Gazete REDMatematik sayıları açıklayamıyor

Matematik sayıları açıklayamıyor

Her gün binlerce yeni vaka ve yüz civarı vefat bildirimi yapılıyor ama Sağlık Bakanımız nasıl beceriyorsa her gün yeni bir müjde ile karşımızda. Ancak servis edilen sayıları artık matematik açıklayamıyor.

  • T. AKMAN

Birinci sorun: 27/04 yapılan test sayısı 20 bin 143, yeni vaka 2 bin 131; oran yüzde 10,58. 28/04 yapılan test sayısı 29 bin 230, yeni vaka 2 bin 392; oran yüzde 8,18. 29/04 yapılan test sayısı 43 bin 498, yeni vaka 2 bin 936; oran yüzde 6,75…

Bu oranlar tek kelime ile imkansız, zira bu aşamada bu tip oranlar artık yüzdelik değil bindelik oynamalar yapar, yani ne bileyim yüzde 10,58’den yüzde 10,22’ye iner, yüzde 10,71’e çıkar; daha geniş bantta oynamaz, üç gün içinde neredeyse yarılanamaz!

Ya testlerde ciddi bir sıkıntı var ya da bayram müjdesi için tabloları ‘şekillendiren‘ bu konuyu gözden kaçırıyor.

İkinci sorunu açıklamak için elimizde ne bilgi var önce ona bakalım…

Bugün birisi hastalık şüphesi ile hastaneye geldiğinde hemen PCR testi yapılıyor ve tomografi çekiliyor. Test pozitif çıkarsa ya da çok daha hızlı alınabilen BT filmlerinden doktoru test sonucunu beklemeden teşhis koyarsa, derhal ilaç tedavisine başlanıyor. Hastanın bakıma ihtiyacı varsa yoğun bakıma alınıyor, solunum güçlüğü çekiyorsa da entübe ediliyor. Bunların da rakamları her gün bize servis ediliyor.

Hastaneler zaten bomboş yine bakan beyin düzenli olarak bizlere verdiği bilgilere göre –bunca yeni hastaneyi, sahra hastanelerini filan neden yapıyoruz acaba salgın bittiyse, hastaneler boşsa?!

Son rakamlara göre 117 bin 589 kişiye tanı konmuş, 44 bin 22 kişi iyileşmiş, 3 bin 81 kişi vefat etmiş, 1.574 kişi yoğun bakımda, aralarından 831 kişi entübe; basit bir aritmetikle aktif hasta sayımızın 70 bin 486 olduğunu bulabiliriz.

Bu hastaların yoğun bakımda olanları hariç hepsi hastanelerde değil evlerinde ilaçlarını alıp dinleniyor, tahminen bir sorun olursa hastaneye geri dönüp yoğun bakıma alınıyorlardır.

Benim anlamadığım örneğin bugünkü müjdemiz 5 bin 231 kişinin iyileştiği haberi.

Peki, bu sayıyı nasıl buluyorlar, biliyorlar, hesaplıyorlar? Adamlar hastanede değil, hastalığın sabit olmasa da yaklaşık bir seyir süresi var, atıyorum ilaç tedavisi başladıktan itibaren 11 günde geçer hesabı ile gidilse o zaman 5 bin 231 sayısından daha fazla vaka bildirilen gün olması gerekiyor, öyle bir hasta artışı hiç olmadı; kaldı ki test sonucu pozitif gelmeden COVID hastasını COVID hastası olarak kabul etmeyen bakanlığın aynı şeyin tersini yapması gerekmez mi? Yani birisine iyileşti diyebilmek için test yapması ve negatif sonucu görmesi…

Bu nedenle de hasta iyileşti diyebilmek için 70 bin kişiye belirli bir süre geçtikten sonra her gün test yapması gerekiyor.

Sağlık Bakanımızın başında olduğu Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB)’in web sitesinde çok güzel bir koronavirüs bilgilendirme bölümü var, orada açıkça yazıyor zaten:

“Hastanede yatan ve doğrulanmış 2019-nCOV olan hastalarda klinik düzelmeden 24 saat sonra virüsün temizlenip temizlenmediğini görmek için üst ve alt solunum yollarından yeniden örnek alınmalıdır. Art arda iki negatif sonuç elde edildiğinde hasta taburcu edilebilir.”

Evdekilere de aynı protokolün uygulanması doğrudur ve uygulanıyordur beklentisi ile soralım: Peki, hastaneye ilk başvuran hastaya 2 ya da 3 test yapılıyor, hastanede yatanlara ortalama 2 günde bir test yapılıyor, filyasyon ekipleri test yapıyor, bu adamlara test yapılıyor derken zaten sadece mevcut hastaları karşılamak için bizim günde 100 bin test yapıyor olmamız lazım değil mi?

Bunlara yapılan testler sayılmıyorsa o zaman sokağa çıkma yasağı olan bir günde 40 bin test kime, nerede ve nasıl yapılıyor?

Soruları toparlarsak:

1. Bu testlerin detaylı kırılımı nedir? Testlerin doğruluk oranı nedir? Düşük olduğu için mi birden çok teste ihtiyaç duyulmaktadır?

2. Tablolarda depodan çıkıp kullanılan test kiti sayısı mı veriliyor, taraması yapılan kişi sayısı mı?

3. Her iki durumda da bunların kaçı mevcut vakalara, kaçı hastaneye başvuranlara, kaçı filyasyonda, kaçı taramada yapılıyor (test kiti adedi ve kişi adedi ayrı ayrı).

4. Gururla günlük test kapasitemiz 60 bin dediniz. Peki neden 60 bin test yapmıyorsunuz? Boşa yapılıyor, virüs o kadar yaygın değil deniyorsa daha iyi işte oranlar düşüverir, bizim de içimiz rahatlar. Kapasite varken neden 60 bin -hasta testi kadar tarama testi- yapılmıyor?

Gelelim asıl soruya:

5. O gün kaç kişinin iyileştiğini nasıl biliyorsunuz? (“Telefonla arayıp iyileştiniz mi diye soruyoruz” cevabı kabul edilemez.)

Yeter gerçekten, neredeyse iki ay oldu halen ne neyin rakamı bunu şeffaflaştırılımamış olma sebebi nedir? Bu kadar mı kötü ki gerçek rakamlar bir ateş duvarı arkasına gizlemek ihtiyacı duyuluyor?

İnsanlıktan çıktık, ülkece rakamları anlamlandırmaya çalışıyoruz.

Ülkeler sürekli sayı düzeltiyor, zira rakamlar gerçeğe ne kadar yakın olursa, virüsün gerçek bilançosunu o kadar iyi görüp, dünya olarak geleceğe o kadar iyi hazırlanabiliriz.

Biz dünyanın en büyük 20 ülkesi içerisindeyiz; Burkina Faso 300 eksik, 500 fazla sayı verirse bir şey değişmez ama Türkiye’nin, Rusya’nın, Çin’in ve İran’ın sayılarla oynaması sıkıntı yaratır.

“Yalandan kim ölmüş?!” diyen Katar zorla 12 bin 564 vakaya kadar yükseldi ama karşılığında sadece 10 vefat bildiriyor.

Suriye arada sırada bir-iki vaka bildireyim ayıp olmasın dedi 43 vaka, 3 vefat gibi saçma sapan bir tablo sundu ama kimsenin umurunda değil. Her gün 0 ila 20 arası bir sayı seçip güya vaka sayısı bildiren Çin’e inanan kalmadı.

Bir ara salgını kontrol altına almış gibi görünen Brezilya artık doludizgin 79 bin 361 vaka (+6 bin 462) ve 5 bin 511 vefat (+448) ile ilk 10’a girmek üzere. Rusya 99 bin 399 vaka ve (+5,841), 972 vefat (+105) ile bizi yakın takipte. İspanya zirveyi gördüğü halde ne yazık ki sert vaka artışının önünü alamıyor; bunu İspanya’da yaşayan arkadaşlar da açıklayamıyor: 236 bin 899 vaka (+4,771) ve 24 bin 275 vefat (+453). İngiltere çok benzer bir sıkıntı yaşıyor; onlar da 165 bin 221 vaka (+4.076) ve 26 bin 97 vefat (+765) ile, “Karantinasız çözeriz biz bu işi” diye başlayıp, karantinaya geçişteki gecikmenin bedelini ödüyor. Düzgün bir başbakanın istifa etmesi gerekirdi ama ‘Osmanlı torunu’ Boris’in karakteri sıkıntılı!

Fransa nihayet rakam düzelte düzelte bir şekilde zirveye ulaşabildi: 166 bin 420 vaka (+509), 24 bin 87 (+427) vefat (427/509 = yüzde 84 oranına dikkat ederseniz ‘inişe’ geçildiğinde bize müjde diye servis edilen oranların kullanılmasının da bir başka hata olduğunu görürsünüz.

Bundan sonrasını sayı söylemeden geçiyorum zira başta Amerika rakamları ürkütücülüğünü sürdürüyor. Kanada ve Peru can sıkmaya devam ederken daha önce yakın takibe aldığımız Hindistan, Ekvator, Suudi Arabistan, Meksika, Singapur’dan da çok parlak haberler gelmiyor.

İsrail ve Küba, aynen Almanya ve İsviçre gibi salgını şimdilik kontrol altına almış görünüyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,069BeğenenlerBeğen
17,011TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol