Gazete REDMaraş Maraş

Maraş Maraş

12 Eylül sadece yükselen toplumsal mücadeleye darbe vurmadı; o mücadelenin yarattığı değerlere, sanata, edebiyata da balyozunu indirdi. Özellikle mücadele ile birlikte yükselen “toplumcu gerçekçilik” akımı bir vulgarizm olarak kodlanarak,  yerini burjuvazinin belirleyici olduğu akımlara bıraktı.

Nasıl ekonomide emekçileri sömürmeyi katmerleştiren neoliberalizm geçer akçe olarak sunulduysa, sanatta edebiyatta da post modernizm geçer akçe olarak sunuldu. Bireysel bunalımlar, çıkmazlar, açmazlar sanat olarak pazarlandı.

Artık toplumun roman, hikaye, şiir okuma zevkini, film keyfini  burjuvazi belirler oldu.

Bu süreçte kuşkusuz iyi eserler de üretilmiştir ama dönemin genel karakteri burjuvazinin belirlediği sınırlarda yazmak, okumak olarak kodlandı.

Burada amacım döneme dair ayrıntılı bir araştırma yapmak değil. Her şeye rağmen toplumcu gerçekçi eserlerin de “piyasanın” tüm zorluklarına rağmen direne direne çıkabildiğini görmek ve okuyucunun bu eserlere ulaşabilmesine küçük de olsa bir katkı koyabilmek.

Yazdığım mecralarda kitap, film, eser tanıtımını çok seyrek yaparım. Bunun için gerçekten de o eserin veya filmin kayda değer olması gerekir.

Bu yazının asıl konusu da işte böyle bir eser.

Ubuntu Yayınlarından çıkan Faruk Demirel’in ikinci romanı MARAŞ MARAŞ.

Faruk Demirel’i 30 yıldır tanırım birlikte Sandıklı Postası gazetesinde uzun yıllar köşe yazdık. Gazete haftalık çıkan bir yerel  yayın olmasına rağmen etkisi hayli güçlü idi. Taşrada 12 Eylül karanlığına çakılan bir ışıktı. Aziz Nesin’in  “yerel basını sevmem ama Sandıklı Postası” çok farklı babındaki değerlendirme ve övgülerine mazhar olmuş bir yerel gazetedir Sandıklı Postası.

Faruk Demirel yayıncılık faaliyetine ara vermedi. Antalya’da bir Radyo aldı ve Türkü Radyosu olarak Radyo Akdeniz’i kentin en çok dinlenen radyosu yaptı. Bu arada yazma faaliyetinide sürdürdü. Önce hikaye kitapları Gezi’den hemen sonra ilk romanı Tank’tan Tomaya Direniş çıktı. Roman Demirel’in hikayeciliğin etkisinde kaldığı bir uzun hikaye olsa da ilk roman olarak hayli başarılı bir eserdi.

Nihayet uzun bir yazım süreci sonunda  Kasım 2016’da Maraş Maraş yeni bir yayınevi olan Ubuntu’dan çıktı.

Böylece Maraş katliamından 38 yıl sonra ve ilk kez katliamın romanı yazılmış oldu. Roman o kanlı tarihsel kesiti edebiyatın verdiği geniş bir sanat olanağı  ve “sosyalist gerçekçi” bir bakış açısı ile ele alıyor.O günleri bilenlere yeniden yaşatıyor,bilmeyenlere zulmün sınırlarını gösteriyor.

Edebiyatımıza sosyalist gerçekçi  yeni bir ses tarihsel bir acının romanı ile merhaba diyor.

Post modernizmin salvosu ile kirlenmiş, mücadele kaçkınlığı nın bayraklaştırıldığı, zulmün neler yapacağından habersiz,toplumsal başkaldırıyı hiç duymamış,bireycilğin zehirlediği insanlara yeni bir ışık sunuyor Maraş Maraş ile Faruk Demirel.

Okuyun ne dediğimi daha iyi anlayacaksınız.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,059BeğenenlerBeğen
17,013TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol