lokal anestezi uygular ve kemirmeye başlar… Burnunuzu da aynı yöntemle kemirebilir. Hatta parmak uçlarınızı. Uyurken anlamazsınız bile. Meclis ile, orada yapılan konuşmalar ile uyuşmamalıyız.

Sonuç: Kimler kabul eder bilemem, kimler itiraz eder onu da bilemem; 24 Haziran seçimleri tüm sosyalistleri  soluğu kesilmiş sopranoya çevirmiştir. KHK’larla yeni getirilen düzen bizim cenahta artık şartları daha çetin hala getirmiştir.

Sadede gelelim.

Artık slogan solculuğunu bırakıp bir araya gelmeliyiz. Şunu kimse bilmiyor… Konuşmadan anlaşamayız, gözlerimizin içine bakmadan yüreğimizde ne taşıdığımızı anlayamayız.  Birlikteliğin başarının ilk koşulu “tearüf”tür yani tanış/biliş olmaktır.

‘Zamanında karar veremezseniz zaman sizin adınıza karar verir’ derler. Doğrudur.

Net olarak şunu söylüyorum.  Sosyalist sol enaniyet duygusuyla hareket edenlere kaldıysa kesinlikle başı belada.

(Gördüğünüz gibi konu dallı budaklı/mevzu derin…)

Dikkat ettiyseniz yukarıda Rus ruletinden söz ettim. Rus Ruleti’nde Smith Wesson veya Colt türü, toplu tabir edilen, 6 mermi alan revolver tabancalar kullanılır. Tabancaya tek bir mermi konur. Tetiği ilk kavrayanın hayatta kalma şansı altıda beş oranındadır.

Benim bu karamsarlığımın, kaygılarımın etrafında büyük oydaşma var olduğunu biliyorum… Yakın tarihte yaşadığımız süreç bizlerin geleceğiyle ilgili sufle veriyor.
Kurşuni bir hava var.

Bizlerin şu günkü halini en iyi Samuell Beckett’in meşhur sözü özetliyor: “ Hep denedin, hep yenildin. Olsun. Gene dene, gene, yenil. Daha iyi yenil.”

Yenilmeden bıkmadık mı?

Ülke totalinde hiç iyi görünmüyoruz, ama bazıları bunun farkında değil. HDP’nin barajı geçmesi, içlerindeki birkaç sosyalistin milletvekili seçilmesiyle afyon yutmuş gibiler.

Ve şöyle bir söz hatırlıyorum; ‘Savaşı kaybeden savaşta ölmediğine pişman olmazsa, yeni bir savaşı  kazanması beklenemez’.

Arkadaşlar hala anlamadınız mı?  Rus ruleti yine dönüyor. Ama bir farkla; silah tamamen dolu!

Ahmet Şık’ın Meclis konuşması…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

23,989BeğenenlerBeğen
16,915TakipçilerTakip Et
1,350AboneAbone Ol